İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenen İYİ Parti lideri Dervişoğlu, “Teröristle bile barıştın ama fitreye muhtaç ettiğin emeklilerimizle barışamadın. Trump ile Netanyahu ile barıştın ama Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet ile bir türlü barışamadın. Sen Recep Tayyip Erdoğan yedi düvel ile barıştın ama Türk milleti ile barışamadın” dedi.
‘KONUŞAN DEĞİL SUSAN TÜRKİYE BÖYLE YARATILDI’
Dervişoğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
”Her yıl asgari ücret komisyonu adı altında bir oyun oynanmaktadır. İstisna olan asgari ücret standart haline gelmiştir. Sesini çıkarabilen hiçbir sivil toplum kuruluşu kalmamıştır. Konuşan değil susan Türkiye böyle yaratılmıştır.
Saray iktidarını sona erdirmenin en kolay yolu konuşan ve üreten Türkiye’yi yeniden ayağa kaldırmaktır. Korkmayacağız, teslim olmayacağız, milletçe konuşacağız hep birlikte başaracağız.
Kenan Evren şimdi kalksa mezarından, yetiştirdiği bu en büyük eseriyle gurur duyardı. Recep Tayyip Erdoğan. Tam onun arzu ettiği gibi bir dikta rejimi kurdu. Üstelik bunu apoletle de değil, kravatla gerçekleştirdi.
‘BİR TARAFTA ŞİDDETLİ CİNAYETLER, BİR TARAFTA EKONOMİK ŞİDDET’
Bir tarafta şiddetli cinayetler, bir tarafta ekonomik şiddet.
İstanbul Sözleşmesi’nden bir gecede çıktıklarından beri kadınlar daha çok katledildi. Yaşarken de hayattan kopartıldılar.
İktidar kadınlara doğurun talimatı verirken ‘Yaşayın’ demeyi aklından bile geçirmemektedir. 2025 sözde ‘aile yılı’ ilan edilirken kadınlar umurlarında bile değildir.
‘TERÖRİSTLE BİLE BARIŞTIN AMA…’
Sayın Erdoğan kanımıza sebep olan teröristle barıştın ama fitreye muhtaç haline getirdiğin emeklilerimizle bir türlü barışamadın. Borç içinde yüzen işçilerimizle bir türlü barışamadın. Demokrasi ile, adaletle barışamadın. Bugün o makamlarda oturmanı sağlayan Cumhuriyet ile barışamadın.
Trump ile, Netanyahu ile barıştın ama Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet ile bir türlü barışamadın. Sen Recep Tayyip Erdoğan yedi düvel ile barıştın ama Türk milleti ile barışamadın. Barış ve kardeşlik öyle mi?
‘TERÖRE SİYASETTE CAN SUYU VERİLMEKTE’
Türkiye’nin çözülmesi sürecinin tam ortasındayız. Ölüm uykusuna direnenler korku siyasetiyle susturulmaya çalıştırılıyor. Büyük Türk milleti sahnelenen oyun belli. Sahada biten teröre siyasette can suyu verilmektedir. Hem iktidar hem açılım ortakları hem de terörist başı aynı dili kullanıyorlar.
‘SİZİNKİ SİYASET DEĞİL FELAKET’
Neymiş efendim bu mesele Meclis’te halledilecekmiş. Ana muhalefet olarak demokratikleşmeye varlarmış. Bu terör örgütü 41 yıldır hangi amaçla silah kullanıyor? Siz terörü bitirmiyor teslim oluyorsunuz.
Siz Türkiye’yi terörden kurtarmıyor, terörü devletleştiriyorsunuz. Aklınıza başınıza alın. İktidarınıza zaman kazandırmak için Türkiye’nin geleceğini ateşe atıyorsunuz. Sizinki siyaset değil felakettir. Buna izin vermeyeceğiz.
Terörsüz Türkiye masalının Türksüz Türkiye planı olduğunu her fırsatta hatırlayacağız. Türk insanı artık vatanı sayılmayacak bir memlekette yakılmak istenecektir. Yakılmak istenen Cumhuriyetimiz, hepimiziz.”
DEM PARTİ’NİN ZİYARET TALEBİ OLURSA KABUL EDECEK Mİ?
Dervişoğlu, partisinin TBMM’deki haftalık grup toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı.
Dervişoğlu, Öcalan’ın çağrısının ardından DEM Parti heyetinin partileri yeniden ziyaret edeceğine ilişkin soru üzerine “Ben de medyadan takip ediyorum. Öyle bir tur daha yapacaklarını söylediler. Bize henüz iletilmiş bir talep şu anda söz konusu değil. Gelince bakar, değerlendiririz” ifadesini kullandı.
Partinin eş başkanlarından gelecek bir randevu talebinin nasıl değerlendirileceğine ilişkin soruya Dervişoğlu, şu yanıtı verdi:
“O zaman da öyle bir davet bekleniyordu ama İmralı ulakları bizden talepkar oldular. Yetkisiz heyeti kabul etmedik. Kritik konularda eğer tek başına kararlar alırsam eleştirdiklerime benzer hale gelirim. Onun için Türkiye’nin önemli saydığı meselelerde İYİ Parti olarak vatandaşın da kanaatlerine, düşüncelerine saygı göstererek kurumsal kararlar almayı tercih ediyoruz. O bakımdan böyle bir şey gelirse partimizin Parlamento Grubunu, GİK ve Başkanlık Divanı’nı toplar ve bir karar alır, onu da kamuoyuyla paylaşırız.”
‘İMRALI’DAKİ CANİBAŞININ SÖZÜNE İTİBAR EDİP…’
Dervişoğlu, Öcalan’ın çağrısının Suriye’yi kapsayıp kapsamadığına ilişkin yürüyen tartışmaların anımsatılması üzerine şu ifadeleri kullandı:
“İmralı’daki canibaşının ilk silahları bırakın çağrısı değil. Buna benzer çağrılar olmuştur. Bundan önce de sözde bir açılım süreci olmuştu, o zaman da bir çağrıda bulunmuştur. Hatta kendi 1999 yılında yakalandığında da benzer bir çağrıda bulunulmuştur. Önemli olan mesele şudur: Bunun sözüne Türkiye Cumhuriyeti Devleti itibar edecek mi, o kadar zayıf ve aciz bir duruma düştü ve düşürüldü mü ona bakmak lazım. İmralı’daki canibaşının sözüne ve kendisine itibar edip Türkiye’nin kurtuluşu, huzuru, mutluluğu için bir yol haritası tanzim etme noktasındaki samimiyet sorgulanmalıdır. Binlerce kişinin katilinin hangi sözüne inanmamızı bekliyorlar ki bizden? Bunu hem o sözün sahibine hem de ona bu sözleri söyletenlere ifade ediyorum. Onlara bir uyarı mesajı olsun ama İYİ Parti kurulduğundan beri biliyorum ki İYİ Parti Türk siyaseti ve demokrasisinin erken uyarı sistemidir.”