Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, Bolu Sosyal Bilimler Lisesi’nin spor salonunda özel olarak oluşturulan salonda görülen duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar, yangında yaralananlar ile hayatını kaybedenlerin yakınları ve taraf avukatları katıldı.
Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi’yle (SEGBİS) kayıt altına alınan duruşmanın ikinci gününde tutuklu sanık Seben İlçe Özel İdare Müdürü Mehmet Özel’in ifadesi alındı.
2010-2016 yılları arasında İl Özel İdaresi Ruhsat Denetleme Müdürü olarak çalıştığı için tutuklu olduğunu ifade eden Mehmet Özel, şunları söyledi:
“Ruhsat ve Denetleme Müdürü olarak 2010-2016 yılları arasında çalıştım. 2016 yılında görevden ayrıldım. Otelin ruhsat veriliş tarihi 2007 yılıdır. O tarihte ben görevde değildim. Benim sorumluluğum yok ruhsatla ilgili. Grand Kartal Otel turizm alanıdır, 2002 yılında işletme ruhsatını aldı. 2007 yılında Özel İdare’den ruhsatını almıştır. İl Özel İdaresi’nin denetim yetkisi yoktur. Yangınla ilgili denetim yapılacağına ilişkin hüküm yoktur. İtfaiyeden rapor alınmışsa iş yeri ruhsatı düzenlenir. Bir kereye mahsus alınır. Yangın konusunda itfaiye denetimi yapar. İl Özel İdaresi’nin yetkisi yoktur ve yangın için uzman personeli yoktur. Tüm oteller de turizm işletme belgesi alıyor ve Turizm Bakanlığı tarafından denetleniyor. Yönetmelikle ilgili belgeleri denetliyoruz, biz oteli denetlemiyoruz. Otelleri ilgili bakanlıklar denetliyor. Ben eski Ruhsat ve Denetleme Müdürü olduğum için buradayım. Grand Kartal Otel yangını ile ilgili hiçbir suçum yoktur. Burayı Turizm Bakanlığı denetler. Turizm alanı dışındaki tesislere denetim yapılırken buraya da yetki aşımı olarak bakılmıştır. Oteldeki müstecirler var onları denetlemek için çıkılmıştır. Yetkinliklerine göre yapılan denetimlerdir bunlar. Yangın raporu bir kereye mahsus olarak verilir. Yangın raporu dosyada mevcuttu. Yangın raporunda ‘tekrar alınmaz’ der.”
‘EMİR ARAS’A TÜM EKSİKLİKLERİ TEK TEK ANLATTIK’
Kartalkaya’da 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel duruşmasında Grand Kartal Otel muhasebe çalışanı tutuklu sanık Cemal Özer’in savunması alındı. Özer, savunmasında, “Emir Aras, ‘itfaiye bugün denetime gelecek refakat edin’ dedi. Denetime geldiler, öğle yemeğinden sonra 6’ncı kata çıktık. İtfaiye eri metreyle koridoru ölçtü. Restoran, spa ve 5’inci kata çıktık. Yangın denetlemesi yaptı. Elindeki formu doldurup, rapor haline getirdikten sonra ‘bizim müdürler, sizin müdürlerle görüşecek’ dediler. Ben de imza attım. Ben de Emir Aras’a gittim konuyu anlatmak için. Orada Gazelle Otel Genel Müdürü Ahmet Demir’i gördük. Emir beye tüm eksiklikleri tek tek anlattık. Emir bey inceledi ve ‘ben Kemal Özdemir ile görüşürüm’ dedi. ‘Benim başıma iş açtınız’ diye bize de kızdı Emir Aras. Koridorlar mevzuata uygun değildi. ‘Restorandaki davlumbazda sensör yok, spada acil çıkış yok’ dediler. Resepsiyonda hazır olan formu doldurdu itfaiye eri İrfan Acar. Elimde eksikleri bilgisayarda temize çekip, Emir Aras’a gösterdim. Denetlemenin olduğu gün Ahmet Demir de Grand Kartal Otel’deydi ve o gün Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın denetlemesi de vardı. Tüm müdür ve müdür yardımcıları oteldeydi” dedi.
Yangın sırasında 10’uncu katta Mehmet Salun ile birlikte olduğunu belirten Özer, “Kokuya uyandım ve odadan çıkınca dumandan ilerleyemedim. Odada 1 saat kafamızı pencereden çıkardım. İtfaiye sepeti ile yangından kurtarıldım. Alarm çalmadı. Daha öncesinde yangın tatbikatı yapılmadı” ifadelerini kullandı.
