Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümünü Ergenekon’a bağlamaya çalışan gizli tanık ‘akıl hastası’ çıktı

Muhsin Yazıcıoğlu ve 5 kişinin ölümünü Ergenekon soruşturmalarına bağlamaya çalışan FETÖ’nün, 2009 yılında kullandığı gizli tanığın akıl hastası olduğu ortaya çıktı.

Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümünü Ergenekon’a bağlamaya çalışan gizli tanık ‘akıl hastası’ çıktı

BBP Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte 5 kişinin hayatını kaybettiği 2009 yılındaki helikopter kazasıyla ilgili çarpıcı ayrıntılar gün yüzüne çıkıyor.

Yazıcıoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturmada 2009 yılında isimsiz ihbarla yakalatılan bir kişinin Ergenekon tutuklusu Hurşit Tolon paşanın sözde tetikçisi olduğu, cebinden ise "Muhsin Yazıcıoğlu'nun uçak şirketinin sahibini araştır, gereğini yap" şeklinde not çıktığı, bu kişinin ise psikiyatri hastası olan Emrah P. olmasına rağmen dosyaya tanık olarak konulduğu ortaya çıktı.

Yazıcıoğlu ailesinin ve avukatların yaptığı şikayet başvuruları üzerine Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2 yıldır yürüttüğü soruşturmada FETÖ'nün Yazıcıoğlu suikastını örtüp, olayla Ergenekon dosyası arasında bağlantı kurmaya çalışarak kurmaca ifadelerle kumpas soruşturması yürüttüğü belirlenmişti. Fetullah Gülen'in talimatıyla hareket eden özel yetkili örgüt üyesi savcıların kumpası, o dönem gizli tanık olan şüphelilerin yeniden ifadelerinin alınması ve isimlerinin belirlenmesiyle netlik kazandı.

Dinlenen Beydağı kod adlı gizli tanığın, Ümraniye'de çıkan el bombaları ile Elbistan'da yol kenarında bulunan mühimmatla ilgi kurarak, suikastı Ergenekon soruşturmasına dahil etmeye çalıştığı belirlendi.

GİZLİ TANIK ‘PSİKİYATRİ HASTASI’ ÇIKTI

Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı'na gelen isimsiz ihbar mektuplarından birinde bir kısım üst düzey kamu görevlilerinin olaydan sorumlu oldukları, olayın Maraş Ergenekonuyla bağlantılı olduğu iddiasında bulunuldu. 06 Ağustos 2009'da İzmir Emniyet Müdürlüğü 155 ihbar hattına eşkal veren isimsiz kişi, ‘Emrah P.'nin Ergenekon tutuklusu Hurşit Tolon Paşanın tetikçisi olduğunu', ‘eylem hazırlığı içerisinde olduğunu' öne sürdü.

Yakalanan Emrah P.'nin yapılan üst aramasında el çantasındaki not defterinde "Muhsin Yazıcıoğlu'nun uçak şirketinin sahibinin şirketini araştır, gereğini yap" şeklinde kendi yazdığı not bulunduğu, bu kişinin yakalanmasıyla Yazıcıoğlu'nun ölümünün Ergenekon’a bağlanmaya çalışıldığı belirtildi.

Sabah’tan Halit Turan’ın haberine göre, hakkında araştırma yapılan Emrah P.'nin psikyatri hastası raporu bulunduğu ve buna rağmen soruşturma dosyasına eklendiği tespit edildi. 2013 yılındaki isimsiz bir başka ihbar mektubunda ise, sonradan FETÖ ile irtibatlı olduğu ortaya çıkan Rafet A.'nın da gizli tanık olarak dosyaya konulduğu belirlendi.

TÜM DELİLLER FETÖ’YÜ GÖSTERİYOR

Öte yandan, Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki 5 kişinin ölümüyle ilgili soruşturmayı; FETÖ'nün talimatlarıyla müdahale ederek yönlendirdikleri iddiasıyla haklarında dava açılan isimlerle ilgili önemli ayrıntılar ortaya çıktı. 

DHA'nın aktardığına göre, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 17 kişi hakkında 'silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne yardım etme, silahlı terör örgütü adına suç işleme, zincirleme şekilde yalan tanıklık ve suç uydurma, iftira, suçu ve suçluyu övme, yalan tanıklık, kişinin ölümünden yararlanarak hırsızlık' suçlarından, Kahramanmaraş 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Davanın iddianamesinde şüphelilerin Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma sırasında FETÖ lideri Fetullah Gülen'in ve örgüt yöneticilerinin talimatları doğrultusunda soruşturmaya müdahale ederek örgütün amaçları doğrultusunda yönlendirmede bulunarak yardım etikleri öne sürülüyor.

'YÜKSEK YERLERDE ELEMANLARIM VAR'

Şüphelilerden en dikkat çeken 2 isim ise Yazıcıoğlu'nun sağ bulunduğu bilgi notunu hazırlayarak çevre illere gönderen dönemin Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı Dursun Özmen ile bu notu dönemin Kayseri Valisi Mevlüt Bilici'ye ileten Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürü Ali Orhan Dinç. 96 sayfalık iddianamenin 'FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün olaya ilişkin ilk müdahalesi olarak helikopter enkazına ulaşıldığı Yazıcıoğlu'nun sağ bulunduğuna dair asılsız bilgi notu' bölümünde Dursun Özmen'in bilgi notunda neler olduğu ve bu nota tepki gösteren personele olan tepkisi yer alıyor.

