1. Haberler
  2. Siyaset
  3. MHP, Pakize Ana’ya parmak sallayan Yaşar Güler’e sahip çıktı!

MHP, Pakize Ana’ya parmak sallayan Yaşar Güler’e sahip çıktı!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin başdanışmanı Yıldıray Çiçek, bölücü açılıma itiraz eden şehit annesi Pakize Akbaba'ya parmağını sallayan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'e sahip çıktı. Çiçek, Akbaba'yı "şehit anası olmanın ağırlığını ve sorumluluğunu tam anlamıyla taşıyamadığını" öne sürerek hedef aldı. Ayrıca Çiçek'in "Şehidimiz Astsubay Namık Ayhan Akbaba, 1993 yılında Van Başkale’de yaşanan çatışmada şehit olmuştu. Yani şehadet tarihi AK Parti iktidarı dönemine değil, çok daha öncesine, 1993 yılına denk gelmektedir" ifadelerini kullanması da dikkat çekti. 

featured

Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen askeri kargo uçağında şehit olan Üsteğmen Cüneyt Kandemir, Astsubay Ümit İnce ve Uzman Çavuş Cem Dolapci Ankara’da son yolculuğuna uğurlandı.

Veryansın Tv’den Burakhan Başaran‘ın özel haberine göre; törene katılan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, bölücü açılıma itiraz eden şehit annesi Pakize Akbaba’ya parmağını sallayarak “Hadsizlik yapma, sen şehit anasısın o kadar” dedi.

İlişkili Haber
thumbnail

Yaşar Güler, şehit cenazesinde Pakize Akbaba’ya parmak salladı: ‘Hadsizlik yapma, sen şehit anasısın o kadar’

Haberi görüntüle

‘ŞEHİT ANASI OLMANIN AĞIRLIĞINI TAŞIYAMIYOR’

Akbaba’ya yönelik sözleri tepki çeken Güler’e MHP sahip çıktı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin başdanışmanı Yıldıray Çiçek, Türkgün’de “Pakize Akbaba dün niye PKK’dan rahatsız olmadın?” başlığıyla kaleme aldığı yazıda, şehit annesi Akbaba’yı “şehit anası olmanın ağırlığını ve sorumluluğunu tam anlamıyla taşıyamadığını” öne sürerek hedef aldı. 

MHP’li Çiçek; Güler’in, Akbaba’ya “Yapma, sen de şehit anasısın. Etrafındaki şehit annelerine saygı duy. Cenazemiz var, bir müsaade et, kaldıralım” dediğini öne sürdü.

Ayrıca Çiçek’in “Şehidimiz Astsubay Namık Ayhan Akbaba, 1993 yılında Van Başkale’de yaşanan çatışmada şehit olmuştu. Yani şehadet tarihi AK Parti iktidarı dönemine değil, çok daha öncesine, 1993 yılına denk gelmektedir” ifadelerini kullanması da dikkat çekti.

‘ÊZİKLER, İSTİSMARCILAR, ÇOK YÜZLÜLER’

Çiçek’in yazısından öne çıkanlar şöyle:

“Azerbaycan–Gürcistan sınırında düşen ve Millî Savunma Bakanlığına ait C-130 tipi askeri kargo uçağında şehit olan Üsteğmen Cüneyt Kandemir, Astsubay Ümit İnce ve Uzman Çavuş Cem Dolapcı için Ankara’da düzenlenen cenaze törenine katılarak gerçekleştirdiği provokasyon tartışma yaratmıştır. İstanbul Şehit Anaları Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı olan, aynı zamanda CHP’den İstanbul 1. bölge milletvekili aday adayı olmuş ve sosyal-siyasi hayatı İstanbul’da bulunan Pakize Akbaba, neden Ankara’daki törene katılmayı tercih etmiştir? Bu olay PKK’nın alçak bir terör saldırısı olmadığına göre, ‘Terörsüz Türkiye sürecinde PKK’nın saldırısına tepki göstermeye gelmişti’ gibi bir gerekçe de söz konusu değildir.

Bazı siyasi süzmeler, ezikler, istismarcılar ve çok yüzlüler ‘Bir şehit anası, şehitlerin cenazesine gelmek için senden mi izin alacak?’ gibi zekâ geriliğinde olaya yaklaşabilir. Elbette izin alacak değil…Ama cenaze törenindeki tüm şehit anası, babası, evlatları ve yakınları acısını edeplice yaşarken, dün terör örgütü PKK’nın siyasi uzantılarıyla defalarca siyaset ve ittifak ortağı olmuş CHP’de vekillik kovalayan Pakize Akbaba gibi birisi gelip Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler gibi vatanseverliği, terörle mücadelede kararlı duruşu ve mücadelesi olan birine provokasyon için hedef seçiyorsa biz elbette olayı çok yönlü düşünmek zorundayız.

YAŞAR GÜLER’E ÖVGÜLER DİZDİ

Sayın Yaşar Güler, 2018 yılında terör örgütü PKK’ya ağır darbelerin indirildiği ve 4.600 YPG’li teröristin etkisiz hâle getirildiği Zeytin Dalı Harekâtı sırasında Kara Kuvvetleri Komutanı olarak görevdeydi. O günlerde Pakize Akbaba ise, ‘Ben Afrin’e girilmesini asla doğru bulmuyorum.’ ve ‘YPG terör örgütü değil, vatanını kurtarmak için örgütlenmiş bir oluşum.’ diyen Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanında siyasi bir konum arayışı içindeydi.

