Konumuz Mafia: Bu köşede gerçekleri delilleriyle bulacaksınız

Konumuz Mafia: Bu köşede gerçekleri delilleriyle bulacaksınız

Herkese selam,

Yaklaşık 12 yıl sonra yine bir köşede yazabilmek beni oldukça mutlu etti. Daha önce Kuvva-i Milliye sitesinde yazdıklarım Ergenekon Davasında aleyhime Savcılık delili olarak kullanılmıştı. Yıl 2008’di ve Eylül ayının 23’ünde gözaltına alınıp Kadir Gecesi olan 27/28’inde tutuklanmıştım…Buraya yeniden döneceğim.

Bu köşede gerçekleri bulacaksınız..Tamamı delillere dayalı gerçekleri… O yüzden öncelikle 2003 yılında kaleme aldığım Ak-Babalar Örgütü adlı kitabımdan alıntılarla birkaç yazımda Mafia kavramı üzerinde duracağım.

Haydi başlayalım ;

ORGANİZE SUÇ

Çağımızda topluma en çok rahatsızlık veren, birçok insanın doğrudan ya da dolaylı mağdur olmasına sebep olan, devletlerin oluşumu ya da yok olmasına, iktidarların el, rejimlerin nitelik değiştirmesine, iktidar = para, güç = para, kan = para, korku = para, kanun = para, adalet = para, intikam = para, hırs, tutku = para vs. herşeyi parayla ölçen, kullanan “ORGANİZE SUÇ ve ÖRGÜTLERİ”.

Yer üstünün alt yanı, Ice-berg’in batık kısmı, ne denirse densin, sermayesi “KORKU” olan tüm örgütlenmeler…

Gerçekten de durum böyle mi acaba? Yukarıda ortaya konulan ürkütücü sıfatlar bu örgütler için geçerli mi yoksa abartıyor muyuz?

Dışarıdan bakıldığında, yani “maske” altında hepsi yalan. Onlar; toplumun saygın kişileri(!) iktidar sahipleri(!) hatta en üst düzey yöneticileri(!) her türden ve düzeyden kamu görevlileri(!) TV ve gazetelerde herkesin tanıdığı yazar-çizerler(!) Zengin, dürüst, yardımsever iş adamları(!) Onlara yukarıdaki insafsız sıfatları kullanmak bile vicdansızlık. Onlar müşfik aile babaları, en sevilen futbol takımlarının finansörleri, başkanları, taraftarları, sakatların, fakir ve fukaranın, zulme uğramışların yandaşları, destekçileri! Onları, bazen bir şehit ailesinin evinde, bazen bir gazinin yattığı hastanede görürsünüz. Amaç yardım! Yardımseverliklerini sonuna kadar kullanırlar! Bir bakarsınız Türkiye Cumhuriyeti’nin düşmanlarına karşı, mağdur olmuş kamu görevlilerini ve ailelerini onlarca avukatla savunurlar, bir bakarsınız Allah’ı savunmak işi de onların görevlerinden olmuş; Allah rızası için, Allah ismini vücuduna dövdürenleri öldürmüşler.

Onlar ulvi insanlardır. Lütufta ve saygıda kusur etmezler, bazen cezaevinden kaçsalar da Cumhurbaşkanları’nın köşklerinde saklanabilirler. Başbakan bile haftada bir köşke çıkarken onların araçları için köşke girmek serbest araç kartlarıyla her an mümkündür.

Özetle, çok bilinmeyenli bir denklem. Acaba hangisi doğru derseniz, bence ikisi de. Çelişir gibi görünmesine rağmen, tüm sıfatlar doğru. Denklemi çözmek için gerekli formül bakış açısına göre değişebilir.

Örneğin, bizim gibi uzun süre organize suç örgütleriyle mücadele etmiş kişiler açısından bakıldığında, birinci paragraf denklemi çözüyor. Karşı taraftan bakıldığında, bizler (yani onlarla uğraşanlar) müzevir, düzene uymayan, keriz (menfaat ilişkilerine girilmediği için) devleti kurtaracak Don Kişot, hırsız, işkenceci, deli, namussuz, mal varlığının hesabını kendisi bile bilmeyen, yol yordam bilmez adamlarız. Onların tüm rütbeleri sökülmeli, cezaevine atılmalı, hatta öldürülmeleri gerekir. Zaten bunlar, masum çocuklara (mafia babalarına) iftira atarlar, iş adamlarına kelepçe takarlar, ekonomiyi batırırlar, düzeni bozarlar. Özetle, onlar “BEYEFENDİ”leri rahatsız eden “KÖTÜ ADAM”lardır.”

2003’te yazdıklamızın 2020’de zirveye ulaşmış olması,bu arada cezaevine girmeden tam 5 yıl önce oraya atılacağımızı bilmemiz kehanet değil, tamamen bilimsel veri ve gerçekliklere dayalı bir husustur.

Peki nedir bu Organize Suç Örgütleri ya da Mafia? Yöntemleri nelerdir? Toplumda hangi gözle görülürler? Herkesin bildiği büyük bir sır olarak demokratik toplumlarda nasıl barınırlar?

Bir dahaki yazıda bu konularda açıklamalarda bulunmaya çalışacağım.

Hepinize koronadan uzak sağlıklı ve mutlu bir hafta dilerim.

Sağlıcakla kalın….