‘Kıbrıs’ta dengeler Türkler lehine gelişti’

Doğu Akdeniz ve Kıbrıs'ta Türkiye'nin hamlelerinin ardından sıkışan Yunanistan çözüm arıyor. Yunan basını Türkiye ile Yunanistan'ın statükonun korunması için görüşmeyi uygun buluyor.

‘Kıbrıs’ta dengeler Türkler lehine gelişti’

Yunanistan’ın Liberal adlı gazetesinde yer alan Kıbrıs ve Doğu Akdeniz özelindeki makalede, Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın Türkiye’nin son dönemdeki hamleleri nedeniyle durumun kendilerinin aleyhine geçtiği yazıldı.

“Kıbrıs: Türkiye ve Yunanistan ne kadar hazır?” başlığıyla kaleme alınan, Türklerin hamlelerine karşı çözüm aranan yazıda, Türkiye ve Yunanistan’ın Kıbrıs sorununu konuşmasını istedi. Amaç ise en azından statükoyu korumak.

Makalede ilgili bölüm şu şekilde:

YUNAN BASINI: ÇATIŞMA OLURSA YEŞİL ÇİZGİ DEĞİŞİR

“Türkiye Mavi Vatan olarak adlandırdığı bölgede deniz haklarını garantiye almak için hiçbir fırsatı kaçırmıyor ve sürekli olarak bu alanı genişletmeye uğraşıyor. Doğu Akdeniz’deki jeopolitik oyunda Kıbrıs hükümeti (GKRY) ise, Mısır ve İsrail ile anlaşarak yetki alanlarını uluslararası hukuka uygun şekilde netleştirmeye çalışıyor. Aynı zamanda Kıbrıs sorunu için de görüşmeler devam ediyor.

Şu an Kıbrıs tam bir kuşatma altında. Adanın durumuna baktığımızda Adanın yüzde 36’sı Türkler tarafından işgal edilmiş ve adada 30 bin asker var. Hava ve kara üstünlüğü Türklerde. Yaşanacak sıcak bir çatışmada yeşil çizgi büyük oranda değişecektir.

‘DENİZDE TÜRKLER HAKİM’

Denizde ise her tarafta Türk gemilerinin varlığı var ve Fatih ve Yavuz platformları faaliyetlerine devam ediyor. 2018 Şubat ayında da en iyi şirketine ait platform savaş gemilerinde engellendi.

Denizde yaşanan bir diğer durum ise Türk sondaj Platformu Fatih’in Baf’ın 37 kilometre açığındaki faaliyetidir. Bunun ne anlama geldiği çok açıktır.

Türkler kendilerince MEB olarak düşündükleri kendi alanlarında faaliyet gösteriyorlar, böylece de Meis adasının MEB’ini (Münhasır Ekonomik Bölge) yok ediyorlar ve bunu Türkler açıkça da söylüyorlar. Kâğıt üzerinde durum Kıbrıs aleyhine gözükmektedir.

‘EĞER ÇÖZÜM OLMAZSA RUMLAR MEB’İN YÜZDE 50’SİNİ KAYBEDER’

Türk kışkırtmalarının böyle devam etmesi durumunda Kıbrıs hükümeti münhasır ekonomik bölgesinden 34 bin kilometrekarelik bir alanı yani münhasır ekonomik bölgesinin bugünkü duruma göre yüzde 40’a yakın bir kısmını kaybedecektir. Eğer Kıbrıs sorunu çözümlemeden kalırsa bu durumda ise sözde Kuzey Kıbrıs’taki devletin münhasır ekonomik bölgesi, Kıbrıs devletinin (Rum kesimi) münhasır ekonomik bölgesinin yüzde 50 oranında küçültecektir. Tabii ki bu varsayıma göre Yunanistan’da Meis Adasından dolayı MEB’e sahip olamayacaktır.

‘CRANS MONTANA’DA SONUCA ULAŞILSAYDI…’

Türklerin uzlaşmaz tavırları oldukça açıktır, bununla beraber şunu da unutmamamız gerekmektedir ki Kıbrıs liderleri geçmişteki taktik davranışlarının yanlış sonuçlarının hesabını ödemektedirler. Örneğin Crans-Montana görüşmeleri sırasında doğalgaz hiç gündeme gelmemişti ve sadece bazı farklı konular gündeme gelmişti. Eğer o zaman bir sonuca ulaşılsaydı bugünkü durum çok farklı olabilirdi. Çünkü bugün Türkler artık doğalgaz kartını da masaya sürmüş durumdadırlar.

MÜZAKERE ÇAĞRISI

Ayrıca bugünkü karışık ortamda bir çözüm görüşmesinde Ada’dan çıkacak gazın etkilerinden dolayı Kıbrıs’taki iki toplumu değil aynı zamanda Yunanistan ve Türkiye’yi de etkileyen bir durum ortaya çıkmıştır ve bu nedenle münhasır ekonomik bölgedeki haklar önem kazanmıştır.

Türkiye ve Yunanistan bu konuları konuşmaya ne kadar hazırdır? Böyle bir durumda çözüm olabilecek midir? Şu an gözüken Kıbrıs’ta çözüm olmaması ve statükonun aynen devam etmesi yönünde bir irade olduğudur. Bununla beraber son 2 yıldır mevcut statükonun Yunanistan ve Kıbrıs aleyhine değiştiği de açıktır.”