Kılıçdaroğlu hükümetin İdlib politikasını eleştirdi: Egemen güçlerin taşeronu

Hükümetin Suriye politikasını eleştiren Kılıçdaroğlu, 'Egemen güçlerin taşeronluğuna saray sosyetesi soyunuyor. Orduyu da kullanıyorlar. Ölen bizim askerimiz. Mitinglerinde kefen bezi giymiş yandaşların seni karşılıyorlardı. Suriye'ye o yandaşlarını gönder. Ellerine silahı ver gitsinler. Fakir fukaranın çocuğunu niye, hangi amaçla gönderiyorsun?' dedi.

Kılıçdaroğlu hükümetin İdlib politikasını eleştirdi: Egemen güçlerin taşeronu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Egemen güçler ateşi elleriyle tutmazlar, maşa kullanırlar. O maşalardan birisi de Erdoğan’ın kendisidir.” dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “saray sosyetesi”nin vatandaşa hesap vermeyi doğru bulmadığını, “vatandaşı, ezilmesi gereken bir sinek olarak gördüğünü” söyledi.

“Saray sosyetesi, TBMM’yi kendi çıkarlarına hizmet eden bir organ olarak görüyor. Meclis’e verilen talimatların AK Parti ile MHP oylarıyla yerine getirileceğini biliyorlar.” diyen Kılıçdaroğlu, halkın ise temiz ve dürüst siyasetle Meclis’te kendi sorunlarının çözümünü beklediğini dile getirdi.

Kılıçdaroğlu, sandığa giden vatandaşın milletvekillerini seçtiğini zannettiğini ancak bunun büyük bir aldatmaca olduğunu savunarak, “Vatandaş, sadece parti liderlerinin seçtiği milletvekili listesine mühür basar. Milletvekillerini millet seçtiği zaman bu ülkeye demokrasi gelir.” şeklinde konuştu.

“Saray sosyetesi”nde hak, hukuk, adalet kavramları bulunmadığını, vatandaşın bu kavramları aramasının ise çok pahalı olduğunu öne süren Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Saray sosyetesinin gözünde, devlet soyulacak bir organ olarak görülür. Devletten dolarla iş ve garanti alanlar, saray sosyetesi gözünde makbul vatandaşlardır. İhale değil, büyük yatırımlar dolarla, garantilerle kendisine tahsis edilmiştir. ‘Sen buradan beslen, ben de besleneyim.’ demiştir. Bunlar vatandaşın değil, sarayın gözünde makbul vatandaşlardır. Sarayın gözünde, milletin anasına küfredecek kadar makbul vatandaşlardır.”

Kemal Kılıçdaroğlu, “saray sosyetesinin, vatandaşın, vergilerinin akıbetini sormasını makbul saymadığını, vergi vermeyi de enayilik olarak gördüğünü” savunarak, “Ne vergisi? Kendi yönettiği ülkeye vergi vermemek için aile boyu Man Adası üzerinden vergi kaçırıyorlar.” dedi.

‘TANK PALET FABRİKASINI PEŞKEŞ ÇEKENLER VATANSEVER OLAMAZ’

Kılıçdaroğlu, Başkentgaz’ın Kızılay’a yaptığı bağışa da değinerek, şunları söyledi:

“Saray sosyetesi vergi ödemez. Ama doğduğu andan itibaren her vatandaş vergisini verir. Hem vergi verir hem saray sosyetesinin makbul adamları olan dolar bazında ihale ve garanti alanların masrafları da vatandaşın sırtına yüklenir. Saray sosyetesi devleti bir çiftlik gibi görür; ‘ye yiyebildiğin kadar.’ Vergiler yetmezse, dışarıdan, içeriden borç alır. O da büyük masraftır, o masrafı da vatandaşın sırtına yıkar. Vatandaş çoğu zaman bunların farkında değildir, çünkü en büyük derdi (Ay başını nasıl getireceğim, taksitleri, doğal gaz faturasını nasıl ödeyeceğimdir.)”

Türkiye’de 20 milyon 521 bin icra dosyası bulunduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “saray sosyetesi”nin bundan haberdar olmadığını dile getirdi.

Bu kişilerde “vatan sevgisi bulunmadığını, bireysel ve saray çıkarlarının esas olduğunu” ileri süren Kılıçdaroğlu, “Tank palet fabrikasını, bedelsiz olarak hiçbir para almadan Katar ordusuna peşkeş çekenler vatansever olamaz. Saray sosyetesine tank palet bağlamında destek verenler de ne milliyetçi ne de vatansever olabilir.” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz hain darbe girişimi ile Beşiktaş saldırısında şehit olanların yakınları ve gaziler için toplanan paraların akıbetini CHP olarak takip ettiklerine dikkati çekerek, “Gözünüzü toprak doyursun. Biz dile getirmesek onu da yiyecekler. Nasıl doymaz adamlarsınız? Allah korkusu yok mu, kuldan utanmıyor musunuz? Pes. İnsan olarak utanıyorum. Devleti yönetiyorlar. Elektrik, pul, uçak paran karşılanıyor. Bari bu şehitlerin parasına dokunma.” dedi.

