Cumhur İttifakı’nın ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin öncülüğünde “Terörsüz Türkiye” adı altında başlatılan yeni açılım süreci, MHP teşkilatları içerisinde tepkilere yol açmaya başladı.
MHP’de istifa dalgası sürerken, Ülkü Ocakları eski başkanının ardından bir açıklama da Körfez’den geldi.
Kocaeli’de MHP Körfez İlçe Teşkilatı’nda geçmiş dönemde yönetici olan Alptuğ Metin Alpdemir, “Bu sürecin bizi çok yıprattığını ve artık kimseye verebilecek bir cevabımız kalmadığını belirtirim” diyerek, sosyal medya hesabından istifasını duyurdu.
“Bu memlekette bir Kürt olarak, ben henüz bir Kürt ve Türk sorunu görmedim” diyen Alpdemir, “Sorun sizde ve kendi içinizde; kardeşi kardeşe vurdurdunuz. Eşikteki, beşikteki bebeğe kurşun sıkanlarla bir oldunuz” ifadelerini kullandı.
Aldemir açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Milliyetçi ve ülkücü duruşumuzu bozmadan ve hiç kimseye yargılama, sorgulama hakkı dahi vermeden, sadece basit bir üyesi olduğum Milliyetçi Hareket Partisi üyeliğimi sonlandırıyorum. Bu süreçten sonra da hiçbir siyasi parti ile görüşmediğimi ve böyle bir düşüncem olmadığını beyan ediyorum.
Benim çok aklı yeten bir adam olmadığımı düşünenler, kendi akıl ve fikirlerini kendilerine saklasınlar. Süreçte bazı şeyler değişmediği sürece, hiçbir parti üyeliğinde bulunmayıp siyaset yapan tüm abi ve kardeşlerime başarılar ve sabırlar diliyorum.
Görüşümüzün değişmediğini beyan ederim.
Fakat bu sürecin bizi çok yıprattığını ve artık kimseye verebilecek bir cevabımız kalmadığını belirtirim.
Bu memlekette bir Kürt olarak, ben henüz bir Kürt ve Türk sorunu görmedim.
Sorun sizde ve kendi içinizde; kardeşi kardeşe vurdurdunuz. Eşikteki, beşikteki bebeğe kurşun sıkanlarla bir oldunuz.
Lütfen bu konuyla alakalı tek bir telefon dahi almak istemiyorum.
Hakkımız olana helal olsun, hakkı olan da hakkını helal etsin.”

ne samimiyetsiz insanlarsınız be yıllarca aklınız neredeydi biatçılığınız batsın sizin bu toprakları bu siyasi holiganlar batırdı
Amma yazdın yahu. 1 ülkücü istifa etti diye tüm ülkücüler aynı mı düşünüyor mu demek oluyor??
Öldür öldür hangi terörü sona erdirdik? 100 kişi öldü 200 kişi dağa çıktı. Mağaradaki pkklı derken suriyedeki tanklı, uçak savarlılar çıktı. Şimdi pkk lı kürtler silahı bıraktık dedi gerisini Amerikalılar düşünsün. Her işe Atatürkü sokmayın yahu.
Yorgunluk mu? Hayır, bu bir tükeniştir!”
Bir ülkücü, sosyal medya hesabından “Artık kimseye verecek cevabımız kalmadı” diyerek istifa ediyor. Lafı dolandırmaya gerek yok: Bu söz, sadece bireysel bir kırılmayı değil, bir hareketin ruhsal çöküşünü anlatıyor!
Son 10 yılda MHP, Türk siyasetinde ne yaptı? Milletten koparılan yetkiyi Saray’a teslim etti. Türk milliyetçiliğini, koltuk pazarlıklarına alet etti. Sokaktan, halktan, ülkücü tabandan gelen sesi susturdu, yerine ‘devlet bekası’ bahanesiyle her türlü yanlışı meşrulaştıran bir bürokratik şemsiye açtı.
Bakın buraya yazıyorum: MHP, bir siyasi parti olmayı bırakalı çok oldu. Artık bir “destek hattı”. Kimin destekçisi? Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin, saray aklının ve kendine devlet diyen ama milletin yoksulluğuna kör kalan yapının destekçisi. Ülkü mü kaldı? Millet mi kaldı? Atatürk çizgisinde Türk milliyetçiliği mi kaldı?
Bir zamanlar “Hareket”ti bu yapı. Şimdi yerinde duran bir gölge var sadece. Eskiden Türk milletinin haysiyetini savunurdu, şimdi üç-beş koltuk için her sabaha uyandığında yeni bir yalana göz yumuyor.
Partinin yöneticileri, tabanı susturmakla, kendi içinden gelen feryatları bastırmakla meşgul. İstifa eden her bir ülkücü, artık “biz nerede yanlış yaptık?” sorusunu soruyor ama cevabı partide değil, dışarıda arıyor. Çünkü içerisi çoktan boşaltıldı: Ruhsuzluk, korku ve teslimiyet doldu yerine.
Ve şimdi biri çıkıp diyor ki, “Artık verecek cevabımız kalmadı.”
Evet dostum, çünkü cevabınız Saray’a yazıldı. Çünkü halk size sorularını yönelttiğinde siz yukarı baktınız, milletin gözlerine değil. Çünkü siz Türk milliyetçiliğini bir propaganda aparatına çevirdiniz, fikri mücadele değil, bürokratik lütuf peşinde koştunuz.
Mesele sadece bir istifa değil! Bu istifa, MHP’nin kendine yabancılaşmasının, ülkücülüğün saray gölgesinde eriyip gitmesinin ve milli duruştan vazgeçişinin ifadesidir. Ve bu çöküş, sadece partinin değil, temsil ettiğini iddia ettiği fikrin de içini boşaltıyor.
Nihat Genç der ki: “Bir insan konuşacak yer bulamazsa ya delirecek ya da susacaktır!” Şimdi ülkücüler ya deliriyor ya susuyor. Ama şunu unutmayın: Millet unutmaz! Gerçek milliyetçiler, bu teslimiyeti affetmeyecek.
Çünkü bu memlekette hâlâ Atatürk’ün izinden yürüyenler var. Ve onlar susmaz!
Tıkır tıkır işliyor mhp yi bitirdiler …..
Bu halkın oy verdiği,bu milletin dişinden,tirnagindan,yetimin hakkı olan paralar ile maaş alan. Kendilerine milletvekili diyen yuzsusler siz Bahçeli’nin Aponun vekilisiniz milletin değil. Aldığınız maaşlar zehir zıkkım olsun. Hâlâ istifa etmeyen yuzsuzlere, için de biraz utanma duygusu, vicdan kırıntısı olan yok mu?
Kimsenin yüzüne bakamayacak, kimsenin sorduğu soruya cevap veremeyecek hale gelene kadar kalmak zorunda mıydın? Sen de sorumlusun!!