Karadeniz’de gerginlik artarken Biden-Putin zirvesi ve Montrö iddianamesi… Amiral Cem Gürdeniz’den kritik uyarılar

Mavi Vatan’ın isim babası Amiral Cem Gürdeniz, Karadeniz’de gerilimin artarken ABD Başkanı Joe Biden ile Rus lider Vladimir Putin arasında yapılan görüşmeyi ve aynı dönemde hazırlanan Montrö iddianamesini değerlendirdi. ‘Zor bir dönemden geçiyoruz’ diyen Gürdeniz hükümete kritik bir uyarı yaptı: Bir ülkeyi ayakta tutan iki şey vardır: Adalet ve kuvvet!

Karadeniz’de gerginlik artarken Biden-Putin zirvesi ve Montrö iddianamesi… Amiral Cem Gürdeniz’den kritik uyarılar

VERYANSIN TV

Karadeniz’de gerginliğin arttığı bir dönemde dikkatlerin çevrildiği Rusya Devlet Başkanı Putin ile ABD Başkanı Joe Biden arasındaki görüşme 7 Aralık’ta video-konferans yöntemiyle yapıldı. 

Kremlin Sarayı, Putin ve Biden'ın, video konferans yöntemiyle gerçekleştirdiği ve yaklaşık 2 saat süren görüşmeye ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Görüşmenin "açık" ve "iş odaklı" olduğu belirtilen açıklamada, iki liderin, 16 Haziran'da İsviçre'nin Cenevre kentinde gerçekleştirdiği zirvenin sonuçlarının uygulanmasını ele aldığı kaydedildi.

ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, Biden'ın, Putin'e Ukrayna'yı işgal etmeleri durumunda, ABD'nin Ukrayna'ya ve bölgedeki NATO müttefiklerine askeri desteğini artıracağını söylediğini açıkladı.

Rusya'nın Ukrayna'yı işgal etmesi durumunda Polonya ve Romanya gibi bölgedeki müttefiklerinin kendilerini güvensiz hissedeceklerini, bu nedenle de bu ülkelere ek asker gönderebileceklerini dile getiren Sullivan, "Biden, Putin'in gözlerinin içine baktı ve 2014'te atmadığımız adımları şimdi atabileceğimizi söyledi." bilgisini paylaştı.

Almanya ile Kuzey Akım 2 konusunda yakın iletişimde olduklarının altını çizen Sullivan, "Putin, Kuzey Akım 2'den gaz akmasını istiyorsa, Ukrayna'ya işgal ederek bunu riske atmaz." uyarısında bulundu.

‘BİLEK GÜREŞİNİN ARA OYUNU’

Görüşmeyi Flash TV’ye değerlendiren Amiral Cem Gürdeniz, dünkü görüşmeyi ‘bilek güreşinin ara oyunu’ olarak değerlendirdi: 

‘Dünkü görüşme çok büyük bir halat çekme yarışının ya da bilek güreşinin ara bir oyunuydu. Ortada çok büyük bir jeopolitik kamplaşma var. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra şu an Avrupa cephesinde en yoğun askeri yığınaklanmayı yaşıyoruz. Şu anda Ukrayna sınırında 150 bin Rus asker, ağır silah ve tanklar var.

‘RUSYA ŞAKA YAPMADIĞINI BELİRTMİŞ OLDU’

Rusya jeopolitik oyunda şaka yapmadığını, boş konuşmadığını, jeopolitik bir manevraya hazır olduğunu karşı tarafa belirtmiş oldu. Batı yanlısı medyanın etkisi altında olduğumuz için herkes Rusya’nın saldırgan olduğunu söylüyor.  

Burada şu soruyu sormak gerekiyor. Ekim 1990’da iki Almanya birleşirken Gorbaçov’a verilen söz neydi? NATO Rusya’nın jeopolitik çıkarları aleyhine doğuya genişlemeyeceğim diye söz vermişti.

Rusya da bunun karşılığında Sovyet coğrafyasında yeni kurulan cumhuriyetlerin bağımsızlığını tanıdı ve işbirliği dönemine girdi.  Ta ki 2000 yılına kadar. Putin geldiğinde Rusya, ülkenin parçalanacağını gördü ve jeopolitik korunma mekanizmasını çalıştırdı. Yoksa ülkelerini kaybedeceklerdi. Bu süreçte NATO Ukrayna ve Gürcistan’a kadar dayandı.  Güvenlik alanı Rusya için bin mil civarındayken, şu anda 100 km ye düştü. Moskova da bu noktada ‘ben bunu kabul edemem, Ukrayna‘yı NATO’ya alırsanız karşı çıkarım’ diyor.“

RUSYA’YA ASKERİ KARŞILIK VERİLEBİLİR Mİ?

