Milliyetçi Avukatlar Grubu, Talat Paşa’nın kabrini ziyaret etti.
Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan Milliyetçi Avukatlar Grubu, şunları kaydetti:
“Talat Paşa’yı Anma Konuşması
Değerli meslektaşlarım, kıymetli vatanseverler,
Bugün burada, Abide-i Hürriyet’teki Anıt Mezarlık’ta, İstanbul Barosu Milliyetçi Avukat Hareketi’nin kuruluşunda örnek aldığımız vatanseverlerden biri olan, Osmanlı’nın son gerçek sadrazamı, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini atan öncülerinden, Türk devriminin mimarlarından Türk milletinin değerli devlet adamı Talat Paşa’yı anmak için toplandık.
Talat Paşa, milletimizin kaderinin çizildiği en zorlu dönemlerde, cesareti, feraseti ve kararlılığıyla tarih sahnesine çıkmış; Türk Milletinin bağımsızlık ve egemenlik mücadelesine yön vermiştir.
Ne yazık ki, 15 Mart 1921’de Berlin’de, bir Ermeni suikastçının kurşunlarıyla şehit edilmiştir. Öldürüleceğini biliyordu; ancak “Vatan benim ölümümle bir şey kaybedecek değildir. Bir Talat gider, bin Talat yetişir.” diyerek, milletine olan inancını ve fedakârlığını ortaya koymuştur.
Bugün, onun aziz hatırası önünde toplanmış hukukçular, avukatlar ve vatanseverler olarak, Talat Paşa’nın mirasına sahip çıkmak için buradayız.
Maalesef, günümüzde bazı kesimler, Talat Paşa gibi bir kahramanın isminin sokaklara, okullara, caddelere, bulvarlara ve meydanlara verilmesini bir utanç olarak görmektedir. Oysa gerçek utanç, bu milletin bağımsızlığı ve egemenliği için canını feda eden bir liderin adını unutturmaya çalışmak ve adından utanmaktır.
Talat Paşa’nın adı, Türk Devleti’nin ve ulusal egemenliğimizin bir yansımasıdır. Talat Paşa’nın “Alnındaki ter, bir vatanın döktüğü terken, Nabzındaki kan nesillere yeterken” Onun adını gururla taşımak ve yaşatmak, kendini Türk hisseden her vatandaşın hakkıdır. Aksi bir düşünce, şanlı Türk tarihinden ve Türklük bilincinden rahatsız olmanın bir göstergesidir.
Bizler, Talat Paşa’nın aziz ruhuna ve milli hafızamızda başköşeye koyduğumuz fedakarlıklarına şükran duyan hukukçular olarak, onun ideallerini yaşatmaya, adaletin ve milletimizin bekası için çalışmaya devam edeceğiz.
Ruhu şad, mekânı cennet olsun.”