Kılıçdaroğlu'ndan Bahçeli'ye 'bölücülük' yanıtı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 'Kılıçdaroğlu elini vicdanına koysun, söylesin; kimin yanındadır, bölücülüğü mü destekliyor yoksa Türkiye'nin yanında mı yer alıyor?' sorusuna CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'dan yanıt geldi. Kılıçdaroğlu 'Ben ve arkadaşlarımız ve bütün dostlarımız Türkiye'nin birliğinden ve bütünlüğünden yanayız' ifadelerini kullandı. 

Kılıçdaroğlu'ndan Bahçeli'ye 'bölücülük' yanıtı

CHP lideri Kılıçdaroğlu, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu, siyasi partilerin kapatılmasını doğru bulmadıklarını belirterek, "Siyasi partileri kapatmak, onları farklı şekillerde topluma tanıtmak ya da terör örgütleriyle onları bağlantılaştırmak asla doğru değil. Varsa böyle bir şey devletin savcısı, hakimi devreye girer; ama bu iş bir siyasi talimatla yapılırsa o doğru değil. Haksızlık kime yapılırsa yapılsın, kimin için olursa olsun; haksızlığa karşı çıkmak, insan olarak bizim görevimizdir. Demokrasilerde en büyük hakem halktır, millettir" dedi.

'SİYASİ OTORİTE YARGIYA TALİMAT VERMEMELİ'

HDP İzmir İl Başkanlığı'na yapılan saldırıya tepki gösteren Kılıçdaroğlu, "Psikolojik sorunları olan birisinin eline nasıl silah veriyorsunuz, nasıl sıkıştırıyorsunuz? Bu kişi 2016 yılından beri tedavi görüyor. Buna 'sağlam' raporunu kim verdi? Psikolojik tedavi gören kişiye 'sağlam' raporunu nasıl veriyorsunuz? Öfkenin, intikam duygusunun olmadığı bir Türkiye'de yaşamak istiyoruz. Haksızlık kimden gelirse gelsin karşı çıkacağız. Yargının bağımsız olması lazım. Siyasi otorite yargıya talimat vermemeli. O zaman yargı bağımsız olmaz. Demokrasi konusunda hepimizin duyarlı olması lazım. Bizim gibi düşünmeyenler için de demokrasi istemeliyiz. Belediye başkanı arkadaşlarıma da söyledim, İzmir benzeri provokasyonlar olabilir. Sizin göreviniz halkı sükunete davet etmektir. İzmir'deki kişi silahlı saldırı düzenliyor. Psikolojik sorunları olan birisinin eline nasıl silah veriyorsunuz? Herhalde savcılar bunu da inceleyecektir" diye konuştu.

'MKE'Yİ SATMAYA KALKACAKLAR'

AKP milletvekillerinin imzasını taşıyan, Makine Kimya Endüstri Kurumu'nun (MKEK) anonim şirketi olmasını düzenleyen teklife karşı çıktıklarını belirten Kılıçdaroğlu, "Makine Kimya hangi gerekçe ile anonim şirketi oluyor? Her şeyi satarak bugüne geldiler. Şimdi satacak çok az şey kaldı. MKE'yi satmaya kalkacaklar. Tank paleti Katar ordusuna peşkeş çektiler. Anadolu'nun ortasında kurulan ilk entegre silah fabrikasıdır. Silah ve mühimmat üretiyor. Cumhuriyetin ilk yıllarında kurulan ve gelişmesini sağlayan bir kurumdur. Hangi gerekçeyle anonim şirkete çeviriyorsun? Kırıkkale'de bu fabrikalar kurulurken burası 12 hanelik köydü, şimdi il oldu. Bu Erdoğan tayfası cumhuriyetten intikam almak istiyor. Silah fabrikalarını birilerine pazarlamak istiyorlar. Paraya doymadınız mı, dolarlara doymadınız mı? Her seçimde gittiniz, oylarınızı verdiniz eğer anonim şirkete dönmesin, diyorsan bir tek adresin var; CHP. MKE Genel Müdürlüğü'nü de Kırıkkale'ye taşıyacağız" dedi.