ABD ve NATO’nun Rusya’ya nasıl bir yanıt vereceğini değerlendiren Gürdeniz, ‘kışkırtılan’ tarafın kaybedeceğini dile getirdi:

“Peki ABD ve NATO buna askeri olarak cevap verebilir mi?  Hayır, mümkün değil, vermezler. Dedeağaç, Polonya’daki yığınaklanma bu dediğim askeri karşılık verme yeteneğini artıracak boyutta değil.

‘KAYBEDEN TARAF KIŞKIRTILAN TARAF OLUR’

Bu kapsamda kaybeden tarafın kim olacağının ben söyleyeyim, kışkırtılan taraf olur. Ukrayna kışkırtıldı, toprak kaybetti. Gürcistan kışkırtıldı, toprak kaybetti. Kim kışkırttı? ABD ve NATO… Rusya ne yapmalı? NATO’nun yığınaklanması geri çekilirse Rusya’nın da geri çekilmesi gerekir. Tek kutuplu dünyanın bittiği vurgulayan Gürdeniz, çekişmenin devam edeceğini söyledi:

‘3 KUTUPLU DÜNYA’

“Dünya yepyeni bir el değişimi, yeni dengeleşme sürecine giriyor. ABD, Rusya ve Çin, 3 kutuplu dünyadayız.  ABD’nin tek taraflı kurduğu oyunun uygulanmadığı bir dünyaya girdik.  

HİNDİSTAN’DAKİ HELİKOPTER KAZASI

Bugün çok önemli bir olay oldu. Hindistan’da helikopter düştü, Genelkurmay Başkanı hayatını kaybetti. Aynı Genelkurmay Başkanı geçen hafta S-400’ler için imza atmıştı.

‘ÇEKİŞME DEVAM EDECEK’

Ukrayna ile Rusya arasında bu çekişme devam edecek , kolay kolay da bitmeyecek. ABD hegemonyayı kolay kolay teslim etmeyecek. Avrupa hükümdarlığı için de tehdide ihtiyaçları var. Tehdidi buldular; Rusya… “

KARADENİZ’DEKİ GERGİNLİĞİN TÜRKİYE’YE FATURASI

Karadeniz’deki gerginliğin Montrö Sözleşmesi’ni etkileyeceğine dikkat çeken Amiral Gürdeniz, Türkiye’yi bekleyen tehlikeleri anlattı:

“Bunun Montrö’ye etkisi olacak. Karadeniz’de çok yoğun savaş gemisi geçişleri yaşanacak. NATO’nun Karakol uçuşları artacak, tatbikat sayıları artacak. Krize dönerse ve silahlı çatışma haline gelirse Türkiye’ye zorlamalar göreceğiz. Montrö tarihte olmadığı kadar önemli bir yere zaten sahipti, şimdi de önemli.

KANAL İSTANBUL VE MONTRÖ

Veryansın Tv yazarı Gürdeniz’e Karadeniz’deki kamplaşmanın yaşandığı bir dönemde Kanal İstanbul projesinin Montrö’yü hedef aldığını vurguladı:

“Bu olaylar olurken Türkiye’deki tartışmaları hatırlayın.

Türkiye’deki en yüksek bürokratlar tarafından gerekirse Montrö’yü tartışabiliriz, kaldırılabiliriz şeklinde açıklamalar yapıldı. Niye? Kanal İstanbul konusundaki muhalefeti dizginlemek için. Çünkü Kanal İstanbul’a doğrudan müdahil olan bir konu Montrö. Montrö’de tarif edilen Türk Boğazları bölgesinin bütünlüğünü bozuyor. Yepyeni coğrafi bir kanal açıyorsun, suni bir kanal… Bu karşı tarafa argüman verir. Nitekim ABD’nin önde gelen kuruluşlarından ‘CIMSEC’ isimli sitede bir kadın ‘bu Montrö’yü tartışmaya açar’ diye bir yazı yazdı. Bunu ben demiyorum, ABD’liler söylüyor. Büyük deniz güçleri herhangi bir deniz alanına kısıtlamayla çıkmak istemezler.”

