1. Haberler
  2. Gündem
  3. İstanbul’u darbecilerden kurtaran Şehit Sait Ertürk’ün eşi sordu: İsimsiz kahramanlar mı, ‘gizlenmiş’ kahramanlar mı?

İstanbul’u darbecilerden kurtaran Şehit Sait Ertürk’ün eşi sordu: İsimsiz kahramanlar mı, ‘gizlenmiş’ kahramanlar mı?

15 Temmuz 2016'daki ABD destekli FETÖ'cü darbe girişiminde en kritik rolü oynayan kahramanlardan şehit Kurmay Albay Sait Ertürk’ün eşi Ceylan Ertürk, eşi de dahil birçok şehidin isminin anılmamasına dikkat çekerek, "Şimdi bu askerlerimiz gizli ya da isimsiz kahramanlar mı oluyorlar yoksa üstü örtülmüş, bahsedilmeye değer görülmemiş kahramanlar mı oluyorlar?" diye sordu. "Şehit şehittir. Herbiri çok ama çok kıymetlidir" diyen Ertürk, "Amacım sadece gizli kahraman ne demek, 'gizlenmiş' kahraman ne demek onu anlamak" ifadelerini kullandı.

featured

VERYANSIN TV

Kurmay Albay Sait Ertürk, İstanbul’da darbe girişiminin engellenmesinde kahramanca mücadele ederek kilit bir rol oynadı. Topkule 66’ncı Zırhlı Tugayı’nda görev yapan Kurmay Ertürk, 15 Temmuz gecesi, arkadaşı Piyade Albay Davut Ala ve polislerle gittiği tugayda askerler ve tankların dışarı çıkmasını engelleyerek, tugay içindeki hareketlenmeyi durdurdu.

FETÖ’cülere “Yaptığınız vatan hainliğidir. Teslim olun” çağrısında bulunan Sait Ertürk, kendi hayatından geçerek, şehit polis memuru Serdar Gökbayrak ile birlikte İstanbul’u darbecilerden kurtardı.

Ertürk, FETÖ kalkışmasında şehit edilen en üst düzey asker oldu. Ardında iki kız çocuğu ve eşini bıraktı.

Şehit Kurmay Albay Sait Ertürk’ün eşi Ceylan Ertürk, hain kalkışmanın 9. yıl dönümünde yapılan şehit anmalarıyla ilgili önemli bir noktaya dikkat çekti.

Ceylan Ertürk, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

“Şimdi bir yorum yapmak istiyorum;

Yıllardır karşıma çıkar. Sait’le ilgili bir haber veya yorumun altına çok iyi niyetle, “ilk kez duyuyorum adını, böyle gizli kahramanlar varmış” gibi yorumlar okurum. Bu topraklarda o kadar çok şehit verildi ki, çoğumuz sınırlı sayıda şehidimizi duyar, biliriz. Keşke hiçbir evladımız şehit olmasa, biz onları tanımak, bilmek zorunda olmasak…Tanımadığımız, kahramanlığını duymadığımız evlatlar için utanmak zorunda kalmasak.. Umarım doğru ifade etmişimdir…

‘TÜM ŞEHİT YAKINLARI MALUM SEBEPTEN İSYANDA’

Bu duyguyu şehitliğe hemen her gidişimde yaşıyorum. Mesela dün bir anneyle tanıştım. 14 ay önce 25 yaşındaki yavrusunu Kuzey Irak’ta kaybetmiş. İçindeki o acıyı, o isyanı anlatmak mümkün değil. Şu günlerde gördüğüm, bildiğim tüm şehit yakınları isyanlarda malum sebepten!

O çocuğun, başka çocukların kabirlerinde fotoğraflarını gördüğümde, doğum tarihlerine, adlarına baktığımda için için suçluluk duyuyorum. Ben bu çocuğu duymadım, nasıl ve nerede şehit düştü bilmiyorum diyorum, mahcup hissediyorum…

Herbiri ayrı bir dünya, ayrı bir hikaye. Herbiri artlarında bıraktıkları yarım, hasar görmüş, örselenmiş hayatlar… Bazen anlatamazsınız. Anlatsanız da anlaşılamazsınız. Öyle bir durum işte…

Diyeceğim o ki bu topraklarda sayısını bilmediğimiz kadar şehit yatıyor. İsimsiz kahramanlar diyoruz ya hani. Çoğunu bilmiyoruz çünkü, tanımıyoruz…

‘İSİMSİZ KAHRAMANLAR MI, YOKSA ÜSTÜ ÖRTÜLMÜŞ KAHRAMANLAR MI?’

Sözün başına döneyim. Daha doğrusu affınıza sığınarak bir soru sorayım: Tarihi, yeri, nasılı, niçini belli bir olay oluyor. Verilen sayıya göre (önce dört sonra beş dendi) asker şehit oluyor. Memleket çalkalanıyor. Sonra o askerlerden (hepsinin mekânı cennet) biri hariç diğerlerinin adı bilinmiyor veya çok az kişi biliyor. Şimdi bu askerlerimiz gizli ya da isimsiz kahramanlar mı oluyorlar yoksa üstü örtülmüş, bahsedilmeye değer görülmemiş kahramanlar mı oluyorlar?

Bu arada belirtmek isterim, ben de ailem de şehitlikte rütbe, makam vs asla gözetmedik. İlk günden beri hep bunu söyledik, savunduk. Şehit şehittir. Herbiri çok ama çok kıymetlidir. Amacım sadece gizli kahraman ne demek, “gizlenmiş” kahraman ne demek onu anlamak.

SAİT ALBAY ŞEHİT EDİLDİĞİ SIRADA YANINDA BULUNAN UZMAN ÇAVUŞ O ANLARI ANLATMIŞTI

Sait Albay’ın 66. Tugay’da darbeciler tarafından şehit edildiği sırada yanında bulunan Uzman Çavuş Murat Erzurum, o anları şöyle anlatmıştı:

“DEAŞ’ın kışlaya ve havaalanına terör saldırısı düzenleyeceğini söylediler. Mesaiye kalıp, mühimmatları alıp beklemeye devam ettik. Tankları ayarlıyorlardı. Aralarında tanımadığım bir albay vardı. Üstümüzde de helikopter turluyordu. Nizamiye bölgesi kalabalıktı. Karargah binasından çıkarken Davut (Ala) ve Sait (Ertürk) albay bizi karşıladı. Sait Albay bize içeride darbecilerin olduğunu söyledi. Yaralıları polis memurlarına teslim ettik. 2 time ayrıldık. Ben Sait Albay ve 3 polis memuruyla beraber ilerledim. Karşı taraftakilere teslim olmalarını söyledi. Teslim olmayıp seri bir şekilde ateş ettiler. Polis memuru kafasını çıkartınca vuruldu. Sonra yatar pozisyonda mevzi alan Sait Albay da vuruldu. Bizi geri püskürttükten sonra helikoptere binip gittiler. Yüzlerini görmedim. Helikoptere binmek için bizi püskürtmeleri gerekiyordu. Nizamiye bölgesine kadar püskürtüldükten sonra ölüleri alabildik.”

Veryansın Tv’nin Şehit Kurmay Albay Sait Ertürk’le ilgili daha önce yaptığı yayını aşağıdan izleyebilirsiniz.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 Yorum

  1. Şehitlerimizi unutturmadığı için Veryansın sağolsun.

  2. Tüm şehitlere Allah rahmet etsin, mekanları cennet olsun. Umarım birilerine haklarını helal etmezler. Helalliği hak etmeyen etmesinler!

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!