Muharrem İnce CHP'yi topa tuttu: 'Atatürk' diyemeyen il başkanları var

Mart ayının başında CHP'den istifa edeceği ve yeni parti kuracağı iddia edilen Muharrem İnce, CHP'yi çok sert bir dille eleştirdi.

Muharrem İnce CHP'yi topa tuttu: 'Atatürk' diyemeyen il başkanları var

Yaklaşık 40 yıl süren Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) serüvenini önümüzdeki günlerde sonlandıracağı iddia edilen eski vekil ve Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce CHP ile gerilimi artıracak yeni çıkışlarda bulundu.

The Independent Türkçe'den Benan Kepsutlu'ya konuşan İnce'nin röportajının ilgili kısmı ise şu şekilde:

'KARŞIMIZDA ÜFLESEN YIKILACAK BİR İKTİDAR VE UMUT VADETMEYEN BİR MUHALEFET VAR'

- Şimdi o zaman Memleket Hareketi'nin başladığı ana gidersek. Başladığı andan şu zamana kadar sizin planladığınız noktaya geldi mi? 50+1 ifadesini kullandınız. Gerçekten 50+1 için neler gerekli Memleket Hareketi'nde?

Şimdi planladığımız noktaya gelmedi; pandemi nedeniyle gelmedi. 81 vilayetimizi gezmiş olacaktık şimdiye kadar gezemedik. 48 vilayeti gezdik. Sokağa çıkma yasakları olsun. Diğer bazı özel koşullar olsun çalışmamızı engelledi.

Bir; kendimizi riske atmak istemedik. İki; milleti riske atmak istemedik. Üç; sağlık çalışanlarının yükünü artırmak istemedik. Bu gerekçelerle biraz yavaş ilerledi; ama cuma gününden itibaren Kırşehir Nevşehir'e gideceğiz. Gezilerimize devam edeceğiz.

Tabii ki 18 yıllık bir iktidar var karşımızda. Üflesen yıkılacak bir iktidar var. Ama umut olamayan da bir muhalefet var.

Yani bir iktidar düşünün ki 18 yıldır Türkiye'yi yönetsin. Türkiye'nin ekonomisi batsın. Bu halde olsun. Sokaklar mülteci dolsun. Esnafların kepenkleri kapalı olsun. Ama muhalefetin oyu artmasın.

Hala birinci parti olsun AK Parti. Bu olacak iş değil. Onun için önümüzde zamanımız var. Öyle üç ay beş ay içinde de bir seçim olmayacağına göre.

Biz Memleket Hareketi olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Amacımız Türkiye'yi yönetmek. Türkiye'yi yaşanılır, umutların yüksek olduğu bir ülke yapmak. Çocuklarımıza güzel hayaller kurduracağız bunun için çalışacağız. 


- Parti kuracağınıza dair iddialarla birlikte Sayın Kemal Kılılçdaroğlu'nun tepkisi de aranızdaki diyaloglar da çok merak edildi. Sayın Kılıçdaroğlu sizinle şu konuşmayı yaptı mı; "Ya Muharrem ayrılma, aynı çatı altında devam edelim"?

Hayır böyle bir konuşma olmadı. 


-  Peki gelirse, yaparsa böyle bir konuşma sizinle…

Yani "gelirse, yaparsa"nın cevabı olmaz bence siyasette. Şu ana kadar böyle bir şey olmadı. Yani siyaset varsayımlar üzerine siyaset yapmam ben.

Böyle bir olay olmadı. Onun için bu bilgileri bazı gazetelerde, internet sitelerinde okuyorum. Doğru değl bunlar.

'OY BÖLME PARLAMENTER SİSTEMDE OLUR, BAŞKANLIK SİSTEMİNDE OLMAZ'

- Kulislerde konuşulan, gazeteciler ve halk arasında konuşulan bir diğer konu da "Muharrem İnce oyları bölüyor. CHP'ye giden oyları bölüyor. İdeolojik olarak AK Parti karşısında muhalefet yapan partinin oylarını bölüyor". Oyları bölüyor musunuz?

Art niyetli değilse bunu söyleyenler matematikle ilgili sorunları var demek ki onların. Önceden parlamenter sistem vardı. Şimdikinin adı da Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sözde; ama başkanlık sistemi bu.

Yani birisi basketbol, birisi futbol. Parlamenter sistemde oy bölme olur. Bir partiden birisi ayrılıp başka bir parti kurarsa oy bölmesidir bu. Parlamenter sistemde geçerlidir.

