Kılıçdaroğlu: Balyozla gidip onların tamamını yıkacağız

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Didim Belediye Başkanı Ahmet Deniz Atabay'ın saldırıya uğramasına neden olan kuleleri yıkacaklarını söyledi.

Kılıçdaroğlu: Balyozla gidip onların tamamını yıkacağız

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, toplumun adalete susadığını ve adalet istediklerini söyledi.

CHP TBMM Grup Toplantısı, Adalet Yürüyüşü'nün 4. yılı nedeniyle hazırlanan video ile başladı.

"Hak, hukuk, adalet" sloganlarıyla konuşmasını yapacağı kürsüye çıkan Kılıçdaroğlu, "Adaleti sağlayacağız" dedi.

Kılıçdaroğlu, Adalet Yürüyüşü'nü düşünürken duygulandığını ifade ederek, "Nasıl yürüdüm ben. Demek ki adalet duygusu bu kadar güçlü bu toplumun vicdanında. Bizler, beraber yürüdük. 83 milyon adına yürüdük. Kainat adına yürüdük aslında. Kurdu, kuşu, karıncası için yürüdük. Çocuklarımız daha güzel bir ülkede yaşasınlar diye yürüdük" diye konuştu.

ERGENE SUYU

Yanında getirdiği iki su örneğini gösteren Kılıçdaroğlu, "Doğanın da adaleti var değil mi?" diye sordu.

Kılıçdaroğlu, bir elindeki temiz suyu göstererek, "Bu Ergene Nehri'nin kaynağından alınan su, içilecek su, Allah'ın bize verdiği su", diğer elindeki kirli suyu göstererek ise "Bu bizim kirlettiğimiz su." ifadesini kullandı.

Doğanın adaletinin burada görüldüğünü dile getiren Kılıçdaroğlu, "Nasıl olur da bu su bu hale gelir? Bu suyu bu halden bu hale kimler getirdi ve bunun sorumlusu kim? Kim bu ülkeyi yönetiyor? Bu ülkeyi yönetenler nerede? Meydanlarda toplantı yapıyorlar, 'Ergene'nin suyu içilecek hale geldi' diye. Buyurun beyler için, içebiliyorsanız. Hiçbir canlının yaşamadığı bir su bu. Doğanın adaleti yok mu?" sorularını yöneltti.

Doğanın da bir adaletinin olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Eskiden bu suda balıklar vardı. Eskiden kuşlar gelir, bu suyun kenarında su içerlerdi. Eskiden bu suda insanlar, çocuklar yüzerdi. Ne oldu da bu hale geldi?" diye konuştu.

Genel Kurulda okunarak gereğinin yapılmasına karar verilen raporda, Ergene Havzası'nın korunması için ağır cezalar getirilmesinin önerildiğini aktaran Kılıçdaroğlu, yürütme organının, bu konuda, aradan geçen süre zarfında TBMM'yi dinlemediğini söyledi. Atık su arıtma sistemlerine kimyasal atık ünitesi eklenmesinin de raporda öngörüldüğünü ifade eden Kılıçdaroğlu, bunun da yerine getirilmediğine dikkati çekti.

Kemal Kılıçdaroğlu, kirli su dolu kavanozu göstererek, "TBMM istiyor. Yapacak olan yürütme organı, Erdoğan hükümeti. Yapmıyor ama Tekirdağ'a gittiği zaman da Tekirdağlılara tarihin en büyük yalanını söylüyor; 'Bu su içilecek hale geldi' diyor. Buyurun dün alınan su." şeklinde konuştu.

Komisyon raporunda "Trakya Su, Kanalizasyon ve Katı Atık Genel Müdürlüğü" kurulmasının önerildiğini de aktaran Kılıçdaroğlu, "Niye, hangi gerekçeyle kurulmadı? Her yere, şatafata para buluyorsunuz, bir eliniz yağda bir eliniz balda, bu suyu, doğayı kurtarmak için neden bu genel müdürlüğü Devlet Su İşlerine bağlı olarak kurmadınız? Kurmadılar. Doğaya yapılan en büyük adaletsizlik. Bu suda, yüzen balıkların, içen kuşların, etrafındaki yeşilliklerin, çayır çimenin hakkı var." ifadelerini kullandı.

'İSTANBUL'A İHANET EDİLDİ'

Kılıçdaroğlu, Marmara Denizi'nde önceki senelerde, toplu balık ölümlerinin yaşandığını, denizin kırmızı ve yeşile dönüştüğünü, bir dönem de deniz anası sayısının arttığını anlattı.

