Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 8. Dönem Toplu Sözleşme sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Bakan Işıkhan, “Toplu sözleşme sürecinde oransal zamla ilgili mutabakat sağlayamadık. Tahkim süreci söz konusu. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nun kararına hepimiz saygı göstereceğiz” dedi.
HİZMET KOLLARINDA UZLAŞMA SAĞLANDI
Sürecin diğer detaylarına değinen Bakan Işıkhan, 11 hizmet kolunun tamamında uzlaşma sağlandığını ve 4 milyondan fazla çalışanın bu anlaşmalardan faydalanacağını söyledi.
Işıkhan, “Oransal zam dışındaki kısımlarda büyük başarılara imza attık. 4,2 milyon memuru ilgilendiren mali ve sosyal haklarda 58 maddede, hizmet kollarında da 311 maddede uzlaşma sağlandı” ifadelerini kullandı.
‘HİÇBİR MEMURU ENFLASYONA EZDİRMEYECEĞİZ’
Uzlaşma sağlanan maddelerden bazılarını da paylaşan Bakan Işıkhan, koruyucu giyim yardımı sorununun çözüldüğünü ve bazı fazla çalışma saatlerine yüzde 25-35 oranında zam yapıldığını dile getirdi. Bu maddelerin toplamda 80 milyar liranın üzerinde bir kazanım sağladığını ifade etti.
Bakan, memur ve çalışanları enflasyona ezdirmeyeceklerini yineleyerek, “Nasıl ki bugüne kadar memurlara en ileri hakları ve ücret iyileştirmelerini yaptıysak bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Hiçbir memurumuzu ve çalışanlarımızı enflasyona ezdirmeyeceğiz” dedi.
MEMUR-SEN’DEN AÇIKLAMA
Memur-Sen’den yapılan açıklamada da “kamu görevlilerinin ve emeklilerin refah seviyesini artırmak, geçmişteki kayıplarını telafi etmek, ücret adaletini ve maaş dengesini sağlayarak çalışma barışını tesis etmek, zorunlu giderlerin etiketlere günlük yansıdığı enflasyonist ortamda memuru dardan, emekliyi darboğazdan kurtarmak için yürüttükleri 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinin 27. günün sonunda maalesef uzlaşmazlıkla sonuçlandığı” ifade edildi.
Memur-Sen’in, sürecin en başından itibaren uzlaşmak adına yürüttüğü görüşmelerde ısrarla toplu sözleşme masasının adaleti, hakkaniyeti sağlayacağına inandığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Pazarlık sürecini sadece maaş ve ücret iyileştirmesi değil memurun itibarını koruma, insanca yaşama kavuşma mücadelesi olarak gördük. Yasanın kendinden menkul olumsuzluklarını, sürenin darlığını ve konuların çokluğunu defaatle ifade ederek memnuniyet üretecek teklifin bir an önce gelmesi çağrılarımıza Kamu İşvereninin, refah payı ve taban aylığı içermeyen ’10 artı 6 ve 4 artı 4″‘ şeklinde yaptığı yetersiz ve gerçeklerden uzak ilk teklifi reddettik.
Başkanlar Kurulumuzca açıklanan eylem takvimi çerçevesinde 81 ilde yaptığımız basın açıklamaları, bağlı sendikalarımızın münferit eylemleri, Türkiye gündemini belirleyen etkili sosyal medya çalışmalarımız sonrasında kamu işvereninin teklifine sadece bin lira taban aylığı zammı eklemesi üzerine, pazarlık edilebilir bir teklif gelene kadar Türkiye genelinde çadır nöbetlerine başlayacağımızı, iş bırakacağımızı, miting ve yürüyüş düzenleyeceğimizi kamuoyuna ilan ederek maaş çarpıklığını gidermeyen ve beklentileri karşılamayan bu teklifi de yok saydık, kabul etmedik.
18 Ağustos Pazartesi Memur-Sen’in öncülüğünde, alın terine sahip çıkan, gelirde adalet, ücrette denge isteyen yüz binlerce kamu görevlisinin Türkiye genelinde iş bırakarak birçok kamu hizmetini durdurması, on binlerce kamu görevlisinin ‘Emeğimiz, Ekmeğimiz, Geleceğimiz İçin Eylemdeyiz’ mitingimize katılarak hep bir ağızdan ‘Hak, emek, adalet’ diye haykırması, Hazine ve Maliye Bakanlığına yürüyüşümüz sonrasında kamu işvereni üçüncü teklifini sadece 2026 yılı için revize ederek 11 artı 7 şeklinde son teklif olarak açıklamıştır. Memur-Sen olarak bu teklifin son teklif olamayacağını, bu rakamlarla çalışma barışı sağlanamayacağını deklare ederek yeni teklif çağrımızı bir kez daha yineledik.
Memur-Sen’in yürüttüğü samimi, şeffaf ve kararlı mücadeleye, emeğin hakkının savunulması noktasında ortaya koyduğu sendikal iradeye, örgütlü gücünün eylemliliğine rağmen memurun sesine kulağını, emeklinin mağduriyetine gözünü kapatan kamu işvereni tüm bu kayıtsızlığını sürdürmüş ve 19 Ağustos tarihinde toplu sözleşme görüşmelerinin uzlaşmazlıkla sonuçlanmasına neden olmuştur. Kamu işvereninin uzlaşmaz ve çözümden uzak tutumuyla neden olduğu bu tabloya karşın, emeğin savunuculuğunu ve adalet arayışımızı yasanın dayattığı sınırları zorlayarak sürdüreceğimizi, tüm çözüm mekanizmalarını değerlendireceğimizi, hak arama mücadelemize toplu sözleşme süresi ve kapsamıyla sınırlı kalmadan bilfiil devam edeceğimizi tüm kamu görevlilerine saygı ile duyururuz.”
Yasa gereği uzlaşma için tanınan sürenin dolmasıyla birlikte tarafların Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’na başvurması bekleniyor.
YENİ TEKLİF GELMEDİ
Hükümet son teklifinde, 2026’nın ilk altı ayı için yüzde 11, ikinci altı ayı için yüzde 7; 2027’nin ilk altı ayı için yüzde 4, ikinci altı ayı için ise yine yüzde 4 zam önermişti. Teklifte ayrıca taban aylıklarının bin lira iyileştirilmesi önerisi de yer aldı. Sendikaların zam oranlarında olmasa da taban aylığı iyileştirmesinde bir düzenleme beklentisi olmasına karşın hükümetten yeni bir teklif gelmedi.
SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK?
Bundan sonraki süreç, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nun kararına bağlı olacak. Taraflar, 3 gün içerisinde bu kurula başvuruda bulunabilecek. Başvuru, sendikaların yanı sıra işveren heyeti tarafından da yapılabilecek.
Başvurunun ardından 11 üyeden oluşan Kamu Görevlileri Hakem Kurulu, “oransal zam” konusunu görüşmek üzere toplanacak. Kurul, kararını oy çokluğu ile alacak ve yasaya göre 31 Ağustos’a kadar memur ve memur emeklilerinin 2026 ve 2027 yıllarındaki zam oranlarını kesinleştirecek. Kurulun kararı, toplu sözleşme yerine geçecek ve bağlayıcı olacak.

Enflasyon A ezdirmemis. Bu doğru değil. Doğruyu söylemeye in ahlaki zatiftir.