CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu. Muğla İkizköy’de kömür maden sahasının genişletilmesi çalışmalarına karşı Akbelen Ormanı’nı korumak için mücadele eden vatandaşlarla ilgili konuşan Kılıçdaroğlu, “Akbelen’de kadınlar direniyor. İki yıldır mücadele ediyorlar. Güvenlik güçleri engellemek istedi. Ağacı, doğayı korumak suç mu? Onların mücadelesi toplumun her kesimine örnek olsun” dedi.
Vergilere ve akaryakıta gelen zamlara tepki gösterek Kılıçdaroğlu, “Akaryakıt zamları, vatandaşın cebinden çalınan paradır. Yapılan uygulamayı bir ekonomik soykırım olarak tanımlıyoruz. Bir avuç kişiyi zengin etmek, 85 milyonu bir avuç kişiye hizmet eder hale getirmeyi kabul edemeyiz.” diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, katıldığı televizyon programında PKK elebaşı Abdullah Öcalan’la ilgili yaptığı açıklamaları nedeniyle tutuklanan Gazeteci Merdan Yanardağ ile ilgili ise “Hapishanelerde gazeteciler var. Merdan Yanardağ da hapiste. Üstelik tutuklu, hükümlü değil. Medya üzerindeki baskıları görüyoruz. Basın özgürlüğünde son sıralardayız.” dedi.
Kılıçdaroğlu “Neron Roma’yı yaktı. Erdoğan da Türkiye’yi yakıyor” ifadelerini kullandı.
‘MERKEZ BANKASI’NDA -48 MİLYAR DOLAR VAR’
Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:
“Bütçe açığı… Haziran’da 219 milyar lira bütçe açık verdi. Para yok, harcanıyor. Hazine’nin ödeyeceği kısa vadeli borç, 1 yıldan kısa süre kalan dış borç 207 milyar dolar, tam bir rekor. Neden düne kadar şerefsiz dediklerinin yanına gidip dileniyorlar, arkasındaki gerçek bunlar… Borç olur ama Merkez Bankası’nda da 300 milyar dolar paranız olur, Merkez Bankası’nda -48 milyar dolar var…
‘VERGİ VE ZAM YAPILDI, ONUN DIŞINDA BİR ŞEY YAPILMADI’
Tek kişilik hükümet geldi, yetkiyi aldı ve bu tabloyu değiştirmek istiyor. Ne yapmam lazım diyor, yeni vergiler getirmem lazım diyor. Vergi ve zam yapıldı, onun dışında bir şey yapılmadı. Ek bütçe getirdiler 1,1 trilyon liralık bütçe. Saygın bir kuruluşa göre vergiler geldi, zamlar da geldi, buradan hükûmet 265 milyar lira gelir elde edecek. Mayıstan hazirana devletin borcu 900 milyar lira arttı. Artık devletin yönetilmediğini hepimiz biliyoruz. Bize borç para vermek isteyenler de biliyor. Kimse parasını çöpe atar mı, batmasını ister mi? Limanları vereceksin bana, arsaları, arazileri, kârlı fabrikaları vereceksin, o zaman sana borç veririm diyorlar.
‘AKARYAKIT ZAMLARI VATANDAŞIN CEBİNDEN ÇALINAN PARADIR’
Bu, devleti yönetememenin gerçek bir tablosudur. Akaryakıt zamları, vatandaşın cebinden çalınan paradır. Yapılan uygulamayı bir ekonomik soykırım olarak tanımlıyoruz. Bir avuç kişiyi zengin etmek, 85 milyonu bir avuç kişiye hizmet eder hale getirmeyi kabul edemeyiz. 85 milyonu perişan ediyorsunuz siz.
Dikkat ederseniz alınan önlemler arasında saray harcamaları dolayısıyla israf genelgesi yok, her şey mükemmel! Sarayın itibarı denilerek bir israf genelgesi çıkaramazsınız. Kimse biriktirdiği ya da çaldığı servetin esiri olmamalı, yoksa ülkeyi yönetemezler. Çaldıkları ve biriktirdikleri servetler var, bunların çoğu yurt dışında, o yüzden ülke bu halde. Erdoğan hükûmeti kimlere hizmet ediyor? Dolarla ihale alanlara hizmet ediyor, dolarla fiyat garantisi alanlara hizmet ediyor.