Bugün Pakize Akbaba’nın peşinde koştuğu İYİ Parti ise, o dönemde “İYİ Parti, tek adam rejimini kalıcı kılmaktan başka hiçbir amaca hizmet etmeyecek ve beka sorunu yaratabilecek Afrin savaş senaryolarına tamamen karşıdır.’ açıklamasını yapmış; Ümit Özdağ da parti içinde, “Recep Tayyip Erdoğan, Afrin’i alma karşılığında ABD’ye ne veriyorsun?” şeklindeki çirkin söylemleriyle gündeme gelmişti.

Hatırlanacağı üzere Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Kararlıyız, Afrin terör örgütlerinden temizlenecektir.” sözleriyle operasyonun iradesini ortaya koyarken; MHP Lideri Devlet Bahçeli de “Ya Afrin yıkılsın ya da teröristler yakılsın. Ya istiklal ya ölüm, ya zafer ya da son nefere, son nefese kadar şehadet.” diyerek mücadele kararlılığını en net ifadelerle ortaya koymuştu.

Ancak tam da bu süreçte, şehit annesi Pakize Akbaba’nın tercihini Afrin’e girilmesine karşı çıkan CHP çizgisinden ve YPG’ye yönelik koruyucu söylemler geliştiren siyasetçilerden yana kullandığı açıkça görülmekteydi. Şehitlerin intikamını alan Cumhur ittifakı… Buna karşı çıkan Pakize Akbaba’nın işte bu safı… İşte tüm mesele bunu görebilmek…

‘PROPAGANDA UNSURLARI HAREKETE GEÇTİ’

Durduğu safı unutan Pakize Akbaba, şehit törenine gelip, sınır ötesi terörle mücadele operasyonlarını hem Genelkurmay Başkanı iken hem de Millî Savunma Bakanı olarak büyük bir başarıyla yürütmüş olan Sayın Yaşar Güler’e İstanbul’dan gelerek “Terörsüz Türkiye” söylemi üzerinden sataşmıştır.

Dün CHP içindeyken PKK’nın siyasi uzantılarıyla yapılan tüm ittifaklara destek veren Pakize Akbaba’nın “Terörsüz Türkiye” konusunda samimi bir kaygı taşıdığını düşünmek mümkün müdür?

Anlaşılan o ki onun “Terörsüz Türkiye” hedefine karşı olmasının sebebi teröre devam eden bir PKK’yı, PKK’ya siyasi zemin sağlayan DEM gibi yapıları ve bu yapılarla kurulan ittifak düzenini sürdürmek isteyen bir yaklaşımı arzulamaktadır.

Herkesin edeplice acıyı paylaştığı, şehit ailelerinin vakur bir duruş sergilediği bir cenaze törenine gelip, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler’e sataşınca, karşılığında ondan şu uyarıyı duymuştur:
“Yapma, sen de şehit anasısın. Etrafındaki şehit annelerine saygı duy. Cenazemiz var, bir müsaade et, kaldıralım.”

Bunun üzerine CHP, Zafer ve İYİ Parti’nin propaganda unsurları harekete geçmiş; Yaşar Güler’i hedef alarak ‘Sen şehit anasına parmak sallayamazsın.’, ‘Şehit anasına hakaret etti.’ gibi asılsız ve maksatlı ithamlarla gündem oluşturmaya çalışmışlardır.

Terörle mücadelede başarılı bir çizgisini bulunan, beyefendi kimliğini her zaman muhafaza etmiş Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in bir şehit anasına saygısızlık yapmayacağını bilmelerine rağmen, siyasette tutunabilmek adına her türlü kara propagandayı yapıyorlar.

‘ŞEHİT ANASI KİMLİĞİNİN ARKASINA SIĞINARAK…’

Oysaki terör örgütü PKK’ya ve uzantılarına karşı bir hassasiyeti olan birinin, CHP’nin, İYİ Parti’nin ve Zafer Partisi’nin DEM-HDP ittifaklarına ve terörle mücadeleye karşı çıkan tutumlarına tepki göstermesi gerekmez mi? Şehit annesi kimliğiyle, terörle mücadelede büyük başarı göstermiş Cumhur İttifakı’nın hayata geçirmeye çalıştığı “Terörsüz Türkiye” sürecine hakaret etmek yerine, kendi partilerinin PKK ile siyasi iş birliğine karşı çıkması çok daha yerinde ve anlamlı olurdu.

Biz burada, Pakize Akbaba’nın bu tutarsızlıklarını sorguluyor ve çelişkilerine dikkat çekiyoruz. Kimse, şehit anası kimliğinin arkasına sığınarak ve onu kullanarak siyasi kurnazlık sergilememelidir.

Dün PKK’nın siyasi uzantılarıyla iş birliği yapanlara susan veya destek veren birinin, bugün ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine karşı çıkmasını şüpheyle karşılamayacak bir sağduyu sahibi var mıdır?”

 

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 Yorum

  1. Yıldıray Çiçek’ e de benzer acılar tesadüf etmedikçe belli ki daha fazla empati kuramayacak. Zira kendisi, göründüğü üzere, mili duygulardan ari olduğu için ancak kaderin kısas’ı ile birşeyler anlayacak durumda.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!