Karara sert tepki: O zaman savaş var diye FETÖ’cü subayları da bırakalım!

FETÖ'den tutuklu doktorun 'Koronavirüs salgını nedeniyle toplum sağlığına katkıda bulunabilir' gerekçesiyle tahliye edilmesine AKP'li yazar Mehmet Metiner'den de tepki geldi. 'FETÖ'cüler yargı marifetiyle mi kurtarılıyor' diye soran Metiner, 'O zaman Suriye'de savaş diye FETÖ'cü subayları da bırakalım' dedi.

Karara sert tepki: O zaman savaş var diye FETÖ’cü subayları da bırakalım!

Ankara’da FETÖ’den tutuklu bir profesörü, savcının ‘koronavirüs salgını nedeniyle toplum sağlığına katkıda bulunabileceği’ gerekçesinin ardından tahliye edilmişti. Veryansın Tv’nin ayrıntılarını geçen günlerde yayınladığı olay tartışılmaya devam ediyor. Tahliyenin FETÖ’nün “koronavirüse çare” olarak pazarladığı KHK’lı doktor Mustafa Ulaşlı kampanyasının ardından gelmesi de dikkat çekmişti.

AKP’li Star yazarı Mehmet Metiner, tahliye gerekçesine sert tepki gösterdi.

Metiner, “Bir savcı nasıl olur da “Mahut profesör korona mücadelesinde katkı sağlayacak bir donanıma sahip. O yüzden serbest bırakılması yararlı olur!” mealinde bir mülahazanın arkasına sığınır?” ifadelerini kullandı.

Metiner’in “FETÖ’cüler yargı marifetiyle mi kurtarılıyor” başlıklı yazısının satır başları şöyle:

“Koronavirüsü dolayısıyla bazı odaklar ilkin cezaevi, sonra adını ilk defa duyduğumuz bir bilim adamı üzerinden FETÖ’cüleri kurtarmak için sureti haktan görünen iddialar seslendirdiler.

Cezaevindeki tutukluların sağlık gerekçesiyle salıverilmeleri istendi.

KHK marifetiyle ihraç edilen ama korona mücadelesine katkı sağlayacak bilim adamlarının tekrar sistemin içine dahil edilmeleri talep edildi.

Tabii ki bunlar hukuki talepler değildi; bütünüyle siyasi taleplerdi.

Bu taleplerde bulunanların korona gerekçesiyle FETÖ’cüleri peyderpey kurtarmayı amaçladıklarını söylemek yanlış olmaz.

İçlerinden birileri de kendi siyasi gelecekleri adına böyle bir talebin sözcülüğünü yapma gereği duymuş olabilirler.

Ne de olsa oy söz konusu…

ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİL

Kim hangi niyetle bulunmuş olursa olsun, FETÖ’cü tutukluların serbest bırakılması ve kamudan ihraç edilen FETÖ’cülerin tekrar sistem içine dahil edilmesi talebinin FETÖ’ye siyasi şemsiye sağlamak anlamına geldiğini söyledik.

FETÖ’nün siyasi ayağını oluşturanların veya FETÖ’ye oy saikiyle göz kırpanların dillendirdikleri bu politik gerekçenin bir savcının talebi olarak karşımıza çıkmış olması ve bir ağır ceza mahkememizin de bu savcılık gerekçesini uygun görerek hüküm vermesi izah edilebilir bir durum değil.

Bir savcı nasıl olur da “Mahut profesör korona mücadelesinde katkı sağlayacak bir donanıma sahip. O yüzden serbest bırakılması yararlı olur!” mealinde bir mülahazanın arkasına sığınır?

Nasıl olur da bu hukuki olmayan mülahazayı haklı olarak reddeden sulh ceza mahkemesinin kararına rağmen bir üst itiraz mercii olan ağır ceza mahkemesi savcının bu mülahazası doğrultusunda karar verir?

Anlamak da, anlamlandırmak da mümkün değil…

SURİYE’DE SAVAŞ VAR DİYE İÇERİDEKİ FETÖ’CÜ SUBAYLAR DA MI SALINSIN?

O vakit birileri kalkar der ki: “Şu an Suriye’nin sadece kuzeyinde değil başkaca yerlerinde de savaş halindeyiz. Libya vb. yerlerde her an istemediğimiz bir savaşın içinde bulabiliriz kendimizi. O yüzden generallere ve subaylara ihtiyacımız var. İçerdekilere apoletlerini tekrar takıp serbest bırakalım.”

Varsayımdan vazgeçerek soruyorum:

Diyelim ki savaşa girdik.

Bu gerekçeyle içerdeki FETÖ’cü subayları bırakır mısınız?”