Kılıçdaroğlu’nun danışmanıyla binden fazla görüşme yapmıştı… CHP’den ‘Enver Altaylı’ açıklaması

CIA bağlantılı eski MİT'çi Enver Altaylı ile Kılıçdaroğlu'nın danışmanı Rasim Bölücek arasında bin 159 telefon görüşmesi yapıldığı ortaya çıkmıştı. Bu ilişki CHP Sözcüsü Faik Öztrak'a soruldu. Öztrak, 'Bu partide çalışan hiçbir kişi, vatan haini olmaz' dedi.

Kılıçdaroğlu’nun danışmanıyla binden fazla görüşme yapmıştı… CHP’den ‘Enver Altaylı’ açıklaması

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında parti genel merkezinde toplandı.

Toplantı sürerken CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak açıklamalarda bulundu.

“FETÖ’den tutuklu eski MİT mensubu Enver Altaylı iddianamesinde Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun danışmanının da (Rasim Bölücek) ismi geçiyor. Buna ilişkin değerlendirmeniz olacak mı?” sorusuna karışılık Öztrak, “Rasim Bey zaten gerekli açıklamaları yaptı, benim bu açıklamalara ilave edilecek bir sözüm yoktur ama şunu söylemeyi görev bilirim, bu partiye mensup ya da bu partide çalışan hiçbir kişi, vatan haini olmaz, darbecileri desteklemez. Rasim Bey de hiçbir şekilde darbeyi, darbecileri desteklemez” iddiasında bulundu.

SİYASİ ŞOV

Her deprem sonrasında yaşanan sahnelerin, Elazığ depreminde de tekrarlanmasının üzücü olduğunu belirten Öztrak, deprem için milletten toplanan vergilerin nereye harcandığının konuşulması gerektiğini vurguladı.

Öztrak, depremin önlenemeyeceğini ancak önlem alınarak depremin hasarının, can kayıplarının en aza indirebileceğini, bunun da siyasetin ve siyasetçinin işi olduğunu söyledi. Öztrak, dünyanın tüm demokratik ülkelerinde iktidar sahiplerinin böylesi acı zamanlarda eleştiriye, tenkite açık olmak zorunda olduğunu belirtti.

1999’da yaşanan depremlerin ardından geçici bir süre için özel iletişim vergisi getirildiğini, bu verginin daha sonra AK Parti iktidarınca 2004’ün hemen başında sürekli kılındığını hatırlatan Öztrak, verginin kalıcı hale getirildiği 2004 ile 2019 arasında 65 milyar lira toplandığını kaydetti.

Öztrak, deprem vergileriyle can kaybını ve tahribatı önlemek için neler yapıldığını soran vatandaşa iktidarın bunu kızmadan, tehdit etmeden açıklamak zorunda olduğunu dile getirdi.

MİLLET SORUNCA SORUŞTURMA AÇILIYOR

Meclisin bunu üç ay önce de tartışmak istediğini, geçen ekim ayında, Türkiye’nin depreme hazırlık durumunun araştırılması için TBMM’ye verilen önergenin AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildiğini kaydeden Öztrak, “Türkiye’nin depremlere hazırlık durumunu depremden önce tartışmayalım, depremde tartışmayalım, depremden sonra da tartışmayalım peki ne zaman tartışacağız? Millet deprem paralarını sorunca iktidar, ‘siyaset yapmayın’ diyor. Bunu soranlara da soruşturma açılıyor ama bakıyoruz iktidar deprem enkazında dahi siyasi şovu ihmal etmiyor.” diye konuştu.

KURTULMUŞ HANGİ SIFATLA KONUŞUYOR

AKP Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş’un, bugün bakanların basın toplantısında depremde alınan önlemlerle ilgili konuştuğunu anımsatan Öztrak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sayın Kurtulmuş hangi sıfatla bakanların basın toplantısına katılıyor, hangi sıfatla konuşuyor? Tam bir parti devleti uygulaması. Dert, algıyı yönetmek. Sağ olsun derdin algıyı yönetmek olduğunu da Elazığ Valisi, açık seçik ifade ediyor. O kadar acı var, insanlar yaşamını kaybetmiş. Sayın Vali, ‘Algı çok iyi’ diyor. Algı yönetmek için penguen basını deprem bölgesinde seferber edilmiş. Tabii algı yönetimi dediğimiz zaman AK Parti Genel Başkanını da ihmal edemeyiz.

ERDOĞAN’IN ZİYARETİNE TEPKİ

Deprem bölgelerinde çalışmaların aksamaması için protokolün deprem bölgesine hemen gitmemesi genelde kabul gören bir yaklaşımdır. Orada çalışanlar göçük altındakileri mi kurtaracak, protokolle mi ilgilenecek? Fakat bakıyoruz, Erdoğan çalışmaların sürdüğü alana yanında bir VIP ordusuyla girmiş. Bir de nasılsa denk geliyor, aynı anda göçük altından bir depremzede çıkarılıyor. Erdoğan’ın tam önünden geçiriliyor. O sırada da kameralarla görüntüler alınıp, basına servis ediliyor. Deprem, siyasi şov konusu yapılmayacak kadar ciddi bir iştir.”

KRİZ MASASI KURULSUN

Öztrak, Türkiye’nin neredeyse tamamının deprem riski taşıdığının, bu gerçekle depremler yaşanmadan yüzleşilmesi ve tüm gelişmiş ülkeler gibi tedbir alınması gerektiğinin altını çizdi.

Bina envanterinin, depreme dayanıklılık durumunun bir an önce tespit edilmesi, kentsel dönüşümün rant için değil, depremin etkilerinin en aza indirilmesi için kullanılması gerektiğini vurgulayan Öztrak, başta İstanbul olmak üzere depremler için şimdiden kriz masası oluşturulmasının, deprem için yapılan kriz senaryolarının gözden geçirilmesinin önemine işaret etti.

‘NEDEN MERKEZ BANKASININ PARALARINA PEŞİNEN EL KOYUYORSUNUZ?’

Kış aylarıyla beraber milletin doğal gaz ve elektrik faturalarının kabardıkça kabardığını savunan Öztrak, doğal gaz faturalarının, “doğal gaz büzüşmesi var” denilerek şişirildiğini ileri sürdü.

Öztrak, uzun bir aradan sonra sendikaların ilk defa greve gitmeye hazırlandığını, işverenin de buna lokavt kararıyla karşılık verdiğini söyledi.

“Saray iktidarı, seçimde harcamak için Merkez Bankası karına 2019 başında el koymuştu.” diyen Öztrak, temmuz ve ağustos aylarında Merkez Bankasının ihtiyat akçelerine de el konulduğunu ileri sürdü. Öztrak, bu şekilde iktidarın geçen yıl Merkez Bankasından 78 milyar lira kullandığını savundu.

‘MERKEZİ YÖNETİM’ DERKEN…

“CHP yöneticilerinden ‘merkezi yönetim’ ifadeleri duyulmaya başlandı. Merkezi yönetim ifadesiyle ne kastedilmeye çalışılıyor?” sorusunu Öztrak, “Deprem vergilerini kim topluyor? Belediyeler mi? Hayır. Merkezi yönetim. Merkezi yönetimden kastımız, Ankara. Biz de soruyoruz, Ankara deprem nedeniyle topladığı vergilerle ilgili olarak hangi önlemleri alıyor? O nedenle merkezi yönetim diyoruz.” şeklinde yanıtladı.