Marmara'dan avlanarak satılan 124 balık türünün bir çoğunun yok olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, bir çökertme havuzu olarak kullanılan bu denize bütün kirlilik ve kimyasal atıkların akıtıldığını söyledi. Kılıçdaroğlu, "Doğayı seviyorlarsa, deşarjın süratle, ivedilikle durdurulması lazım." dedi.

Partisinin İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamesi'nde "çevre hakkı"nın bulunduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, gelecek nesillere güzel bir Türkiye ve dünya bırakılması gerektiğine işaret etti. Kılıçdaroğlu, partisine oy versin vermesin, hangi kimlik veya inançtan olursa olsun bu topraklarda ve şanlı bayrağın altında bütün çocukların güzel bir doğada yaşamaları gerektiğini ve buna hakları olduğunu vurguladı.

Kemal Kılıçdaroğlu, üç büyük imparatorluğa başkentlik yapan İstanbul'a ihanet edildiğini, yeşillikleri yok edilen ve beton ormanına dönüşen İstanbul'u bugün daha yeşil bir şehre dönüştürmeye çalıştıklarını anlattı.

'BİRER BALYOZLA GİDİP ONLARIN TAMAMINI YIKACAĞIZ'

CHP'li belediyelerin önlerine engeller çıkarıldığını, kendisinin ise "engelleri aşacaksınız" dediğini aktaran Kılıçdaroğlu, Didim Belediye Başkanı Ahmet Deniz Atabay'a dün 5 kişinin sopalarla saldırdığını belirtti.

Kılıçdaroğlu, Didim'de yasa dışı yapılan iki kulenin yıkım ihalesi nedeniyle "havuz medyasının gazetesinin" Atabay hakkında iftirada bulunduğunu ileri sürerek, "Sen gazetecisin, 'Didim Belediye Başkanı tutuklandı.' diye manşet attı. Yok halbuki ama savcıyı tahrik ediyorlar, tutuklasın diye. Sonra araştırma, tahkikat yapıldı, hiçbir şey yok. Gazete özür diledi mi? Dilemez. Çünkü özür dilemesi için yöneticinin ahlak sahibi olması lazım. Ahlaksız bir adam özür dilemez zaten." sözlerini sarf etti.

Didim Belediye Başkanı Atabay'ın, yasa dışı binaların yıkım ihalesinin tamamlanması nedeniyle saldırıya uğradığını savunan Kılıçdaroğlu, sağlık durumunun iyi olduğunu söylediği Atabay'a geçmiş olsun dileklerini iletti ve çalışmaları için teşekkür etti. Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Onlar bizim üzerimize, mafyalarıyla, çeteleriyle, yer altı dünyasının beslemeleriyle gelebilirler. Sanıyorlar ki 'Biz CHP'lilere geri adım attırırız.' Siz CHP'yi bilmiyor musunuz? Kuvayımilliye ruhunun bu topraklarda olduğunu bilmiyor musunuz? Sizin feriştahınız gelse bize geri adım attıramaz. Kimsiniz siz? Birilerinden para alıyor, saldırıyorsunuz ondan sonra. Parayla tutulan adamlarda insanlık yoktur. Bunlar kendi vicdanlarını ve beyinlerini paraya teslim etmiş adamlardır. Onların yüreklerinde insan sevgisi, adalet duygusu yoktur. Adaleti gerçekleştireceğiz, o ruhsatı olmayan binaların katlarını yıkacağız. Gerekirse bütün milletvekilleri olarak ellerimizde birer balyozla gidip onların tamamını yıkacağız. Adalet nasıl gerçekleşirmiş göstereceğiz onu."

'O KADROLAR ENGELLİYE TANINMIŞ, AÇ SINAVI GELSİNLER'

CHP lideri Kılıçdaroğlu, haram parayla karnını doyurmakla, kul hakkı yemenin siyah ile beyaz gibi farklı olduğunu vurgulayarak, iktidarın, 19 yıldır devleti istediği gibi, bir engele takılmadan yönettiğini söyledi.

İktidarın, devlette liyakati ve adaleti bitirdiğini savunan Kılıçdaroğlu, "Namuslu açı doyurmak kolaydır, karnını doyurduğu zaman dua eder, o ayrıdır. Ama hırsız olan açı doyurmak mümkün değildir. Milyonlar işsizken, asgari ücretle çalışırken, saray beslemeleri 4-5 yerden maaş alıyorlarsa AK Parti'ye oy veren kardeşlerime seslenmek isterim, sizin vicdanınız, adalet anlayışınız bunu kabul ediyor mu?" ifadelerini kullandı.

