Müyesser Yıldız'ın avukatı: Yapmadığı haberlerle suçlanıyor

Avukatı Hüseyin Ersöz, gazeteci Müyesser Yıldız'ın hayatının didik didik edildiğini ancak suç unsuru görülmediğini söyledi. Ersöz, Yıldız'ın yapmadığı haberlerle suçlandığını söyledi.

Müyesser Yıldız'ın avukatı: Yapmadığı haberlerle suçlanıyor

Ankara Sincan Cezaevi’nde tutuklu bulunan gazeteci Müyesser Yıldız’ı dün ziyaret eden Avukat Hüseyin Ersöz, gazeteci Yıldız’a ilişkin iddiaları da bugün Cumhuriyet’in “Olaylar ve Görüşler” köşesinde yazdı.

İddianamede hukuksuzluklar olduğunu belirten Ersöz, şu ifadeleri kullandı:

"(...) Geçen günlerde kabul edilen iddianamede, “bipolar rahatsızılığı” olan bir astsubayın konuşmaları ile Müyesser Yıldız’ın yaptığı ve “yapmadığı” evet, doğru okudunuz “yapmadığı” haberler de birer suç isnadı olarak karşımızda.

İddianamede konu edilene, “suç” yerine “gazetecilik” desek yanlış olmaz. Çünkü 4 ay önce “casuslukla” başlayan iddiaların bugün, “gizli belgeleri temine” indirgenmiş olduğuna şahitlik ediyoruz. Ortada ise belge değil “bilgi” var. Bilgi ise mahkemenin Adli Tıp Kurumu’na sevk ettiği bir askerin, telefondaki konuşmalarına dayanıyor.

Bu bilgilerin çoğunun, daha önce söylenti şeklinde de olsa kamuoyu tarafından bilindiği gerçeği ortayken hem de. Ama en önemlisi, Müyesser Yıldız, bu bilgilerin çuna “teyide muhtaç” gözüyle bakı“haberleştirmemişken”; kısacası gazeteciliğin ana kuralını uygulamışken, bugün hâlâ cezaevinde olmasının “hukuken” açıklamasını yapmak oldukça zor.

HAYATI DİDİK DİDİK EDİLDİ

İddianameden, Müyesser Yıldız’ın hayatının didik didik edildiğini de görüyoruz. Dosyanın sanıkları dışında başkalarıyla yaptığı telefon görüşmeleri, tüm parasal hareketler, sahip olduğu tüm bilgisayarlara dair dijital analizler de var. Sonuç olarak hiçbirisi suç unsuru olarak görülmemiş ve suçlama konusu yapılmamış. Peki, hal böyleyken Müyesser Yıldız seneler sonra neden yine cezaevinde?

Dediğim gibi bunun “hukuken” bir açıklaması yok. Çünkü hangi hukuksal metni önünüze alsanız, hangi mahkeme kararını irdeleseniz Müyesser Yıldız’ın yaptığının tam da mesleğinin gereği olduğu, yani “bilgiyi” kıymetlendirmek ve halka aktarmak gerçeğiyle karşılaşıyorsunuz.

Müyesser Yıldız’ın haberleştirdiği siyasilerin onu sosyal medyadan hedef alması, bazı siyasilerin ise tazminat davaları ile yıldırmaya çalışması, bu ülkede son birkaç yıldır basın camiasında sıklıkla karşılaştığımız bir durum. Onun 15 Temmuz davalarına olan “irdeleyici” bakış açısı ve at gözlükleriyle olaylara bakmayarak “olguların” peşine düşmesi, ona parmak sallanmasının da temel sebebi kanımca.

Önce Barış’ların hâkim karşısına çıktığı dava, ardından muhalif televizyonların ekranlarının karartılması, şimdi de “neden gazetecilik yaptın” sorusunun yöneltildiği Müyesser Yıldız’ın yargılanacağı dosya.

Ülkede demokrasi ve insan hakları için oldukça zor günler yaşadığımız bir gerçek. Fakat Müyesser Yıldız gibi isimlerin cezaevinden de olsa gazetecilik yapmaya devam etmeleri, ifade hürriyeti ve basın özgürlüğü için can suyu değil mi?"