‘SARAYIN TÜRKİYESİ HER TÜRLÜ İSRAFIN KAYNAĞI’
Sarayın Türkiyesi ve vatandaşın Türkiyesi diye iki farklı Türkiye var. Sarayın Türkiyesi’ne bakalım. Erdoğan ailesi var. Beşli çeteler var. Dört beş yerde maaş alanlar var. İhale takipçileri var. Rüşvet alan büyükelçiler var. 10 bin dolar rüşvet alan siyasetçiler var. Sarayın Türkiyesi’nde yaşayanların kira derdi, elektrik parası, yakıt parası, mutfak masrafı, okul masrafı, eğitim masrafı diye dertler yok. Asla ve asla işsizlik yok. Herkes malı götürmekle meşgul. Bir avuç 85 milyon buraya çalışıyor. Sarayın Türkiyesi her türlü israfın kaynağı. Sarayın Türkiyesi’nde oturanlar, vatandaşın kanına ekmek doğrayanlardır.
Vatandaşın Türkiyesini hepiniz biliyorsunuz. Esnaf var, taksici var, düzgün çalışan insanlar var, milyonlarca işsiz var, asgari ücretlisi var. Kira var, sürekli artıyor. Elektrik, su, doğalgaz fiyatları var. Şimdi okullar açılacak başka bir yangını o zaman göreceğiz. Vatandaşın Türkiyesi, sarayın Türkiyesine çalışıyor. Bazen vatandaşlar şöyle derler; “Biz bunları yaşıyoruz da, siz ne öneriyorsunuz?”
Söyledik, bir daha söylüyorum. Bu soygun düzenine son vereceksiniz. Akıl var, mantık var, adalet var, ekonomi var. Dolarla verdiğin garantilerin tamamını Türk lirasına çevireceksin kardeşim. Bu kadar açık. Köprüden niye dolarla geçiyoruz? Bahçeli’ye bir gönderme yapalım. Benim bildiğim milliyetçiler Türk lirası tarafındadır. Dolarla niye geçelim.
‘MAHKEME BAŞKANINI TEHDİT ETTİ Mİ?’
Değerli arkadaşlarım. Bütün bunların temelinde adaletsizlik yatıyor. Hakim, hukukun üstünlüğüne göre karar verir. Gazeteci Barış Terkoğlu, ki medya dünyasının saygın Barış’larından birisidir. İkisi de Türkiye gerçeklerine katkı vermişlerdir. Barış Terkoğlu 10 Temmuz’da bir yazı yazdı. Yargıdaki bozulmayı anlattı ve o yazı karşısında bekledik ki Adalet Bakanlığı’ndan bir açıklama gelir, ‘böyle bir şey yoktur.’ diye. Bu yazı çok önemli ama şu an adeta sahipsiz. Bu yazıdaki soruları bir yazı haline getirdim.
Önceki Adalet Bakanı Bozdağ döneminde HSK 1. Daire Başkanı Halil Koç ve bakan yardımcısı Hasan Yılmaz, seçimlerden önce nisan ayında İstanbul 10. Ticaret Mahkemesi Başkanı Ramazan Acar’ı kendileriyle görüşmek üzere çağırdılar mı?
Ankara’da yapılan görüşmede Halil Koç ve Hasan Yılmaz, Mahkeme Başkanı Ramazan Acar’ı tehdit etti mi, etmedi mi? Davanın mutlak firma lehine sonuçlanması lazım. O yüzden 3 Mayıs’ta mutlaka karar vermenizi istiyoruz. Davanın karar aşamasına gelip gelmemesi hiç önemli değil’ diyorlar. Bu nasıl bir hukuk anlayışı?
Neron Roma’yı yaktı, Erdoğan Türkiye’yi”
Chp nin ateşini kim yakıyor peki sayın Kılıçdaroğlu?
Turkiye’yi yakan Tayyib degil. Sensin, ve senin chapen.
sen iktidara gelince aynısını yapmayacak mıydın? demek ki Erdoğan senden kıskanmış.