Fakat bu sistemde şu andaki mevcut 50+1 sisteminde oy bölme diye bir şey olmaz. Oy bölme şöyle olur. CHP'den ayrılırsın, gidersin Cumhur İttifakı'na katılırsın. O zaman oy bölmüş olursun.

Böyle bir şey yapmayacağımıza göre... Yapsak bile peşimizden kimse gelmeyeceğine göre…


- Gelmezler mi?

Gelmezler tabi. 


- Neden?

Benim kimliğim belli. Duruşum belli. Yani Muharrem İnce bu ülkede Atatürkçü, dünyaya soldan bakan, yurtsever, milli bir duruşu olan. Bu hükümeti yenmek isteyen. Bunu değiştirmek isteyen.

18 yıldır parlamentoda bu konuda mücadele eden birisiyim ben. Bunu herkes bilir. Onun için oy bölme diye bir şey olmaz. Basketbolun kurallarıyla nasıl futbol oynanmazsa, futbolun kurallarıyla da basketbol oynanmaz.

Onun için oy böldüğümüz falan yok. Ama bu muhalefet kendine güvenmediği için. Yola çıkmıyorlar bir kere. Birisi de çıkıp da Allah için CHP başta olmak üzere "Arkadaş ne ittifakı ya biz koskoca 100 yıllık bir partiyiz biz tek başımıza iktidar olacağız 50+1 alacağız." Böyle bir iddiası yok yani ortada.

Bakın güzel bir söz var. "Yola çıkmayan varamaz, yoldan çıkan da varamaz". Yola çıkmıyor ki varsınlar. Bir insan bir yere çıkarken onu kazanmak umuduyla çıkarı.

Mesela ben CHP Genel Başkanı'ndan bir kez olsun şunu duymadım: "Ben partimi birinci parti yapacağım. Ben de cumhurbaşkanı olacağım"


'KILIÇDAROĞLU'NUN CUMHURBAŞKANI OLACAĞIM' DEDİĞİNİ HİÇ DUYMADIM'

- İktidar olacağız iddiası var ama Sayın Kılıçdaroğlu'nun…

Dostlarıyla var. Siyaset başkasının değneğiyle yürüyemezsiniz. Yıkılır bir gün. Kendinize güveneceksiniz önce. Diyeceksiniz ki "Biz ana muhalefet partisiyiz. Nasıl ki belediyeleri aldık bak. Biz tek başımıza geliyoruz."

İttifakları reddetmiyorum, yanlış anlaşılmasın. O ne zaman olur. Siz partinizi büyütürsünüz. 30-35-40-45 yaparsınız. Son ana gelir seçim sathı mahalline girersiniz dersiniz ki biz 50+1 alamıyoruz. Oturalım şu partilerle bir konuşalım dersiniz.

İttifak o zaman yapılır buna inanıyorum. Ama başlarken ittifakla çıkılmaz. Önce varmak için yola çıkacaksınız. Ve yoldan çıkmayacaksınız. Yüzde 25'i çantada keklik görmeyeceksiniz.

- Peki bu anlamda Memleket Hareketi'nin partileşmesiyle birlikte Millet İttifakı'nda o zaman devam edeceksiniz ihtiyaç dahilinde?

Biz 50+1'i almak için yola çıkacağız. Seçim sathı mahalline girince 18 yıldır Türkiye'yi yöneten ve Türkiye'yi bir uçurumun kenarına getirenleri yenmek için onları iktidardan uzaklaştırmak için ittifak yapmak gerekirse tabiki yaparız. Ama biz 50+1'i kendimiz alacakmış gibi yola çıkacağız. 

'GENEL BAŞKAN CUMHURBAŞKANI ADAYI OLMUYORSA İŞ BAŞINDAN BİTMİŞ DEMEKTİR'

- Burada tabi cevaplar yeni soruları doğuruyor. 50+1 durumunda yeni ittifak yapmak gerekirse Sayın Kılıçdaroğlu'nun cumhurbaşkanlığının söz konusu olduğu bir ittifakta olur musunuz?

Neden olmasın. Hiç öyle bir itirazım yok. Ama Sayın Kılıçdaroğlu'nun böyle bir iddiası yok. Yani 2014 yılında ben grup başkanvekiliydim. Tam şuradaydım. 3 metre gerimdeydim (bulunduğu alanı gösteriyor).