‘FETÖ BORSASI DENİLEN ŞEY BUDUR’

"Mafya ile siyasi ilişkileri götüren" bir televizyon yorumcusunun yaptığı açıklamaya şaşırdığını anlatan Kılıçdaroğlu, bu açıklamaları okurken, "Acaba doğru mu?" dediğini belirtti. Kılıçdaroğlu, "(Bir daha siz bakın. Böyle bir şey söylemiş mi söylememiş mi) diye. 'İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya, masum olduğuna inandığım binlerce kişinin dosyasını götürdüm. Dedim ki; bu insanlar eğer masum çıkmazsa hesabını benden sorun. Araştırmalar yapıldı. Hepsinin bir iftiraya kurban gittiği ortaya çıktı, hepsi görevlerine iade edildi...' Savcı mısın hakim misin avukat mısın? Nereden biliyorsun bunların mağdur olduğunu? Binlerce dosya hangi dosyalar?" diye sordu.

"FETÖ borsası" denilen şeyin de bu olduğunu öne süren Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hakim var mı bu işin içinde; yok. Savcı var mı; yok. Avukat var mı; yok. Bir kişi var o da bütün kara işlere, siyasetçilerle yeraltı dünyası arasındaki ilişkileri kuran birisi. Parasız hiçbir iş yapmaz. 'Binlerce dosyayı aldım, Süleyman Soylu'ya götürdüm.' Hepsini kurtardı Süleyman Soylu. Bedava mı yaptı? Biz sizin ne kadar aç olduğunuzu bilmiyor muyuz? Sizin ne kadar açgözlü olduğunuzu bilmiyor muyuz? Yargının bu kadar kirlendiğini, bu kadar devre dışı bırakıldığını hiç görmemiştim. Bir de OHAL İnceleme Komisyonu var sözde. Niye kurdunuz ki? Bu adamı getirin onun başına. Hepsini zaten serbest bırakacak. Hepsini bırakır. Gariban olan, parası olmayan insanların hepsi hapiste. Harp Okulu öğrencilerinin ne günahı var? Paraları yok, aileleri fakir. Paraları olsa onlar da götürecekler dosyayı, verecekler, onlar da fazla değil, üç gün içinde hepsi çıkar."

‘ÇİFTER ÇİFTER MAAŞ ALAN BESLEMELERİNDEN RAHATSIZ OLMUYOR DA MÜZİKTEN RAHATSIZ OLUYOR’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, kabine toplantısı sonrası yaptığı müzikle ilgili açıklamalarına tepki gösteren Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Erdoğan müzikten rahatsız olmuş. Çifter çifter maaş alan beslemelerin var. Bundan rahatsız olmuyorsun da müzikten rahatsız oluyorsun. Devleti soyanlardan rahatsız olmuyorsun ama müzikten rahatsız oluyorsun. Her ay 10 bin dolar rüşvet alan siyasetçiden rahatsız olmuyorsun ama müzikten rahatsız oluyorsun. Akıl alacak şey değil.

Sanatçılara görev düşüyor. Müzik sanatçılarına ve onların örgütlerine. Çıkıp konuşmaları lazım. Eğer onların örgütleri konuşmuyor da korkuya teslim oluyorlarsa onlar zaten sanatçı değil. Sanatçı dediğiniz kişi korkuya teslim olmayan kişidir, yiğit kişidir. Sözünün arkasında duran kişidir, sanatçı budur. Sanattan, sanatçıdan ve müzikten rahatsız olan Erdoğan'ı gençlere teslim ediyorum. Önümüze sandık gelecek. Gençler gereğini yapacaklar. Yürekten inanıyorum. Bu ülkenin gençleri, bu ülkenin umudu, bu ülkenin özgürlüğünü savunan, rahat yaşamayı ilke edinen gençleri bu hortumculara, bu zalimlere gerekli dersi verecektir. Yürekten inanıyorum."