MUHASEBE MÜDÜRÜ: YÖNETİCİ OLDUĞUMU KABUL ETMİYORUM
Daah sonra tutuklu sanık Gazelle Otel Muhasebe Müdürü Kadir Özdemir’in savunması alındı. Özdemir, savunmasında yaşananlardan dolayı çok üzgün olduğunu ifade ederek şöyle konuştu:
“Yönetici değilim, bana yöneticiler tarafından dar kapsamlı vekaletname verildi. Borçlanma yapamam, bankadan para çekemem, araç alıp satamam. Bu nedenle otel yöneticisi değilim. Otel yönetiminden habersiz işlem yapamam. O nedenle yönetici olduğumu kabul etmiyorum. Grand Kartal Otel’e yılda birkaç kez giderim. Otele kafe açılacağı söylendi ve yangın ruhsatı alınması gerektiği söylendi. Ben de Emir Bey’e söyledim ve Bolu Belediyesi’ne müracaat ettim. Kafenin ismi yerine otelin ismini yazdım. Kafenin yabancı dilde bir adı vardı. Emir Aras, ‘Bizim 2007 yılından bu yana ruhsatımız var bizi niye denetliyorlar, bunu iptal edin’ dedi. Ahmet Demir’e ilettim o da ‘yeniden müracaat edilecek’ dedi. Emir Aras, ‘bizim 2007 yılından bu yana iş yeri açma ruhsatımız var. Biz bu eksiklikleri yapamayız’ dedi. Ahmet Demir’e de bu konuyu söyledim bana ‘iptal edin’ dedi. Bolu Belediyesi’ne tekrar kafe için denetim müracaatı yaptık. Bunu da Emir Aras’ın bilgisi ile yaptım. Benim denetlemeye katılma yetkim yoktu. Ben kendime ait muhasebe işlerini yaparım. 2 otelin maaşları bordrolarını düzenlerim. Çok yoğunum. Halit Ergül, kontrolün Emir Aras’ta olduğunu ve altında da Zeki Yılmaz olduğunu söylemiştir. Benim işim personel ve vergilerdir. Benim idari işim yoktur. Ben işçiyim, yönetim kurulu başkanı Halit Ergül’dür. Benim karar alma, imza atma yetkim yoktur ve imza atma yetkim yoktur. Ben tahliyemi talep ediyorum.”
Mahkeme başkanının sorusu üzerine Özdemir, “Otel çalışanlarına yangın eğitimi verilmedi. Tatbikat yapılmadı. İş güvenliği uzmanı yoktu. Ece Kayacan iş güvenliği uzmanı olarak Gazelle Otel’de çalıştı. Kübra Demir, iş güvenliği uzmanlığı olarak var mı bilmiyorum. Springler var mı yangın söndürme sistemleri var mı bilmiyorum. Yangından sonra havale ve EFT yapılıp hesapların boşaltılmasına ilişkin bilgim yok” diye konuştu.
‘İNŞALLAH ADALET DOĞRU ŞEKİLDE YERİNİ BULUR’
Eski İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü, tutuklu sanık Mehmet Özel’in kızı Elif Özel (26), “Bizim için yıpratıcı bir süreç. Bu kadar acısı olan ailelerin karşı tarafında yargılanmak bizim için çok zor. Biz de bu acıyı onlar kadar yaşamasak da onların yanında destek olmaya çalışıyoruz. Bir yandan tabii ki babamın yanındayız. Buradayız, biz de aynı şekilde üzgünüz. İnşallah adalet doğru şekilde yerini bulur, biz de bekliyoruz. Hayata devam etmeye çalışıyoruz. Buradaki insanları görüyoruz, üzgün olduğunu görüyoruz. Acılarına bir nebze şahit olabiliyoruz. Bu bizim için üzücü, yıpratıcı. Bir yandan babamızı çok özlüyoruz, onu görmek istiyoruz ama bu süreçlerde zorlanıyoruz. Öyle arada kalmışlık, bizim için zor. Hayata devam etmeye çalışıyoruz. Bir yandan da hep aklımız buralarda, günümüz böyle geçiyor. İnşallah adalet yerini bulur. Acısı olan insanların acısı dinmeyecektir, kayıplar yerine gelmeyecektir ama umarım içlerine bir damla su serpilir” diye konuştu.
‘YÜZLEŞMEK İSTEMİYORUZ’
Yangında yeğeni Eren Bağcı’yı kaybeden Özgül Eryaman (60), “Eren’imizi maalesef Bolu’da kaybettik. Ankara’dan geldik. Bugün içeri girebilirdik ama o atmosferi görmeye tahammülümüz yok. Yüzleşmek istemiyoruz. Sabah hemen buraya geliyoruz. Duruşma bitinceye kadar 11-12’ye kadar buradayız. Bütün gün buradayız. 78 canımız için, bir daha olmasın diye. Otelde kalıyoruz, sabah sadece geliyoruz, akşam yatmaya gidiyoruz. Burada Bolu Belediyesi, çevredeki esnaf, bize yardımcı oldu. İhtiyaçlarımızı böyle karşılıyoruz. Bir eksik yok, memnunuz. Sadece Bolu halkından daha doluluk bekliyorduk, bize daha çok destek vermelerini bekliyorduk. Çevre illerden bütün tanıdıklarımız geldi ama hafta içi olduğu için herkes çalışıyor. Bolu halkının destek olmasını isterdik” dedi.
