Medyatik kadrolu tanrılar

Nazif Ay yazdı...

Medyatik kadrolu tanrılar

NAZİF AY

Aman Allah’ım, bunlar her şeyi biliyor… Ama her şeyi.

Aman Allah’ım, görünüşlerine, takındıkları pozlara bakarsanız, bunlar Allah’tan öte tanrılar.

Aman Allah’ım, gerdan kırarak adeta ekabir oluşlarına gönderme yapan bu tanrılar sanki senden daha büyük ve etkin, senden daha bilgili…

Bunlar, Avatar Tanrılar.

Bunlar, Tanrıcık Doğuran Tanrılar.

Bunlar, gremlinler gibi kendi içlerinde, kendi kendilerini Üreten Tanrılar.

Bunlar, modernizmin ve yeni tip toplum mühendisliğinin Seri Üretim Tanrıları.

Bunlar, birinin pili bittiğinde, sevimli görüntüye sahip ama her an canavar ruhunu başka bedene devreden ve onda kendini sergileyen Hazır Tanrılar.

Bunlar; ekonomiyi de, iç siyaseti de, dış siyaseti de, estetiği de, dini de, dinsizliği de, bürokrasiyi de, otokrasiyi de, rüyayı da hülyayı da bilen, gaybı dahi bilen Bıkmaz Tanrılar.

Kimlerden mi söz ediyorum?

Elbette merkez medyanın ya da ulusalcı medyanın veya milliyetçi medyanın veyahut sosyal demokrat hazeratı cepheli medyanın her akşam ha bire arzıendam eyleyen ama adına yüce mütevazılıkla ‘Konuk’ denilen; beynimizi, ruhumuzu ve psikolojimizi didikleye didikleye kemiren farelerinden, televizyonların kadrolu yorumcularından…

Amerikanvari şımarık konuşmalı, yılışık anlatımlarıyla yaşamımıza sarkan sahte kurallı mahlûklardan…

Resmi-paralı bağlıları olmasalar bile değişmez olduklarından dolayı medyanın Kadrolu Tanrılar’ından…

Bu tanrılar her akşam ekranda.

Her akşam gerdan kırıyor.

Her akşam bilindik koltuklarına geriliyor.

Her akşam jest ve mimiklerini harika ayarlıyor, suratlarına ve bedenlerine yapıştırıyor.

Her akşam çehresine çokbilmiş ifadeleri yerleştiriyor.

Her akşam çok düzgün cümlelerle, hatasız ve beklemesiz diksiyonlarla konuşuyor.

Her akşam büleğa ehline yakışır şekilde edebiyat parçalıyor.

Her akşam hak ile batılı öyle çorba ediyor ki, bunlara laf yetiştirilemiyor.

Her akşam öyle arsızlar ki, karşısındaki muhalifini rezil etmeye bayılıyor.

Her akşamı her geceye bağlayan ama bağımsız olamayan aymazlardır bunlar.

Çok şey konuşan ama hiçbir şey konuşmayan, cerbezeli bu medya takımı televizyon yorumcularının asıl görevi, halkın sinir uçlarını törpülemek, önce kendilerine, sonra temsil ettikleri BÜYÜK TANRILAR’a boyun eğdirmektir.

Şirk nedir bilir misiniz?

Hayır hayır, hemen öne atılıp ezberlenen şeyleri söylemeyin!

Şirk; bazen Allah’a alenen ortak ayarlamak, bazen peygamberi din otoritesi vasfından çıkarıp yerine şeyh-şıh, İslamcı önder tarzı şarlatanları monte etmek, bazen de kendi nefsini kabartıp arzu ve heveslerini nefs-i emmareye, yani tartışmasız ve zapt edilemez şımarık kişiliksiz seviyeye çıkartmaktır.

Şirk, “Tanrı enflasyonu” demektir.

Şirk, Allah’a, başka Allah’lar göstermeye gayret etmektir.

Şirk, kendini odak noktası kabul edip diğer odaklara dayak atmaya girişmektir.

Ve bugün şirk, medyanın konuk listesine ne olursa olsun inadıyla asılmak ve kendini daha yücelere yükseltme araçlarına tüm gücüyle abanmaktır.

Yoksa Mekkeli müşriklerin derdi Allah da değildi, Hz. Muhammed’in peygamberlik iddiası da değildi. Onlar, Dârünnedve adı verilen, bir nevi İngiltere’deki Lordlar Kamarasına benzeyen Asiller Meclisindeki üyeliğiyle tattıkları tanrısal egoyu kaybetmek istemeyen godomanlardı.

Tıpkı şimdilerin çeşitli güç merkezlerinden beslenen televizyonların, sanki Allah’tan daha kapsamlı bilgiye sahipmiş gibi gerinen, gerindikçe geğirmeyi andıran ses rengine sığınan Kadrolu Tanrıları gibi.

Bunlar varken, bizim gibi alandan ve mektepten gelen din uzmanlarına ne gerek var!

Bunlar varken, bir kez bile Fetö’yü konuşmanın ne lüzumu var!

Bunlar varken, bize ne ihtiyaç var!

Hanımlar, beyler…

Bol tanrılı manzaraya meftun iseniz, size müjdem var…

Bıkana kadar…

Aksırana kadar…

Tıksırana kadar, izleyin, televizyonların bu Kadrolu Tanrılarını…

Allah’ın bile görmeye tahammül edemediği vıcık tanrılara ne kadar katlanabilirsiniz onu bilemem ama bunların “Kadrolu Mahkûmu” olmayı lütuf kabul ederseniz, sadece rezillik arz bahşeden ilahi trajik komedyada figüranlık şansı sizleri bekliyor.