'KİM BÖLÜCÜ, KİM MİLLİYETÇİ'

CHP lideri Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin grup toplantısındaki konuşmasına da cevap vererek, "'Kılıçdaroğlu elini vicdanına koysun, söylesin; kimin yanındadır, bölücülüğü mü destekliyor yoksa Türkiye'nin yanında mı yer alıyor?' diye sormuş. Önemli bir soru. Ben ve arkadaşlarımız ve bütün dostlarımız Türkiye'nin birliğinden ve bütünlüğünden yanayız. Biz, şanlı ordumuzun tank-palet fabrikası Katar ordusuna peşkeş çekilirken itiraz eden, sen alkışlayan kişiydin. Biz kendi vatan topraklarını ve Süleyman Şah Türbesi'ni ve Türkiye Cumhuriyeti bayrağını kaçırıp, toprağı düşmana teslim edenlerden yana değiliz. Biz şanlı bayrağımızı 1 hafta içinde yerine dikmekten yanayız. Peki sen? Kaçanları, bayrağı indirenleri alkışladın. Kim bölücü, kim milliyetçi, kim ülkücü?" diye konuştu. 

Devleti yöneten bir kişinin mal varlığı dolayısıyla tehdit edilmesini, ayrıca onun sessiz kalmasını da içlerine sindiremeyeceklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Devletin en tepesindeki kişi, bütün sırlarına vakıf bir kişi mal varlığı dolayısıyla tehdit ediliyor ve sesini çıkarmıyorsa o kişi artık Türkiye Cumhuriyeti Devleti için bir milli güvenlik sorunudur, sen o sorunun yanındasın. Biz ve dostlarımız adaletten, kul hakkından yanayız, haramdan, yolsuzluklardan yana değiliz." dedi.

‘BİR ESNAFIN, GARİBANIN DERDİNİ DİNLEDİN Mİ SAYIN BAHÇELİ?’

Bahçeli'nin, her ay 10 bin dolar rüşvet alan siyasetçiyi hiç merak edip etmediğini soran Kılıçdaroğlu, "Bir esnafın, bir garibanın derdini dinledin mi Sayın Bahçeli, bir çiftçiye gidip de 'nasılsın' dedin mi Sayın Bahçeli? Ama biz, eli yağlı olan tornacı ustasının 'elini uzat kardeşim, senin elini sıkmak benim için şereftir' diyen bir gelenekten geliyoruz." ifadelerini kullandı.

"Vatanın birliğini ve bütünlüğünü sen mi savunuyorsun ben mi savunuyorum?" sorusunu yönelten CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, "Hiç düşündün mü Sayın Bahçeli; 83 milyon kişi Londra'daki bir avuç tefeciye hizmet eder hale getirildi. Türkiye'nin mali bağımsızlığını hiç düşündün mü? Düyun-u Umumiye İdaresi gibi Borçlar Genel Müdürlüğü kuruldu. Sen bunu biliyor musun? Bilemezsin. Beslemelere alkış tutanlar, bayrağı indirip kaçanlar, egemen güçlere teslim olanlar Türkiye'nin özgürlüğünden, bağımsızlığından söz edemezler. O sözü biz söyleriz, o mücadeleyi biz yaparız, o kavgayı biz yaparız. Çünkü biz Cumhuriyet Halk Partisiyiz." değerlendirmesinde bulundu.

Kılıçdaroğlu, yabancı uyuşturucu kaçakçılarına Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı verildiğini iddia ederek, Bahçeli'ye, bunu bilip bilmediğini de sordu.

Kendisinin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığının saygınlığını koruduğunu ancak Bahçeli'nin o saygınlığı yok etmek isteyenlerin yanında durduğunu öne süren Kılıçdaroğlu, konuşmasını, "Hangi devlet 250 bin dolara vatandaşlarını pazarlar. 250 bin dolara vatandaş oluyorsun Türkiye'de. Ne olursan ol. Bu mudur milliyetçilik, yeni bir milliyetçilik tanımı yapıldı da bizim mi haberimiz yok? Yeni bir vatanseverlik tanımı yapıldı da bizim mi haberimiz yok? Bayrağı indirip kaçacaksın, alkışlayacaksın, dönüp bana soracaksın, 'sen milliyetçi misin, sen bayraktan, vatandan yana mısın?' Hadi canım, hadi canım. Siz geçiniz bunları." sözleriyle tamamladı.