Eşim balkona çıktı; "Cumhurbaşkanı adayımız belli oldu" dedi. Kim dedim, "Adını söyleyemiyorum, değişik bir adı var" dedi. "Ekrem gibi bir şey" dedi.

Ekmeleddin İhsanoğlu idi. Ben bunu grup başkanvekiliyken televizyondan öğrendim. 2018'e giderken Sayın Kılıçdaroğlu'na gittim. "Siz cumhurbaşkanı adayısınız" dedim. "Bu hak sizindir" dedim. "Değilim" dedi.

"O zaman beni aday göster, ben olayım" dedim. O zaman seçim yoktu ortada bunu söylediğimde. O zaman aday gösterseydi zaman sorunumuz da olmayacaktı.

Bir partinin genel başkanının aday olmaktan başka çaresi yoktur. Bence aday olmaya mecburdur. Bir parti ne için var?.. Bir siyasi partinin amacı nedir? Ülkeyi yönetmektir.

Ülkeyi nasıl yönetirsiniz bugünkü sisteme göre; cumhurbaşkanı olursanız yönetirsiniz. Peki, partinin birinci adamı kimdir genel başkandır. Genel başkan, cumhurbaşkanı adayı olmuyorsa zaten iş başında bitmiş demektir.


- Neden biz Sayın Kılıçdaroğlu'nu cumhurbaşkanı adayı olarak görmedik o zaman?

Bilmiyorum onu. Onu kendisine soracaksınız. Bir partinin amacı olmalıdır zaten. Memleket Hareketi'ni partileştirdik. Ben oldum genel başkan. Cumhurbaşkanı adayı kim? Tabi ki genel başkan.

Niye genel başkan oluyorsun ki o zaman. Cumhurbaşkanı adayı olmuyorsan genel başkan olamazsın. Ben böyle okuyorum siyaseti.

'CHP'NİN İÇİNDE 'ATATÜRK' DİYEMEYEN İL BAŞKANLARI VAR'

- İstifa dilekçenizde nelere değineceğinizi de merak ediyoruz. Kimi bir manifesto olacağını ifade etti, kimi farklı mesajlar içereceğini ifade etti. Bunlar da tartışmalar, dedikodular arasında... Nelere vurgu yapacaksınız?

Benim kişisel bir husumetim yok kimseye karşı. Bana yapılan yanlışlar husumetim. Böyle bir derdim yok. Derdim memleket. Derdim memleketimin çocuklarının sorunları. Geleceğimiz. Derdim ortak çıkarlarımız. Hepimizin, memleketimizin çıkarları.

Onun için partide tabii ki yanlış şeyler görüyorum. Hani dedim ya, partinin 2 tane yanlışı var bence; bir, yola çıkmıyor, iki, yoldan çıkıyor.

Yoldan çıkıyor derken. İlkelerinden uzaklaştı parti. Atatürk diyemeyen il başkanları var. Derdim bu.


'CHP ATATÜRKÇÜ YAPIDAN UZAKLAŞTI'

- Kimler onlar?

Kamuoyu biliyor zaten tek tek isimlerini zikretmem yanlış olur. Ama derdimiz… Derdim Atatürkçü yapıdan uzaklaşması. Partinin evlatlarına yapılan muameleler.

Her yerde, Türkiye'nin her vilayetinde yoldan çıkan bir parti var. Sorunum bunlarla kişisel bir derdim yok.

'CHP'NİN MYK'SININ YARISI GEÇMİŞTE CHP'YE KARŞI MÜCADELE EDEN İNSANLARDAN OLUŞUYOR'

- Biraz önce CHP içerisindeki yapılanmadan bahsettiniz. Daha doğrusu atıfta bulundunuz. "Yoldan çıktı, çizgiden çıktı" ifadesini kullandınız. Bir de şöyle bir ifadeniz var bir röportajınızda "Eğer onlardan değilseniz, onları desteklemiyorsanız belediye meclis üyesi yapmazlar sizi." Şimdi burada onlardan kelimesi dikkatimi çekti. Bu şu mu demek? CHP içerisinde parti içinde parti var mı demek oluyor?..

Bir örnekle anlatayım size bunu. Menemen bunun çok güzel bir örneğidir. 20 yıldır bizim bir belediye başkanımız vardı Menemen'de. Tahir Şahin. Menemen'deki oyumuz yüzde 53. Mecliste'de çoğunluk bizde.

Tahir Şahin'i aday yapmadılar. Ya adam hırsız değil, beceriksiz değil. 20 yıldır belediye başkanı. Seçim kazanıyor üst üste. Daha önce Sayın Baykal'a muhalefet etmiş. Ona rağmen Sayın Baykal onu aday yapmış yeniden kazanmış.