‘ŞİRKETİ, YÖNETİM KURULU BAŞKANI VE YARDIMCISI YÖNETİRDİ’
Bolu’da 78 kişinin hayatını kaybettiği yangına ilişkin davanın duruşmasında, Gazelle Otel’in muhasebe müdürü Kadir Özdemir de dinlendi. Otelin işleyişine dair bilgiler veren Özdemir, şirket yönetiminin yılda 2-3 kez toplandığını ifade ederek, “Toplantılara Elif ve Ceyda Hanım da katılırdı. Şirketi, yönetim kurulu başkanı ve yardımcısı yönetirdi. Halit Bey ve Emine Hanım yönetirdi. Emine Hanımın emir ve talimatları olurdu. Otel işleyişi, bankacılık işlemleri gibi talimatları olurdu” dedi.
YENİ IZGARA TALEP EDİLMİŞ, ALINMAMIŞ
Otelin baş aşçısı Reşat T.’nin mail atarak arızalı aletleri söyleyip, yeni bir ızgara alınmasını talep ettiği sorulan Özdemir, “Ben öyle bir satın alımda bulunmadım. Emir Bey ilgilenirdi. Tadilat ve bakım konusunda da bilgim yok. Niye yeni ızgara alınmadı; bilmiyorum, Emir Bey karar verir. Kararları Emir Bey verir. Sezon başında eksikler konuşulur, Emir Bey karar verip uygular. Izgara eksikliğinin konuşulduğunu duymadım. Eksik listesinde de ne olduğunu bilmiyorum. Personel alımına da Emir Bey karar verir. İşe başlama evrakını ben imzalarım. Birim amirleri, Emir Beyin onayını alıp personel alabilir” diye konuştu.
‘HALİT ERGÜL ‘İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ UZMANINA GEREK YOK’ DEDİ
Kadir Özdemir, otel sahibi Halit Ergül’ün iş sağlığı ve güvenliği uzmanı alımına gerek olmadığını söylediğini belirterek, “Eksiklik iletildiğinde Halit Ergül, ‘iş güvenliği uzmanı almaya gerek yok’ dedi. İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Ece Hanım sadece Gazelle Otel için gelmişti. Halit beyin sistemini biz kullanıyorduk, atamayı onayladık. Dönem dönem Grand Kartal’a çıkar. Cemal Özer ve Mehmet Salun eksikliği giderecek satın alma iradesi gösteremezler. Kararları Emir Bey verir. Cemal Özel’in imza yetkisi yoktur, kendi başına karar veremez. Gazelle otelde İSG uzmanı çalışmaktaydı. Grand Kartal’da yönetimin kararıyla İSG uzmanı çalışmıyordu. Neden çalıştıramadıklarını bilmiyorum” dedi.
‘PROJEYİ FALAN BİLMİYORUM’
Davada, otelin gaz sistemini kontrol edip bakımını yapan tutuksuz sanık Doğan A.’nın savunması alındı. Doğan A., “Yangın olan otelde 2018-2021 yılları arasında periyodik bakım hizmeti verdim. Otelde LPG sistemi 2004 yılında kurulmuş. 2014 yılında ben onu kuran firmada çalışmaya başladım. 2018’de Grand Kartal’a hizmet vermeye başladım. 2021 yılında da işi bıraktım. Bir daha da gitmedim. Projeyi falan bilmiyorum. Bizden bu iş alınıyorsa proje olmak zorundadır. Bağlantı boruları falan ben çalışırken vardı. Bilirkişi ölçme yapmadığı için şu an tespitini yapmanın mümkün olmadığını düşünüyorum. Bağlantı boruları, uzmanlık gerektirmeyen şekilde değiştirilebilir. Otellerde zaten yeteri kadar teknik personel var. Gaz alarm cihazı yangınla alakalı değil gazla alakalıdır. Gaz kokusu olursa kaçak durumunda gaz akışını keser. Benim kontrol ettiğim zamanlarda yangın olan yerde 2 tane vana vardı. Cihazların kontrolü oradan sağlanabiliyordu. Dışarıda da komple gazı kesecek vanalar vardı. Suçlamaları reddediyorum” dedi.
Yangın sırasında gaz kesici cihazın neden çalışmadığı sorulan sanık Doğan A., “Cihaz vardı, çalışıyordu. Yangında çalışmaması gaz kokusu almamasındandır. Gazın ocakta yanması ile dışarıda yanması arasında sistem açısından hiçbir fark yok” diye cevabını verdi.
Duruşma devam ediyor.