Mavi Vatan’ın isim babası Cem Gürdeniz, bu kapsamda Amiraller iddianamesinin zamanlamasına değindi:

AMİRALLER İDDİANEMESİ

“Ortada bu durum varken, 104 Amiralin Anayasanın 26’ncı maddesi gereğince tekil ya da çoklu olarak bir demokraside fikirlerini beyan etmeleri sonucunda bu saçma sapan bir iddianame ortaya çıktı. Konuşmaktan utanıyorum…  100 yaşına gelen bir cumhuriyet… Ve cumhuriyetin iki temel kurucu değeri olan Lozan ve Montrö…  Amiraller Montrö’yü çok basit bir metinle savunduğu ve 1773’te kurulmuş geniş bir geleneği olan bir kuvvet komutanlığındaki bir amiralin üniforma üstüne sarık giymesini eleştirdiği için anayasal düzen, tehdit ediyormuş…

Ben soruyorum!

‘SARIKLI AMİRAL TEHDİT DEĞİL Mİ?’

Sarıklı bir Amiralin böyle fotolarının ortaya çıkması anayasal düzene tehdit değil mi? Türkiye’deki bürokratların Montrö gibi Türkiye’nin egemenlik hakkını mühürleyen bir anlaşmayı kalkıp eleştirmesi, gerekirse değişeceğini söylemesi Anayasal düzene müdahale değil mi?

‘WHATSAPP İDDİNAMESİ, DEDİKODUNAME!’

İddianameyi gördük. ‘Hukuk fakültelerinde bir iddianame nasıl olamaz’ dersi olarak okutulması lazım. Bildiğiniz WhatsApp iddianamesi, dedikoduname, niyet okuma… Kamuoyunda çok tepki gelmiş o yüzden bu iddianame yazılmış havası veriyor. İnfial olmuş Türkiye’de. O zaman infial olan her şeyde iddianame yazılsın. Kanunilik ilkesi yok. Somut bir suç yok. Ama infial var, biz suç yaratalım! Dün çıkan iddianamede Balyoz kumpasıyla ilgili Yargıtay içtihadı var, bir karar koymuşlar. Ama ne numara var ne tarih var! Böyle abuk subuk bir belgeyle karşı karşıyayız.

“ÖRGÜTLENMİŞ BİR ‘İNFİAL’”

İnfiale dayandırılıyor ve infial düğmeye basılmış ve örgütlenmiş bir infial… 800’e yakın bir şikayet var ve hepsinde aynı metin kullanılmış. Bu kadar kısa sürede nasıl oluyor bu?”

‘AMİRALLER KAVRAMI İTİBARSIZLAŞTIRILIYOR’

‘İtibarsızlaştırma’ kampanyasının başladığını belirten Gürdeniz, hedefi açıklayarak, iç cephede birlik çağrısı yaptı.

“Başka bir sorunda şu: Amiral kavramını itibarsızlaştırıyorlar. 21. yüzyıl Mavi Vatan yüzyılı, denizcileşme yüzyılı…  Ve burada en önemli aktör tabii ki donanma, tabii ki denizciler, tabii ki deniz kuvvetleri…  Ve burada siz kalkıyorsunuz Türkiye’yi yeniden denizden kıtaya içmek için 104 amirale 12 yıl hapis istiyorsunuz!

‘ESKİDEN ZAMAN VARDI, ŞİMDİ…’

O zaman Samanyolu, Bugün, Zaman vardı. Şimdi de malum gazeteler…  Amirallere ceza yağdı diye haber yapılıyor.  İtibarsızlaştırma var. 104 Amiral içinde Kıbrıs, Kardak gazileri var. Mavi Vatan’ı savunduğu kumpaslarda hapis yatan insanlar var, Türk halkı bu oynanan oyunu görmeli.  Tanrı Türk milletine yardım etsin diyorum.

AMİRAL GÜRDENİZ’DEN ‘BİRLEŞME’ ÇAĞRISI

Zor bir dönem ekonomik kriz, jeopolitik kuşatma… Bir ülkeyi ayakta tutan iki şey vardır: Adalet ve kuvvet… Bunun ikisi de tutulmalıdır. Biri iç cepheyi kuvvetli tutar, diğeri dış cepheyi.  Şu anda bizim birleşmeye, anlaşmaya, birbirimize destek olmaya ihtiyacımız var. Suni gerginlikler üzerinden düşmanlıklar yaratmaya ihtiyacımız yok. Dilerim devletimiz bu tavsiyemi görür. “