Kadın mücadelesinin beyaz perdeye yansıdığı 6 film

Kadınların dayanışması, örnek yaşamları, başarıları, taciz, tecavüz, şiddet, emek sömürüsü, cinsiyetçilik, karşısındaki hak arayışları çeşitli filmlere konu oldu. Kadınlar üzerindeki kalıplaşmış yargıları yıkan, feminist bir bakış açısına sahip 6 filmi sizler için derledik...

Kadın mücadelesinin beyaz perdeye yansıdığı 6 film

PERSEPOLİS 

Persepolis, 2007 yapımı Marjane Satrapi'nin aynı ismi taşıyan ve çizgi roman olarak yazılmış otobiyografisinin sinemaya uyarlanmasıyla yapılmış animasyon filmidir.

Film, İran İslam Devrimiyle değişen hayatları, yaşıtlarına göre erken serpilmiş ve açık sözlü bir kız olan dokuz yaşındaki Marjane’nin gözünden anlatmaktadır. Filmde Şah'ın devrilmesine destek verilmesinin ardından, radikal İslamcı kesimin politik gücü elde etmesiyle beraber kişisel hakların daraltılması, kadınlara kara çarşaf giyme zorunluluğu, muhaliflerin susturulması ve birçok kadının hapsedilmesi gibi olaylar işlenmektedir.

Film 2007 yılında Cannes Film Festivali'nde Jüri Ödülü'nü almıştır. Konuşmalarda Marjane Satrapi, bu ödülün evrensel olmasına karşın ben bu ödülü İran halkına adıyorum demiştir. Film ayrıca Akademi Ödülleri'nde En İyi Animasyon Film dalında aday olmuş fakat kaybetmiştir.

Tahran'da ailesiyle birlikte yaşayan Merjane, işlek zekası ve korku tanımayan yüreği ile punk müzik, ABBA ve Iron Maiden'i keşfeden küçük bir kızdır. Bir muhalif olan amcasının trajik intiharına tanıklık eder. İran-Irak Savaşı yüzünden Tahran’ın çevresine bombalar düşerken, bu savaş onun günlük hayatının içine işler.

Büyüme çağındaki Marjane’nin cüretkârlığı ailesini endişeye düşürür. 14 yaşına geldiğinde, ailesi zor bir karar vererek onu Avusturya’ya özel bir okula gönderir. Avusturya’da savunmasız ve yalnızdır, bu onun için dayanıklılık testidir. Marjane’nin orada okurken düzeysiz aşk deneyimleri de olur, fakat liseden sonra kendini yalnız ve vatan hasreti çekerken bulur. Marjane, İran’a dönerek ailesine yakın olmaya karar verir. Bu zorlu dönemde sanat okuluna girer ve ardından evlenir. Bir zaman sonra onun açık söylemi, ikiyüzlülüklere karşı devam eder. 24 yaşına geldiğinde, İran’da daha fazla yaşayamayacağını anlar. Üzücü bir karar vererek memleketinden ayrılır ve Fransa’ya yerleşmeye karar verir. Acı geçmişi zihnine asla silinmeyecek bir şekilde kazınmıştır ama geleceğinden de umutludur.

VECİDE

Vecide (Wadjda) hem tamamı Suudi Arabistan'da geçen, hem de Suudi Arabistan'ın ilk kadın yönetmeni Hayfa El Mansur'un ilk kurmaca filmi olma özelliği taşıyor.

2012 tarihli filmde bir bisiklet satın almak isteyen 10 yaşındaki Vecide'nin bu amaçla Kuran'ı ezberden okuma yarışmasına girmesinin ardından yaşadıkları anlatıyor.Film muhafazakar bir toplumda kız çocuğu ve kadın olmayı yalın bir dille izleyiciye aktarıyor.

Vecide Sudi Arabistan’ın başkenti olan Riyad kenti yakınlarında yaşayan 10 yaşında bir kız çocuğudur. Muhafazakar bir çevrede büyümesine rağmen, küçük Vecide eğlenceyi ve eğlenmeyi seven bir kız çocuğudur. Üstelik kendisine sunulan sınırları da hep zorlar. Arkadaşlarından Abdullah, onu kız olduğu için aşağılayıcı sözler söyler. Vecide bu duruma çok sinirlenir. Bir gün satılık bir yeşil bisiklet görür ve çok beğenir. Ve onunla hor gören Abdullah'ı bisiklet yarışında yenmeyi kafasına koyar. Ama annesi yaşadıkları toplumda bir kızın bisiklete binmesinin uygunsuz olacağına inanarak bisikleti almasına izin vermez. Vecide ise her şeye rağmen kendi parasını biriktirerek bisikleti almaya kararlıdır. Bir gün okulda ödülü olan Kur'an okuma yarışması düzenlenir ve Vecide yarışmayı kazanmak için kendisini adar. Birincilik ödülü 1000 riyaldir ve Vecide'nin hayaline bir adım daha yaklaşması için bu para yeterli bir miktardır. Tabii yarışmayı kazanmak için de zorlu bir mücadele vermesi gerekecektir

ROMA

Yönetmen Alfonso Cuarón’un 2019'da 3 dalda Oscar kazanan filmi, 1970'lerin Meksika'sında ayrıcalıklı bir ailede hizmetçi olarak çalışan Cleo'nun hikayesine odaklanıyor.Başkent Meksika şiddet olaylarına teslim olurken Cleo hem kişisel hem de siyasi sorunların ortasında kalmıştır.