Bu durumun adaletli olmadığını düşünen AK Parti'li seçmenlerden, bir sonraki seçimde adaletten yana oy kullanmalarını isteyen Kılıçdaroğlu, "Sandığa gidince ya yolsuzlukların ortağı olacaksın ya da adaletten yana oy kullanacaksın. Sakın ola ki kul hakkı yiyen hiç kimse CHP'ye oy vermesin. Haram oya ihtiyacımız yok, helal oya ihtiyacımız var." diye konuştu.

Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM Başkanının, Cumhurbaşkanının yurtta bulunmadığı zamanlarda Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni ve Cumhurbaşkanını temsil ettiğini belirterek, "Şimdi atamayla gelen birisi Türkiye Cumhuriyeti Devletini temsil ediyor. Bu milli iradeye ihanettir. Ne oldu da TBMM Başkanı Türkiye'yi temsil etmekten alıkonuldu? Kibirli davranmayı, insanları aşağılamayı, küçük görmeyi devlet politikası haline getirdiler, 19 yıldır. TBMM'nin kabul ettiği kanunları yeri gelince hiç uygulamadılar, Anayasayı da uygulamadılar. Kibre bakın. '600 milletvekilinin kabul ettiği yasaları, referandumda milletin kabul ettiği anayasayı ben uygulamıyorum, yapmayacağım.' diyor." sözlerini sarf etti.

Yürütmenin, çiftçilere her yıl milli gelirin yüzde 1'i oranında verilmesi gereken tutarı vermediğini anlatan Kılıçdaroğlu, 10 bin engelli kadrosunun boş olmasına rağmen, işsiz engellilerin atamalarının yapılmadığını söyledi. Kemal Kılıçdaroğlu, "O kadroları doldurmak zorundasın, insanlar çalışmak zorunda. O kadrolar engelliye tanınmış, aç sınavı gelsinler. Adaletin tükendiğini görüyoruz." dedi.

Devlette liyakatin bozulmasıyla, bürokrasinin yapılacak yolsuzluklara hazır hale getirilmiş olacağına işaret eden Kılıçdaroğlu, "Devletin tepe noktasındaki kişiler, yolsuzluk konusunda bürokrasiyi yönlendirip yolsuzluğu gerçekleştirirlerse Allah aşkına bu adalet midir? Vicdan, ahlak bunu kabul eder mi? Nerede bu adalet, nasıl ulaşacağız adalete? Adaletsizliğin, yolsuzluğun daniskasını yazıyorlar. Şeytanın aklına gelmeyecek yolsuzluk yöntemlerini vallahi billahi hayata geçiriyorlar." görüşlerini öne sürdü.

'MERKEZ BANKASINDA KAZI MI YAPACAK?'

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, iktidarın liyakati bitirdiğini öne sürerek, "Bir kişi düşünün karısı Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, arkeolog ama Merkez Bankası Banka Meclis üyeliğine seçiliyor. Ne işi var arkeoloğun? Paranın tarihini, Sümerler'de, Etiler'de para neydi, bunu mu araştıracak? Merkez Bankasında kazı mı yapacak? 128 milyar doları mı arayacak orada? Kimsin sen ve sen nasıl oraya gidiyorsun? Kim seni oraya atıyor?" sorularını yöneltti.

AK Parti ve MHP'ye oy verenlerin bayrak ve vatan hassasiyetini bildiğini ifade eden ve onlara seslenen Kılıçdaroğlu, "Haramzadeler eğer devleti ele geçirmişse, devleti soyulacak bir organ gibi görüyorlarsa onlar için vatan ve bayrağın hiçbir önemi yoktur. Hırsızlık mı yaptı, tayin edersin büyükelçiliğe gitsin, az para kazanıyordu biraz daha alsın. Ülkücü, MHP'ye oy veren kardeşim, AK Parti'ye oy veren kardeşim, rüşvetçinin büyükelçi tayin edildiği dünyada bana bir devlet göster. Tek örneği var; Türkiye Cumhuriyeti. O, bizim bayrağımızı temsil ediyor. Hırsızın bayrak temsil ettiği bir ortam olur mu? Böyle bir mantık, devlet, adalet olur mu?" şeklinde konuştu.