Kızılay Başkanı Kerem Kınık, Hürriyet gazetesi yazarı Hande Fırat’a konuştu. “Depolarda çadir görüntüsü gerçek mi?” sorusuna Kınık, şu yanıtı verdi:
“Gerçek değil. O görüntüler Trakya depolarından yükleme yapılmadan önce çekilmiş. Depoların son halini yani bomboş olduğunu sosyal medya hesabımdan paylaştım.”
Kınık, “Şu an depolarımızda sıfır çadır var.” ifadelerini kullandı.
İSTİFA SORUSUNA YANIT
“Vicdanının rahat olup olmadığını, istifa edip etmeyeceği” sorusuna Kınık’ın yanıtı şöyle oldu:
“Seçilmiş bir isim olarak görev yapıyorum. Ortaya böyle bir başarı konulmuşken goygoycuların lafı ile hareket etmem.”
‘ZATEN BÖLGEYE GÖNDERECEKTİK’
Kızılay Başkanı Kerem Kınık, Tv100 yazarı Fuat Uğur’un sorularını da yanıtladı. Fuat Uğur’un bugünkü yazısının ilgili bölümü şöyle:
O depodaki çadırlar neydi?
Kızılay Çadır Tekstil Şirketimiz dünyanın en yüksek kapasiteli Afet Çadır tesislerinden ve Birleşmiş Milletlere, Askeriyeye, Sağlık Bakanlığı’na ve uluslararası kuruluşlara çadır tedarik ediyor. Kızılay Çadır Tekstil’in yurt dışında BM için ürettiği çadırlar bunlar. Üstünde logo olmadığı ve o firmanın standardında dikildiği için depolarda durmaktaydı. Tabii deprem olunca biz yurt dışına sevkiyatı durdurduk. Zaten bölgeye gönderecektik.
Deprem olduğu gün Kızılay’ın deposunda kaç stok vardı?
Bizim kendi depolarımızda Kızılay Cemiyeti’nin 54 bin çadırlık stok vardı. Deprem olduğunda AFAD dışındaki tüm siparişlerimizi durdurduk ve depremden bu yana günde biner adetten 20 bin tane daha çadır üretti Kızılay Çadır Tekstil AŞ. AFAD’a her gün bin civarında teslim ediyoruz. Daha sonra da bunları zaten sahaya gönderdik, AFAD’ın gösterdiği yerlere kurduk.
Depodaki 2 bin 50 çadırı neden Ahbap’a sattınız?
Dediğim gibi bu 2 bin 50 çadır da uluslararası kuruluşa gidecekken sevkiyatı durdurduk ve zaten deprem bölgesine göndermek üzere planladık. Tam o sırada Ahbap tarafından sipariş gelmiş. Yetkililerimiz de bölgeye gönderileceği için “Ha biz götürmüşüz, ha onlar” düşüncesiyle onlara vermişler. Maliyetinden satış yapıldı. Satıştan elde edilen parayla da tekrar hammadde alınıyor doğal olarak ve çadır üretimine devam ediliyor.
Depremin ilk günlerinde stoktaki tüm çadırları sevk etmek mümkün değil miydi?
Bu arada deprem afetlerin ilk iki günü arama kurtarma süreci olduğu için büyük çadır sevkiyatları yapılmaz. Bizim stokta 54 bin çadırımız var. Bir TIR’ın taşıdığı çadır 120-130 civarında. Bu da 4-5 bin TIR çadır demek. Yolların kapalı olduğu da dikkate alınırsa özellikle. Ama biz yakın illere ve bölgelere yolladık yine de, kolaylıkla ulaştırabilmek için. Toplamda 54 bin çadır sevk ettik, düşünün 4-5 bin TIR gitti oraya. AFAD’ınkileri de hesapladığınızda 20 bin TIR gibi bir rakam ediyor.
Kızılay Çadır Tekstil AŞ, AFAD’a da faturalı satış mı yapıyor?
Evet. Kızılay Çadır Tekstil ihaleye giriyor ve eğer kazanır ise siparişi alıp teslim ediyor. Halen 110 bin çadır siparişimiz var ve teslim ediyoruz.
Stoktaki 54 bin çadır ne oldu peki?
Devletin bize ödev olarak verdiği asgari 50 bin çadır bulundurma görevi var. Dediğim gibi 54 bin çadırımız vardı. Biz bu yolladığımız çadırları kendi öz kapasitemiz ve bağışçılarımızla fonluyoruz. Fatura etmiyoruz.
”Yağmur mu yağıyor?” dedi. Halbuki yağmur yağmıyordu. Yakalamış, ballı makamı bırakır mı? Bırakmaaz!