Cleo, Meksiko’nun orta sınıf ailelerinin yaşadığı bir Roma mahallesinde bulunan bir evde hizmetçi olarak çalışan genç bir kadındır. Bir yandan ev işleri ile uğraşan Cleo, bir yandan da evdeki dört çocukla ilgilenir. O tüm zamanını hizmetlisi olduğu evde geçirse de kendisine ait bambaşka bir dünyası vardır. Genç kadın, gönlünü Fermin adındaki bir adama kaptırmıştır. Fakat bu ilişki pek de Cleo’nun düşlediği gibi sonuçlanmaz. Bu sırada evin dört çocuk annesi olan hanımı Sofia, kocasının yokluğu ile başa çıkmaya çalışır.

Birbirinden farklı hayatlara sahip olsalar da benzer travmalar yaşayan Cleo ve Sofia, siyasi kargaşanın hüküm sürdüğü bir ortamda birbirlerinin en büyük destekçisi olur.
Filmin yönetmenliğini ve senaristliğini "Büyük Umutlar", “Harry Potter ve Azkaban Tutsağı”, “Y Tu Mama Tambien”, “Son Umut” ve “Yerçekimi” gibi başarılı filmler ile karşımıza çıkan iki Oscar ödüllü Alfonso Cuaron üstleniyor.

EŞİTLİK SAVAŞÇISI / ON THE BASIS OF SEX 

On the Basis of Sex, hak eşitliği için mücadele eden Ruth Bader Ginsburg’ün ilham veren hayat hikayesini konu ediyor. Ruth Bader Ginsburg, başarılı bir avukattır. Erkeklerin ağırlıkta olduğu bir okuldan mezun olan Ruth, kocası Marty ile okul yıllarında tanışır. Hayatın birçok alanında hak eşitsizliği ile karşılaşan Ruth bu yolda zorlu bir hukuk mücadelesine girişir. Ruth, Anayasa Mahkemesi'nin uyguladığı bir cinsel eşitsizlik kararını bozdurmaya çalışmaktadır. Bu çığır açacak olan davada genç avukatın en büyük destekçisi ise kocası Marty’dir.

Filmde, insan hakları savunucu Ruth Bader Ginsburg’ün hayat hikayesinin yanı sıra kadın hakları için verdiği mücadele ele alınıyor. Yönetmen koltuğunda Mimi Leder’ın oturduğu filmde Ruth Bader Ginsburg karakterine Rogue One: Bir Star Wars Hikayesi , Her Şeyin Teorisi, Cehennem, Görünmeyen Kadın filmlerinden hatırladığımız Felicity Jones hayat veriyor. Senaryosunu Daniel Stiepleman’ın kaleme aldığı filmin oyuncu kadrosunda ayrıca Armie Hammer, Justin Theroux, Kathy Bates, Sam Waterston, Jack Reynor, Stephen Root gibi isimler de yer alıyor.

ZERRE

Zeynep, küçük kızı ve annesiyle büyük şehirde kendi ayakları üzerinde kalmaya çalışan bir kadındır. Şehirdeki pek çok insan gibi işsizlikle mücadele eden Zeynep’i bir yandan da borçları biriken ev sahibi köşe sıkıştırır. Bulaşıkçılıktan konfeksiyonculuğa "ne iş olsa yaparım, yeter ki çalışayım" mantığında her işe girip çıkan Zeynep, büyük bir metropolde kadın başına olmanın zorluklarına da tek başına göğüs germeye çalışır. Bu kısır döngü içinde Zeynep şehir dışında bulduğu bir işi mecburen kabul eder ve Tekirdağ yollarına düşer. Fakat işe girdiği konfeksiyon firmasında herkes birbirinden kurt ve üç kağıtçıdır. Büyük balığın küçüğü yuttuğu bu dünyada, Zeynep kendi doğrularından şaşmadan ne kadar tutunabilecektir?

Bir ilk film olan yapımın senaristliğini ve yönetmenliğini kısa filmleriyle tanınan Erdem Tepegöz üstlenirken, başrolde Jale Arıkan yer alıyor. Arıkan’a kadroda Rüçhan Çalışkur, Ergun Kuyucu, Özay Fecht gibi isimler eşlik ediyor.

SORAYA'YI TAŞLAMAK

Dini taassubun yaşadığımız çağda korkunç yüzünü göstermesinin belgesi niteliğindeki bu duyarlı yapım, Freidoune Sahebjam isimli romancının Soraya'yı Taşlamak isimli eserinden sinemaya aktarıldı. Filmin konusuna gelince; Freidoune bir gazetecidir. Arabası bozulduğu için durduğu küçük bir köyde Zahra ile tanışır.

Mütedeyyin insanların çoğunlukla yaşadığı bu köyün sakinlerinden Zahra, Freidoune'un peşini bırakmaz. Çünkü onun bir basın görevlisi olduğunu anlamıştır ve Zahra, onunla konuşabilmek için ısrarla peşine takılır. Yeğeni Soraya bir gün önce aynı köyde yaşadığı insanlar tarafından vahşice katledilmiştir. Ölmeden önce yeğenine söz veren Zahra, bunun köyün sırlarının arasına gömülmemesi için elinden geleni yapmaya kararlıdır. Tek umudu da bu gazetecinin elindedir, dinlemeli ve bu küçücük köyün büyük günahını tüm dünyaya anlatmalıdır.