Kırım zirvesinde 'Kıbrıs' detayı... ‘Rumlarla ne işimiz var!’

Kırım’ın ‘geri alınması’ konusunun ele alındığı ‘Kırım Platformu’ zirvesine Güney Kıbrıs Rum yönetimi de ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ ismiyle katıldı. Türkiye’nin ‘Dışişleri Bakanı’ düzeyinde temsil edildiği zirveyi değerlendiren Prof. Dr. Hasan Ünal, ‘Tanımadığımız Rum kesimi ile aynı toplantıda bir araya gelmek doğru değil. Rumlarla ne işimiz var!’ dedi.

Kırım zirvesinde 'Kıbrıs' detayı... ‘Rumlarla ne işimiz var!’

VERYANSIN TV             

Kırım Platformu zirvesi dün Kiev’de Ukrayna’nın girişimiyle gerçekleştirildi. Zirvede Kırım’ın ‘geri alınması’ konusu ele alındı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun da yer aldığı zirvede 40’tan fazla ülkeden katılım oldu. 

Moskova’dan zirveye sert tepki gelmiş, son olarak Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov “Elbette bu, yapay olarak oluşturulmuş Rusofobik bir eylem. Günümüzde Ukrayna'da varlık gösteren ultra radikal neo-Nazi tezahürlerinin ekmeğine yağ sürmek için bu eğilimleri yapay olarak sürdürmeye çalışacaklar" açıklaması yapmıştı.

İlgili haber: Çavuşoğlu da katılmıştı... 'Kırım' zirvesine Rusya'dan sert tepki

Zirvede kamuoyunun gözünden kaçan bir detay ise dikkat çekti. 

Çavuşoğlu’nun katıldığı zirveye Türkiye’nin tanımadığı Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak büyükelçilik seviyesinde katıldı. 

Söz konusu toplantıyı Veryansın Tv’ye değerlendiren Maltepe Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Hasan Ünal “Tanımadığımız Rum kesimi ile aynı toplantıda bir araya gelmek doğru değil. Rumlarla ne işimiz var! Ayrıca ince bir ayrıntı var. Yunanistan ve Rum kesiminin büyükelçi düzeyinde katıldığı toplantıya biz dışişleri düzeyinde katılıyoruz.” dedi.

Rusya’nın zirveye sert tepki gösterdiğini hatırlatan ve toplantıya katılan ülkelerin Türkiye’yi Kıbrıs’ta işgalle suçladığını belirten Ünal, “Kıbrıs konusunun Batı’yla çözülebileceği düşünmek abesle iştigaldir. Bu sorunu çözmenin başlangıcı Rusya’yla ile diyalogdan geçer. Çünkü Batı’nın dayattığı tek devlet çözümü Rusya’nın da aleyhinedir. Zira Kıbrıs, NATO ve AB toprağı olacaktır.” ifadelerini kullandı.

'TÜRK DIŞ POLİTİKASI TUTARSIZ...'

Ünal şunları söyledi:

"Kırım Platformu zirvesi Türk dış politikasındaki dağınıklığı ve tutarsızlığı gösteriyor. Amaçsız bir görüntü sergiliyor. Oysa 20 Temmuz günü KKTC’de Erdoğan’ın önemli açıklamaları vardı. ‘Bizim politikamız iki devlet politikasına dayanmaktadır’ dedi. Doğru ama bunu diyorsanız bu doğrultuda adımlar atmanız gerekiyor.

ZİRVEYE KATILAN ÜLKELERİN KIBRIS SİCİLİ

Ancak ‘Kırım’ toplantısında olduğu gibi son dönemde Türkiye sık sık Kıbrıs çıkarlarımızın karşısında yer alan ABD ve Batılılarla bir araya geliyor.  Bu ülkeler resmi açıklamalarında bizi Kıbrıs’ta işgalci olarak görüyor. İki devletli çözüme şiddetle karşı çıkıyorlar. Türkiye’nin katıldığı Kırım Platformu’ndaki ülkelerde de bu yaklaşım var.

TOPLANTIYA RUM KESİMİ DE KATILDI

Ayrıca toplantıda dikkat çeken bir diğer husus Rum kesiminin de 'Kıbrıs Cumhuriyeti' sıfatıyla toplantıya katılması. Tanımadığımız Rum kesimi ile aynı toplantıda bir araya gelmek doğru değil. Ayrıca ince bir ayrıntı var. Yunanistan ve Rum kesiminin büyükelçi düzeyinde katıldığı toplantıya biz dışişleri düzeyinde katılıyoruz.

Bu ülkeler Rusya’yı tahrik etmemek niyetiyle muhtemelen büyükelçi düzeyinde katılıyor. Moskova’ya ‘NATO ve AB üyesi olarak bunu yapmak zorundayız, ancak en düşük düzeyde katılıyoruz’ mesajı veriliyor. Peki biz niye Rusya’nın bizim yanımızda olmasını önemsemeyerek, ‘düşmanca bir girişim’ olarak ifade ettiği toplantıya dışişleri düzeyinde katılıyoruz?

‘KIRIM’ TAVRI RUSYA İLE KIBRIS DİYALOĞUNU ETKİLER

Buradan ne elde etmeyi umuyoruz?

Suriye, Kırım ve Kıbrıs konularında Rusya ile neden paket bir diyalog içine girmiyoruz? Kıbrıs konusunu Batı’yla çözülebileceği düşünmek abesle iştigaldir. Bu sorunu çözmenin başlangıcı Rusya’yla ile diyalogdan geçer. Çünkü Batı’nın dayattığı tek devlet çözümü Rusya’nın da aleyhinedir. Zira, Kıbrıs NATO ve AB toprağı olacaktır. Ancak biz Rusya karşıtı zirvelere katılarak vizyon eksikliğiyle masada elimizi zayıflatıyoruz.”