CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM grup toplantısında konuştu. CHP lideri, iktidarın uyguladığı ekonomi modelini “soykırım ekonomisi” olarak nitelendirirdi. Son zamlarla ilgili açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, “Döviz kurundaki 1 liralık artışın devlete yükü 145,5 milyar lira. O yüzden Türkiye ekonomik olarak teslim alınmış vaziyette” dedi.
MHP lideri Devlet Bahçeli’nin emeklilere yapılan maaş zammını yeterli bulmadığına yönelik açıklamalarına da yanıt veren Kılıçdaroğlu, “Elinden tutan mı var? Verirsin kanun teklifi, biz de destekleriz. Getirir mi? Saray’dan izin alması lazım. Bakmayın ‘Biz ayrı partiyiz’ dediklerine.” ifadelerini kullandı.
Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın “Önce gelin Türkiye’nin Avrupa Birliği’nde önünü açın, ondan sonra biz de Finlandiya ile ilgili nasıl onun önünü açtıysak, İsveç’in de önünü açalım” diyerek NATO’ya sunduğu şartla ilgili de konuştu.
‘AK PARTİ’YE OY VEREN VATANDAŞLARIN VİCDAN MUHASEBESİ YAPMASI LAZIM’
Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satır başları şöyle:
Vatandaşlarımın zor durumda olduğunu biliyorum. Neden sesiniz daha gür çıkmıyor diye sitem ettiklerini de biliyorum. Biz sesimizi çıkaracağız, ama 25 milyonu artırmak şartıyla. Bugün şikâyet eden, AK Parti’ye oy veren kardeşimi birinin ziyaret etmesi lazım. Diğer arkadaşımın da konuşması lazım. Vatan sadece benim vatanım değil, hepimizin vatanı. Tarihin bize yüklediği bir sorumluluk var. Benim sıkıntım varsa, benden zor durumda olan vatandaşın da sıkıntısı var. O zaman o sıkıntıyı bile bile kendisine verilen sözlere kanarak ve ‘Biz size çok güzel Türkiye armağan edeceğiz’ diye yola çıkıp soykırım ekonomisi uygulayan siyasal iktidara asıl oy verenlerin ders vermesi lazım. Onların seslerini yükseltmesi gerekir. Ak Parti’ye oy veren kardeşlerimin vicdan muhasebesi yapması gerekir.
‘CEZAEVLERİ TIKA BASA DOLU’
Cezaevlerimiz tıka basa dolu. Siyasi gücü olanlar adamını bulup çıkıyorlar. Gazeteci yazdıktan sonra yeniden cezaevine koyuyorlar. Milletvekili Can Atalay hâlâ içeride. Merdan Yanardağ… Mahkumiyet kararı yok hakkında, ama içeride. RTÜK, TELE1’e ceza yağdırdı. Bunlar, antidemokratik ülkede karşılaştığımız olaylardır. Bizi yıldırmayacak. Bu ülkeye demokrasiyi getirmek için mücadelemizi sürdüreceğiz.
‘BIDEN TELEFON ETTİ, ERDOĞAN 180 DERECE DÖNDÜ’
İsveç’in NATO’ya üyeliği dolayısıyla terör örgütü mensuplarını koruduğu, ülkesinde tuttuğu için Türkiye ‘biz NATO’ya üyeliğini kabul etmiyoruz’ dediler. ‘Asla üye olamazlar’ diye açık ve net ifadeler kullanıldı. İsveç, geri adım atmadı. Bizim kutsal kitabımız Kuran’ı yaktılar. Ona da iktidar kanadı yeterince tepki göstermedi. Biden telefon etti Erdoğan’a. Erdoğan birdenbire 180 derece döndü, ‘İsveç’in NATO’ya girişine evet diyeceğiz, Meclis’e getireceğiz’ dedi. Bir devlet böyle yönetilir mi? Dün söylediğinizi bugün neden inkar ediyorsunuz? Bir devlet böyle yönetilmez. Bunlar teröristleri hala koruyorlar mı? Sen dün Hayır dedin, bugün neden evet diyorsun.
