Kılıçdaroğlu, İmamoğlu ve Mansur Yavaş'ın adaylığını neden istemediğini açıkladı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 'helalleşme' açılımına ilişkin 'Helalleşme ile hukuk karıştırılıyor. Hukuk ayrı, helalleşme ayrı' dedi. Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda da Ankara ve İstanbul belediyelerinde CHP çoğunluğu olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, 'Siz eğer belediye başkanı olarak seçilmişseniz, bazı sözler vermişseniz o sözleri yerine getireceksiniz.' ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, İmamoğlu ve Mansur Yavaş'ın adaylığını neden istemediğini açıkladı
Kılıçdaroğlu, İmamoğlu ve Mansur Yavaş'ın adaylığını neden istemediğini açıkladı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Habertürk TV'de 'gazetecilerin' sorularını yanıtladı. Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

HELALLEŞME AÇIKLAMASI

"Benim CHP'ye mesafeli olan kesimlerle yaptığım toplantıların sonunda pek çok kişi 'helalleşmemiz lazım' diye güzel temennilerde bulundular. Ben bunu kamuoyuna açık toplantılarda da dillendirdim. Birbirimizi anlamamız gerektiğini, oturup konuşmamız gerektiğini ifade ettim. Kavram biraz benden çok, benim dışımda CHP'ye mesafeli olan kesimlerin dillendirdikleri kavramdı. Güzel bir kavram aslında. Barış, sevgi, hoşgörüye çağrı yapan bir kavram.

Pek çok çevreyle yanyana geldik, konuştuk. Bir televizyon programında ifade ettim, bir gazetede manşet oldu. Benim yaptığım video geniş kitleler tarafından paylaşılınca birdenbire öne çıktı. Biz düşüncelerimizi oturup tartışırız, konuşuruz. Yaptığımız çağrı Türkiye ve insanımız açısından son derece değerli. Varolan sorunlara önyargıyla yaklaşıyoruz, önyargılardan kurtulabilirsek çok güzel şeyler yapabiliriz. Farklı düşünceleri biraraya gelerek tartışabiliriz.

'27 MAYIS KEŞKE OLMASAYDI'

Biz iktidar değiliz. Olaylarda mağdur olanlar var. Roboski'ye milletvekili arkadaşlarımız gitti, güzel bir rapor hazırladılar. Bu bir üstlenme olayı değil. Hak ihlalleri demetinin Türkiye'ye getirdiği açmaz. Yoksa o günlerde CHP iktidarda değil ki. 28 Şubatçılar insanlar adaletle yargılanmadılar. Onların haklarını da savunacağız. Beni severler, sevmezler ayrı bir şey. Haksızlık varsa onun üzerine gitmek zorundayız.

27 Mayıs'ta siyasal idamların yapılması aslında doğru değil. Orada da biz yokuz zaten. İktidara en yakın olduğumuz dönemde askeri darbeler olmuştu. 27 Mayıs olmasaydı ilk seçimde CHP iktidar olacaktı. Ben genel başkan olduğumda ilk ziyaret ettiğim yerlerden birisi Adnan Menderes'in mezarıdır. Celal Bayar'ın mezarına karanfiller bıraktım. Devlet hoşgörü ve engin insan sevgisiyle yönetilir. Kin, intikam, hesabını soracağım vs. Hesabı siyasetçi değil varsa bir suç mahkemeye göndereceksiniz.

27 Mayıs keşke olmasaydı, bunu defalarca söyledim. O dönemde rahmetli İsmet İnönü, idamlar olmasın diye basın toplantısı yaptı, 'Yapmayın' dedi. Cemal Gürsel'e 'Bu idamlar ıyapmayın' dedi, mektup yazdı 'Yaparsanız büyük hatalar olur' dedi. Bu hatalar oldu. Biz bu yaraları deşerek siyaset yapmayalım. Siyasetçiler olarak bunlardan ders çıkarılması gerektiğini bilelim. İkinci yüzyıla nasıl bir Türkiye olarak gireceğiz biz? İşsizliği sona erdiren, maden rafineriler kuran, ihracat yapan, demokratik standartlarını kendi ülkesine getiren. Ben diğer liderlere gelin demokratik standartları kendi özgür irademizle yapalım dedim.

TÜRBANLILARIN KAMUDA YER ALMASINA NASIL BAKIYOR?

Göreceksiniz, en ufak bir şüpheniz olmasın. Hem söyleyip hem yapmamak samimi durmamak demektir. Benim temel özelliğim söylediklerimin arkasında durmamdır. Ben samimi bir insanım. Bu olay beni dahi aştı. Toplumun her kesimi bu olayı tartışmanın dışına çıkarmış durumda. Biz geleceğe yaraları kaşıyarak değil daha güzel bir gelecek inşa edelim diyorum. Yaralar hala açık, ama yapacağız. Çocuklarımız, geleceğimiz için yapacağız. Bir tarafa yazın, gazetecesiniz.

Devlet yönetimindeki temel kural liyakattır. Bir doktoru getirip Merkez Bankası Başkanı yapamazsınız. Tıp fakültesinde dekan yapabilirsiniz. İnşaat mühendisini tarımla ilgili alanda görevlendiremezsiniz. En son iktisatçılar küçük ayrımlarda işbölümüne giden ülke gelişmiş ülkedir tanımı yapıyor. Bizde şu anda Merkez Bankası fiyat istikrarını sağlayan bir kurum olmaktan çıkmış durumda. Fiyat istikrarı görevi Merkez Bankası'na verilmiş durumda. Ama bu görevi yapamıyor. Merkez Bankası'na müdahale ediliyor.

