BURAKHAN BAŞARAN/VERYANSIN TV
Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin yıl dönümü olan 27 Aralık 2025’teki Anıtkabir buluşmasının ardından kuruluşunu ilan eden Kızılcagün Platformu, ilk etkinliğini düzenledi.
14 Şubat’ta bir araya gelen Türk milleti, bölücü açılım sürecine karşı tek ses olarak “Başka bir aşk istemez, Aşkınla çarpar kalbimiz, Ey vatan göz yaşların dinsin, Yetiştik çünkü biz” mesajı verdi.
Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde düzenlenen program, İstiklal Marşı ve saygı duruşunun ardından gazeteci Eylül Han Tezel’in açılış konuşmasıyla başladı.
‘MAKUS TALİHİ DÖNDÜRECEK ADIM’
Tezel, “Bugün burada, bir milletin makûs talihini döndürecek o adımın atıldığı, bozkırın ortasında bir bağımsızlık ateşinin yakıldığı Ankara’da, o meşhur Kızılca Gün’ün ruhuyla bir aradayız. 27 Aralık 1919’da Dikmen sırtlarında Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü karşılayan o sarsılmaz irade neyse, bugün bu salondaki irade de odur! O gün, “Vatanı ve milleti kurtarmaya geldin, safa geldin paşam!” diyen seğmenlerin sesi, bugün bizim nefesimizdir.” dedi.

İlk oturumda emekli albay Orkun Özeller ve emekli albay Alican Türk, “Açılımın TSK’ya Yansıması ve Sahadaki PKK Gerçekleri” başlığı altında değerlendirmelerde bulundu. Sahadaki deneyimlerini aktaran komutanlar, terörle müzakere değil mücadele edileceğini vurguladı. Özeller, “Süreci başlatanların elinde hiçbir argüman kalmamıştır. Tek dertleri, efendilerinden almış oldukları emir gereği veya talimat gereği bebek katilinin bir şekilde, İmralı’dan çıkamaz ama orada bir şekilde özgürce hareket etmesini sağlamaktır. Bunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini bilmiyoruz. Ama bu konuda karar verici mercinin bizler olduğunu biliyoruz. Biz müsaade etmediğimiz sürece o bebek katili kafasını İmralı’dan dışarıya çıkaramaz” diye konuştu.

Ardından İstanbul Şehit Anaları Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Pakize Akbaba ve Muharip ve İç Güvenlik Gazileri, Harp Malülleri, Dul ve Yetimleri Derneği Genel Başkanı İdris Tuğunmuş, şehit aileleri ve gazilerin yaşadığı süreci ayrıntılarıyla anlattı. Akbaba, AKP-MHP-PKK’nın yürüttüğü açılım sürecine CHP’nin Özgür Özel’in açıklamalarıyla dahil olduğunu belirtti. Gazi Tuğunmuş ise 2000 yılında bitirilen terörün açılım süreciyle yeniden palazlandırıldığını ifade etti.

Bir sonraki oturumda konuşan Doğru Parti Genel Başkanı Rifat Serdaroğlu “Türk Milletinin İnşası: Yeniden Cumhuriyet Devrimi” başlığında yurttaşlara seslendi. Türk siyasi tarihine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Serdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bölücü açılımla ülkeyi uçuruma sürüklediğini belirtti.
‘SİSTEM ÇÜRÜMÜŞTÜR’
Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi Genel Başkanı Serkan Öz ise, bölücü açılıma karşı örgütlenmenin önemine vurgu yaptı. Sınıfsız ve imtiyazsız bir toplum hedefinin altını çizen Öz, bölücü açılıma karşı herkese görev ve sorumluluk düştüğünü hatırlattı.
Ancak FETÖ’nün iktidarında Öcalan ve PKK’ya övgüler dizilebileceğini söyleyen Öz, devlet kurumlarının bu girişimlere itiraz edemeyerek “Türk milletinin namusunu tartışmaya açtığını” belirtti. Öz, “Sistem çürümüştür. Sistem topyekun tasfiye edilmesi gereken bir sistemdir.” dedi.