İddianamede yer alan iddialara göre asılsız bilgi notu nedeniyle Kahramanmaraş 1'inci Asliye Ceza Mahkemesi'nde de görevi kötüye kullanmak suçundan da yargılanan Dursun Özmen, "Devam eden çalışmalarda ilimiz Göksun ilçesi Hacıömer Köyü Temurağa Köyü Kazmadere Mevkiinde helikopterin enkazına ulaşıldığı, gruptan BBP genel başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun ayağının kırık olduğu, ölü olmadığı, diğer şahısların yaralı oldukları, ilimiz Göksun Devlet Hastanesine intikal ettirilmekte oldukları, Göksun Devlet Hastanesi görevlilerinin yaralılara müdahale için hazır bekledikleri şeklinde bilgiler intikal etmiş olup gelişmelerden ayrıca bilgi verilecektir" şeklinde bilgi notu hazırladı.

Olay günü nöbetçi olan istihbarat şube personeli S.B., savcılığa tanık sıfatıyla verdiği ifadesinde bilgi notunu Dursun Özmen'in odasında tek başınayken müsvedde hazırladığını belirterek, "Aynı zamanda dairenin sabit ve görüntülü konuşma özelliği bulunan telefonda 'Kayseri istihbarat şube müdürü' unvanı yazan bir kişi işle görüntülü konuştu. Daha sonra Dursun Özmen'den aldığım bilgi notunu bilgisayara geçirdim. Dursun Özmen'e haber kaynağını sorduğumda 'Yüksek yerlerde elemanım var' diye cevap verip bilgi notunun tüm illere gönderilmesi talimatını verdi. Haber kaynağını bilmediğim için bilgi notunu göndermedim. Bunun üzerine Dursun Özmen bilgi notunun tüm illere gönderilmesi talimatını İsmail adlı kişiye verdi" dedi.

FETÖ'ye üye olmak suçundan yargılandığı Kayseri 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde ceza alan Ali Orhan Dinç ise bilgi notuyla ilgili olarak 2009'da başlatılan ilk soruşturmada tanık olarak verdiği ifadede, bilgi notunun Kahramanmaraş'tan geldiğini, notu dönemin Kayseri İl Emniyet Müdürü Orhan Özdemir ile paylaştığını, Özdemir'in de Vali Mevlüt Bilici'ye ilettiğini söyledi.

Dursun Özmen ise 20 Mayıs 2009'da verdiği ifadede bilgi notunu 17.40'ta geçtiğini ancak Yazıcıoğlu'nun sağ bulunduğuna dair haberlerin basında 17.15'te çıktığını söyledi.

8 NUMARADAN 637 FETÖ'CÜ İLE GÖRÜŞME

İddianamede Dursun Özmen'in FETÖ üyesi olma suçundan yargılandığı Isparta 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde ceza aldığı, evinde F serili 1 dolar bulundurduğu ve örgütün gizli haberleşme sistemi olan ByLock kullanıcısı olduğu da yer aldı. Ayrıca Özmen'in kullandığı 8 ayrı cep telefonu hattının detaylı incelemesinde FETÖ'ye üye olma suçlarından haklarında soruşturma açılan 637 kişiyle görüştüğü de tespit edildi.

GARSON KODLAMALARI A5

İddianamede 'Silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan 10'ar yıl hapisleri istenen Ali Orhan Dinç ile Dursun Özmen hakkında dikkat çeken en önemli detay ise, her ikisinin de FETÖ'nün A5 kategorisinde yer alması. Gizli tanık 'Garson'dan ele geçirilen ve FETÖ'yle mücadele kapsamında bugüne kadar elde edilmiş en önemli deliller arasında yer alan SD kartta Dinç ve Özmen'in de isimlerinin olduğu tespit edildi. İddianamede her iki şüpheli için "Her iki şüpheliye FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kendi içerisinde yaptığı kodlamaya göre A5 kodunun verildiği, bu kodun, FETÖ mensubiyeti olan, teslimiyeti sadakati ve bağlılığı en üst seviyede olan emniyet mahrem yapılanmasındaki örgüt mensuplarını ifade ettiği, örgüt elebaşısının gizliliği sağlamak için mensuplarının ByLock üzerinden görüşmelerini istediği, her iki şüphelinin ByLock isimli program kullanıcısı oldukları tespit edilmiştir" denildi.

'3 DAVA BİRLEŞTİRİLSİN'

Öte yandan iddianameyi hazırlayan 2 cumhuriyet savcısı, iddianamede yer alan şüphelilerden 8'inin Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüyle ilgili Kahramanmaraş ve Göksun'da devam eden 2 davada da sanık oldukları, bu nedenle 3 davanın birleştirilmesini talep etti. Birleştirilmesi talep edilen davaların ise Dursun Özmen'in Kahramanmaraş 1'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görevi kötüye kullanma suçundan yargılandığı dava ile Yazıcıoğlu'nun helikopterini arama çalışmalarına katılan ve kırıma uğrayan S70 Sikorsky helikopterin soruşturmasını yürütmek üzere gittikleri kaza yerinden helikopterdeki GPS cihazlarını çaldıkları öne sürülen Pilot Yarbay Ebubekir Semih Yüksekkaya, Pilot Yüzbaşı Davut Uçum,  Teknisyen Üstçavuş Cemal Şahin, Teknisyen Başçavuş Aydın Özsıcak, Teknisyen Başçavuş Nedim Bakırhan ve Teknisyen Başçavuş Nusret Memiş ve Yusuf Yiğit'in Göksun Asliye Ceza Mahkemesi'nde nitelikli hırsızlık suçundan yargılandıkları dava olduğu bildirildi.