Bu sefer aday yapmadılar. Muharrem İnce'ye kurultay delegesiydi. Muharrem İnce'ye imza verdi diye aday yapmadılar. Başka bir arkadaşı aday yaptılar o arkadaş da tutuklandı.

Belediye meclis üyemiz kaç tane orada İYİ Parti ile ortak; 18. Cumhur İttifakı'nın kaç tane 12.  30 Belediye meclis üyesi seçim yapacak yeni başkanvekilini seçecekler. 18 var bizim tarafta. Oylar 15-15 çıkıyor.

Demek ki 3 kişi, ya CHP'li ya da İYİ Parti'li, gitmiş karşı tarafa oy vermiş. Kuraya verdiler, kurada AK Parti'li kazandı. Yazık günah değil mi? Kendi partisine oy vermeyen bu üç belediye meclis üyesini kim seçti. Genel merkez seçti.

Sosyal medyalarına baktılar. Muharrem İnce'yi beğenmişse, retweetlemişse aday olamadı kimse. Kazanma şansı olmayan yerlerde koydular. Ya da mecbur kaldıklarında. Böyle belediye meclisi üyesi yazarsanız sonucu böyle olur.

Başka ilde daha örnek vereyim. Listeleri vereceksiniz değil mi İl Seçim Kurulu'na. Kim verir listeyi. Partinin ilk başkanı verir ilçe başkanı verir. İl başkanlarına bile güvenmediler.

Bir il bir belediye meclis adayına verdiler listeyi "Git bunu ver seçim kuruluna" diye, şimdi o da istifa etti MHP'ye geçti. İşte aday belirleme süreçlerinin hesabını vermeli bu yönetim.

Bakın neden sıkıntı çıkıyor biliyor musunuz? CHP'nin MYK'sının yarısı geçmişte bir başka partide CHP'ye karşı mücadele etmiş insanlardan oluşuyor.

Çok ciddi bir şey söylüyorum. MYK'nın yarısı, ben hayatımda CHP haricinde, kapalı olduğu dönemler hariç. O zaman SHP'deydi. Onun haricinde hiçbir başka siyasi partide çalışmadım. Hiçbir partide gönül bağı kurmadım.

42 yıldır 1979 ara seçimlerinde duvara CHP-Ecevit yazdım. 79 yılından bu yana bu partiye 42 yıldır hizmet ettim. Ama bugün CHP'yi yönetenlerin yarısı, MYK'nın yarısı geçmişte başka partiler lehine miting yapmış.

CHP aleyhine toplantılar düzenlemiş insanlardan oluşuyor. Dolayısıyla kendimi onların yanında yabancı hissetmeye başladım. Gönül bağım bu yüzden koptu. Yoksa ben bölücü falan değilim.

'KAFTANCIOĞLU'NA ATATÜRK'ÜN ASKERİYİZ' DEMEK MİLİTARİST GELİYOR'

- CHP içinde yaşananlar merak edilenler arasında. Sayın Canan Kaftancıoğlu'nun adı da kendisi de haberlerde sıkça yer alıyor son dönemlerde. Sayın Kaftancıoğlu'nun CHP içerisinde belirleyici bir rolü var mı?

Cumhuriyetimizin kurucusuna, partinin kurucusuna "Ben Gazi Mustafa Kemal" derim. "Atatürk demem" diyor. "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" demek arkadaşımıza militarist geliyor.

Ben Mustafa Kemal'in askeriyim. Ben askeriyim. Ben yoldaşı falan değilim Atatürk'ün. O kadar büyük bir adam değilim çünkü ben. Anafartalar'da ben yoktum, Cong Bayırı'nda yoktum. Ben dünyada yoktum.

Mustafa Kemal'in yoldaşı İsmet İnönü yoldaşıdır. Fevzi Çakmak, Kazım Karabekir yoldaşıdır. Bizim haddimize değil onun yoldaşı olmak. Biz Atatürk'ün Mustafa Kemal'in askerleriyiz.

Partisinin kurucusuna Atatürk diyemeyen bir il başkanı nokta. Girmem başka tartışmaya.

-CHP içerisindeki gruplaşmalarda bir rolü var mıdır?

Bilemiyorum, arkadaşımızı tartışmak için söylemedim bunu. Sadece bir durum tespit iyaptım.