‘AB’NİN YOLU DEMİRTAŞ’TAN GEÇİYOR’
Dünyadan haberi yok orası NATO, Avrupa Birliği değil. Avrupa Birliği’ne seni yıllardır çağırmıyorlar. Bizi Avrupa Birliği’ne alacaklarsa demokratik standartlar var. Kendi ülkene demokrasiyi getiriyor musun?
Demokrasinin ve AB’nin yolu, Can Atalay, Osman Kavala, Merdan Yanardağ, Hakan Altınay, Mücella Yapıcı, bunlardan geçiyor. Bunları serbest bırakacak mısın? Yine AB’nin yolu Demirtaş’tan, Emine Şenyaşar’dan geçiyor. Bunları yapacağına söz verdin mi? AB’nin yolu Diyarbakır’da tutuklu gazetecilerden, Cumartesi Anneleri’nden geçiyor.
‘YEREL SEÇİMLERDEN SONRA FAİZLERİ PİK YAPTIRACAKLAR’
Bu memlekette adalet vardır’ diyen varsa gelsin beni görsün, beni ikna etsin. Bu memlekette adaletin olmadığını herkes biliyor. Tek başlarına iktidar oldular. O zaman devletin Hazinesi en azından toparlanmıştı. Fabrikaları sattılar. Cumhuriyet’in kurduğu fabrikaları sattılar ve bu paraları ne yaptılar hala hesap veren yok. Devlet şimdi gırtlağına kadar borçlu. Sonra Duyun-u Umumiye kabinesi kuruyorsun. Şimdi satacak bir şey kalmadı.
Körfez ülkelerine gittiler para dileniyorlar. Hiçbir ahlaklı yatırımcı buraya yatırım için gelmez. Vurgun için yabancı sermaye faizin yükselmesini bekliyor. AK Parti’ye oy veren vatandaşlarımız, faizi yükseltmezler diyebilir. Yerel seçimleri bekliyorlar. Yerel seçimlerden sonra faizleri pik yaptıracaklar. Erdoğan çok sık tekrar etmişti: Borç alan emir alır.
DEVLET BAHÇELİ’YE: ELİNDEN TUTAN MI VAR
Bahçeli emekli zammıyla ilgili açıklama yapmış. Elinden tutan mı var? Verirsin kanun teklifi, biz de destekleriz. Getirir mi? Saray’dan izin alması lazım. Bakmayın ‘Biz ayrı partiyiz’ dediklerine. Milletçilik ayrı bir şeydir. Milliyetçilik sıradan bir kavram değildir. Kendi halkının hakkını savunmaktır milliyetçilik.
‘EKONOMİK SOYKIRIM PROGRAMI’
Döviz kurundaki 1 liralık artışın devlete yükü 145,5 milyar lira. O yüzden Türkiye ekonomik olarak teslim alınmış vaziyette. Bu parayı 85 milyon ödüyor, bir avuç kişi hariç. Bu ekonomik soykırım programı kimin işine yarıyor sayacağım:
1-Erdoğan’dan dolarla ihale alanlar, biz bunlara beşli çete diyoruz. Hepsi kâr ediyor.
2-Dolarla gelir garantisi verilenler.
3- Dolarla devlete borç para verenler. Biz buna ilk günah diyorduk. Kendi ülkesinin parasını göz ardı edip başka ülke parasıyla borç almak.
4-KKM sahipleri… Bunlara ayrıca vergi avantajı da sağlamış durumda.
5-Yurt dışından borç alıp, borca devlet hazinesini garanti gösterenler.
O yüzden bu, 85 milyonu etkileyen bir ekonomik soykırım programıdır. Bu 5’li grup, soykırım ekonomisinin baş aktörüdür, hamisi de Erdoğan’dır.”
Sayın Kılıçtaroğlu
Ana muhalefet partisi senin partin. Teklifi sen ver. Bizde millet ittifakına verdiğimiz oyları zam vermezlerse geri alalım.
Bahçelinin söylemi ve teklifi , emekliler tarafından taktirde karşılanıyor. Teklifinin arkasında durmaz ise aynı tepkimiz MHP içinde geçerlidir.
muhalefet olarak o teklifi vermek senin görevin değil mi