'MERKEZ BANKASI'NIN FİYAT İSTİKRARI SAĞLAMA KAPASİTESİ YOK'

Dün sayın Erdoğan açıklama yapıyor, 'Merkez Bankası bırakın da bağımsız karar versin.' Aynı Erdoğan Meclis'te 'Merkez Bankası Başkanını görevinden aldık, çünkü laf dinlemiyordu' diyordu. Hangi Erdoğan? Dünya kamuoyu Merkez Bankası Başkanının bağımsız olmadığını Erdoğan'ın kendi açıklamalarından dinliyor. Merkez Bankası Başkanı'na görevi TBMM veriyor. Ama Erdoğan bu kanunu iğdiş ediyor. Fiyat İstikrarı Komisyonu kuruldu. Hiç toplandı mı peki? Merkez Bankası'nın fiyat istikrarı sağlama kapasitesi yoktur. Para Politikaları Kurulu'na arkeolog tayin edildi. Tarihi paraları mı inceleyecek orada? Efendim faizi indireceğiz, güzel, asıl yardım etmek istiyorsan, faizi indiriyorsun dolar çıkıyor, doları indirirsen faiz yukarı çıkacak. Faizi devlet alıyor. Yıllık faiz 19.2. Peki 1'e indirsin. Vatandaş borcunu ödeyemeyince yüzde 19.2 faiz alıyorsunuz, indir, sıfır yap. Yetki sende. Faizini düşür götürsün yatırsın. Merkez Bankası'nın faiz indirmesi elinde dolar tutanlara, bankada parası olanlara yarıyor. Köprülere para ödenecek? Kim ödeyecek, halk ödüyor, bizle ödüyoruz. Dolar yükseldi, Avro yükseldi tamam. Peki ne olacak bu milletin hali?

'GÜÇLENDİRİLMİŞ PARLAMENTER SİSTEM DERKEN ESKİYE DÖNMEYİ KABUL ETMİYORUZ'

(Eski cumhurbaşkanlığı profiline geri dönülmesi gerektiğini mi düşünüyorsunuz yoksa yeniden tanımlanması mı gerekir?) Yeniden tanımlanması... Biz güçlendirilmiş parlamenter sistem derken eskiye dönmeyi asla kabul etmiyoruz. Eskinin zaten çok sakıncaları vardı. Dolayısıyla eski sistem doğru bir sistem değil siyasi partiler yasası dahil olmak üzere değiştirilmesi lazım. Parlamento, eski sistemde vesayet altında lider vesayeti altındaydı, oradan da çıkması lazım. Daha demokratik bir yapının olması lazım. Biz şöyle bir cümle kullanıyoruz. Türk hukuk sistemi darbe hukukundan arınmalı, askeri darbelerden sonra çıkan yasalar toplumun demokratik taleplerini karşılamıyor. Dolayısıyla o düzenlemelerin tamamen yasalardan arındırılması lazım.

50+1 TARTIŞMASI

Biz bu sistemin hiçbir yerinde değiliz, olmayız da, asla. Tartışma kendi içlerinde. Sorun, yüzde 50+1 sorunu değil sistem sorunu. Yüzde 20 olsa ne olur? Yüzde 20 ile bir kişiye yetki verdiniz, Türkiye'yi darmadağın edecek. Ne olur yani yüzde 30 verseniz ne olur? Yüzde 75 verseniz ne olur, yüzde 100 verseniz ne olur? Sistem, zaten çürüyen bir sistem, devlette çürümeye, yolsuzluklara yol açıyor. Siz hesabını soramıyorsunuz. Bağımsız yargı yok. Yargıyı siyaset kurumu tayin ediyor. Savcılar görevlerini yapamıyorlar korkudan, devlet memurları görevlerini yapamıyorlar.

MANSUR YAVAŞ VE İMAMOĞLU'NA ADAYLIK YOLUNU KAPADI

Bizim iki büyükşehir belediyesinde Ankara ve İstanbul'da meclis çoğunluğumuz yok. En temel sorunlarımızdan birisi o. Siz eğer belediye başkanı olarak seçilmişseniz, bazı sözler vermişseniz o sözleri yerine getireceksiniz. Cumhurbaşkanlığı bir kişiye endekslenemez. Kurala, devlet aklına, bilgiye endekslenir. Toplum nasıl bir cumhurbaşkanı istiyor, buna bakmamız lazım. Ben milletin sağduyusuna güveniyorum. İttifak nasıl bir cumhurbaşkanı adayı olmasını istiyor. O da çok önemli. Bir anlamda Türkiye'yi selamete çıkaracak ve yeniden inşa edecek, altını özellikle çizeyim bir anlayışa ihtiyacımız var. Milli kurtuluş savaşında nasıl taraflar bir araya geldiyse. Şimdi bozulan devlet çarkının yeniden inşa edilmesi lazım. Katı ideolojinin dışında, çağdaşlığı, demokrasiyi örnek alarak. Herkesi kucaklayarak inşa edilmesi lazım. Bu sistem Türkiye'yi felakete götürüyor. Bu sistemin Türkiye'de ciddi bir beka sorunu yaratacağını söyleyen kişiyim.

'KURULTAYI MUHTEMELEN 2023'E ERTELERİZ'

Kurultayı büyük ihtimalle 2023'e erteleriz. Türkiye seçim atmosferinde partinin kendi içine dönmesini istemiyoruz. Partimiz alanda şu anda. Bazen 30-40 milletvekilleri ile illere gidiliyor, halkın nabzı tutuluyor. Bunu kendi aramızda tartışmış değiliz. Büyük ihtimalle seçimlerden sonra yapacağız."