Sayın Kılıçdaroğlu'na biraz önce değindiniz ama biraz daha açacak olursak. Sayın Kılıçdaroğlu'nun iktidar olma iddiası çeşitli röportajlarda var.

"Göreceksiniz biz iktidar olacağız" diyorlar. Şu anki CHP ile mümkün mü? Erken seçim gerçi erken seçim ifadesini çok kullanmamak lazım. Öne alınmış seçim diyelim. Eğer olursa CHP'nin şansı nedir? Olmazsa şansı nedir?

Birincisi siyasetin matematiği olmaz. Siyasetin mantığı olur. Yani bu partinin oyu 2 bunun da 2 toplarsak 4 yapar. Olmaz. Bazen 3 yapar, bazen 8 yapar. Siyasetin matematiği olmaz, siyasetin mantığı olur.

Onun için ittifaklar olur. Ne zaman olur seçime yakın olur. Bir de karıştırılan yer şurası. En son yerel seçim yaşadık. Biz İstanbul'u Adana'yı, Mersin'i alırken sadece CHP'nin oylarıyla mı aldık? Hayır.

İYİ Parti'nin oyu var, HDP'nin de oyu var burada. Saadet Partisinin de oyu var. Bunların da oyu var. Peki, o yerel seçimdi. Şimdi önümüzde genel seçim var.

Milletvekilliği seçiminde kimse kimseyi tanımaz. Kimse kimseyi yanıltmasın. Herkes partisine oy verecek. Milletvekilliği seçiminde HDP aday çıkarmadı İstanbul'da.

Bizi destekledi. Şimdi milletvekili seçimi var aday mı çıkarmayacak. Bir tane oy gelmez CHP'ye. Hesabı doğru yapmak lazım.


'CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİNDE HEYECAN YARATMASAYDIK YEREL SEÇİMLER KAZANILMAZDI'

- Cumhurbaşkanlığı seçiminin açıklandığı gece. Daha sonrasında pek çok şey söylendi yazıldı çizildi. Bir kesim hayal kırıklığı dedi. Siz kızdınız mı daha sonrasında size diyenlere?

Hayır, neden kızayım. Hayal kırıklığı normal. Benim aday olduğum gün bu millette umutsuzluk vardı. Erdoğan'ı asla yenemeyeceklerine inanıyordu bizim mahalle. Kampanya ilerledikçe umutları çok yükselttik. Umutlar zirve yaptı.

Herkes benim kazanacağıma inanıyordu bizim mahalle. Kazanamadık. Şimdi birincisi önce umutları yükselteceksin ama sonra yerel seçimleri kazandık.

Bakın o cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki heyecanı yaratmasaydık yerel seçim de kazanılmazdı. Önce testiyi çatlatacaksın testi sonra kırılır. Önce çatlatacaksın ama. Birincisi bu.

İkincisi o gece sistemi çökmüş CHP'nin. CHP 12 bin sandığa gözlemci vermemiş. 4 milyon oyu sokakta bırakmış. Sonra şunu diyenler de gene matematikle problemi olanlar.

Erdoğan'ın oylarıyla benim oylarım yakın değildi ki birbirine. Ekrem İmamoğlu ile Binali Yıldırım'ın oyları yakındı birbirine. Bizim oylar yakın değil ki.

15,5 milyon oy ben almışım, 25,5 milyon oy Erdoğan almış. Oylar yakın değil ki neyini kazanıyorsun. CHP'nin de sistemi çökmüş bana bilgi veremiyorlar.

Ama 4 genel başkan yardımcısı çıkmış ellerinde bilgi olmamasına rağmen ikinci tura kaldı diye açıklama yaptılar. Hesap sorulması gereken o 4 genel başkan yardımcısı.

'BANA DUA ETSİNLER, PARTİYİ KORUMAK ADINA SEÇİM GECESİ ÇIKMADIM'

Neye dayanarak ikinci tura kaldı dediniz siz. Şimdi filmi geri saralım. Ben CHP Genel Merkezi'ne gitseydim o gün kameraların karşısına geçseydim ne olacaktı.

Sistemin çöktüğünü bütün Türkiye öğrenecekti orada. O zaman ne olacaktı 100 bin kişi CHP genel merkezini basacaktı işinizi yapamadınız diye.

Bana dua etsinler ki partiyi korumak adına çıkmadım ortalara. Partiyi koymak adına kendimi ortaya attım. Bana dua etmeleri, şükretmeleri gerekirken eleştirenler bugün partiyi yönetenler işte.