Tarihçi Dr. Selim Erdoğan, ‘terör örgütü PKK sorununu’nun, ‘Kürt sorunu’ nitelemesiyle çarpıtıldığını ve bu duruma itiraz edilmediğini belirtti. Kurtuluş Savaşı tarihinden aktarımlarda bulunan Erdoğan, bölücü açılıma karşı mücadelenin muhakkak başarıya ulaşacağına inandığını ifade etti.
‘BIÇAK KEMİĞE DAYANDI’
“Hoş geldiniz Kuvayı Milliyeciler” diyerek konuşmasına başlayan tarihçi Dr. Çiğdem Bayraktar Ör ise “Türk kimliğinden vazgeçilerek hiçbir yere varılamayacağını göstereceğiz. Biz bitti demeden bitmeyecek. Bıçak kemiğe dayandı, hodri meydan, korkmuyoruz” ifadelerini kullandı.

‘TESLİM OLMAYACAĞIZ’
Veryansın Tv yazarı gazeteci Eray Çelebi ise, İmralı tutanaklarına ilişkin değerlendirmesinde gizlenen sayfalara ve Öcalan’ın özerklik taleplerine dikkat çekti. Suriye’deki son gelişmeleri de aktaran Çelebi, “27 Aralık’ta rüştümüzü ispat ettik. Fethi Sekinler, Eren Bülbüller, Aybüke öğretmenler teslim olmadı; biz de teslim olmayacağız” dedi.
Rahatsızlığı nedeniyle etkinliğe katılamayan Veryansın Tv Genel Yayın Yönetmeni gazeteci Erdem Atay’ın mesajı panelde okundu. Atay, Türk milletinin çıkar hesaplarıyla yönlendirilmeye çalışıldığını belirterek “Çürümüş sistemin bir uzantısı olarak hareket eden siyasi partilerin çıkar hesaplarıyla kafa kola almaya çalıştığı Türk milleti, büyük bir direniş ruhuyla cevabını verecektir. PKK açılımlarıyla, tarikatlarla, sözde eğitim sistemiyle, sermayeci sağlık sistemiyle beyinlerimizi iğdiş etmeye çalışan ruhsuz işbirlikçilere karşı işte bugün, Kızılcagün’de birleşiyoruz. Cumhuriyet güneşinin yol göstericiliğinde yarınları selamlıyoruz. Nihat Genç’in, Nihat ağabeyin sözüyle Cumhuriyet’in soylu çocukları kazanacak! Işık Ankara’dan yükselecek. Yaşasın cumhuriyetçi vatanseverler! Yaşasın Mustafa Kemal’in askerleri.” ifadelerini kullandı.

ODTÜ iktisat bölümü emekli öğretim üyesi Yıldırım Koç da, bölücü açılım politikalarının işçi sınıfına etkilerini tarihsel örneklerle değerlendirdi. Koç, Türkiye tarihinde ilk kez “ülkeye yönelik tehdit ile emekçilerin ekmeğine yönelik saldırının aynı anda yaşandığını” dile getirdi. İşçi, memur, işsiz, emeklilerin ve öğrencilerin büyük bir yoksullaşma sürecinden geçtiğini belirten Koç, bu durumun toplumsal tepkinin zeminini değiştirdiğini ifade etti. Koç, “Vatana sahip çıkmayan işçi, memur, işsiz, emekli vatana sahip çıkmazsa ekonomik sorunlarını çözemez. Vatana sahip çıkanlar, işçinin, memurun, emeklinin, işsizin, köylünün, esnafın ekonomik sorunlarına sahip çıkmazlarsa vatana sahip çıkma görevlerini yerine getiremezler.” dedi.

Günün son oturumunda açılımın dinsel boyutunu ele alan Antalya Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Şahin Filiz, etnik istismar başlığını değerlendirdi. Meselenin felsefi ve sosyolojik alt yapısını anlatan Filiz, etnik ve dinsel bölücülerin muhakkak birbirlerini bulup desteklediğini vurguladı. Türk milleti tanımının önemine değinen Filiz, ulusun çatı görevine devam etmesi gerektiğinden bahsetti.
Etkinlik, Eylül Han Tezel’in kapanış konuşmasıyla sona erdi.

Bütün katılımcıların destek için gelen vatan evlatlarının her birine yüreğimden kucak dolusu sevgiler saygılar selamlar sunuyorum❤️🇹🇷
Hoş geldiniz Kuvayı Milliyeciler” diyerek konuşmasına başlayan tarihçi Dr. Çiğdem Bayraktar Ör ise “Türk kimliğinden vazgeçilerek hiçbir yere varılamayacağını göstereceğiz. Biz bitti demeden bitmeyecek. Bıçak kemiğe dayandı, hodri meydan, korkmuyoruz”
Ordu’ya ne zaman geleceksiniz ey vatanseverler?