‘SURİYE POLİTİKASININ MALİYETİ AĞIR OLDU’

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, hükümeti, Suriye politikası konusunda uyardıklarını, Suriye politikasının Türkiye’ye maliyetinin ağır olduğunu söyledi.

Bölgede vekalet savaşları yapıldığını ifade eden Kılıçdaroğlu, “Egemen güçlerin taşeronluğuna saray sosyetesi soyunuyor. Orduyu da kullanıyorlar. Ölen bizim askerimiz. Mitinglerinde kefen bezi giymiş yandaşların seni karşılıyorlardı. Suriye’ye o yandaşlarını gönder. Ellerine silahı ver gitsinler. Fakir fukaranın çocuğunu niye, hangi amaçla gönderiyorsun?” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, resmi olarak 3,6 milyon Suriyelinin Türkiye’ye geldiğini ve bu sığınmacılar için toplam 40 milyar dolarlık harcama yapıldığını vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Emevi Cami’sine 24 saat içinde gidip namaz kılacaklardı, şimdi İdlib’den bir milyon kardeşimiz gelecek, hepimizin gözü aydın. Bu mudur başarı, dış politika, Türkiye’nin itibarı? Saray sosyetesine sesleniyorum: Devleti böyle yönetirsen çıkmaz sokaklarda kaybolup gidersin. Devletin dini adalettir, ehliyetle yönetilir. Sen Dışişleri Bakanlığını tamamen devre dışı bırakıp sarayda bir avuç adamla dış politikayı belirlersen Türkiye’yi böyle açmaza sürüklersin. Egemen güçler ateşi elleriyle tutmazlar, maşa kullanırlar. O maşalardan birisi de Erdoğan’ın kendisidir.”

‘5 KURUŞLUK DAVA AÇTIK’

Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin geçen haftaki grup toplantısında FETÖ’nün siyasi ayağına ilişkin açıklamalarda bulunduğunu hatırlatarak, “söz konusu ifadelerinin Cumhurbaşkanı Erdoğan ve cephesinde büyük yankılar uyandırdığını” ileri sürdü.

Arzu edilmesi halinde 15 Temmuz darbe girişiminden sonraki döneme yönelik de açıklama yapabileceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, geçen hafta yönelttiği 7 soruya yanıt beklediğini söyledi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisine yönelik açtığı davaya ilişkin şunları kaydetti:

“Benimle ilgili 500 bin liralık dava açtı. Çok korktum. Avukatım ‘Biz de dava açacak mıyız?’ dedi. ‘Açacağız.’ dedim. ‘Biz de 500 binlik açalım mı?’ dedi. ‘Adamına göre, 5 paralık dava aç.’ dedim. Avukatım dedi ki ‘Vallahi 5 para yok.’ ‘O zaman 5 kuruşluk olsun’ dedim. Davayı o yüzden 5 paralık değil, 5 kuruşluk açtık. Değeri biraz yükseldi ama idare edeceğiz.”

‘GEZİ EYLEMİ AYDINLANMA HAREKETİ’

Kılıçdaroğlu, İstanbul’da görülen Gezi Parkı eylemlerine ilişkin davaya değinerek, “Gezi eylemini bir baskının ortaya çıkardığı bir aydınlanma hareketi olarak görmemiz gerekiyor. Dolayısıyla gençleri yaptıkları eylemlerde saygı ve sevgiyle karşılamamız gerekiyor. Bir dönemin savcılarının hazırladığı iddianamelerle ki o savcıların bir kısmı kaçtı bir kısmı hapiste; iddianamelerle bizim gençlerimiz, akademisyenlerimiz, sanatçılarımız yargılanıyor. Bunlar doğru değildir. Adalet dediğimiz kavramın içini boşaltmamamız lazım. O nedenle Gezi olaylarının üzerinden çok zaman geçti, çok sayıda gencimiz hayatını kaybetti. Hiçbir zaman gençlerimiz ellerine silah almadılar. Kimisi eline gül kimisi piyano kimisi gitar kimisi saz aldı. Ramazan Bayramında oturdular hep beraber namazlarını kıldılar. ‘Yeryüzü bizim ibadet alanımızdır’ dediler. Bu kadar güzel bu kadar hoşgörülü bir eylemi kalkıp bir darbe eylemi gibi tanımlamak asla doğru değildir” diye konuştu.