Nedim Şener: FETÖ'ye bayram ettiren karar!

FETÖ'nün TSK içindeki mahrem yapılanmasını ortaya çıkaran ankesörlü hat operasyonunda yaşanan toplu serbest bırakma kararına dikkat çeken Nedim Şener, uyarılarda bulundu.

Nedim Şener: FETÖ'ye bayram ettiren karar!

İzmir’de ‘ankesör’ soruşturması kapsamında gözaltına alınan, çoğu muvazzaf askerlerden oluşan 172 kişiden 135’i tutuklanma talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. 41 kişi tutuklandı. Yargıtay’ın örgüt mensubiyeti için açıkça delil kabul ettiği ardışık aranmaya rağmen İzmir Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği geri kalan şüphelileri serbest bıraktı. Savcılık karara itiraz etti.

'Ankesör'de neler oluyor? Çoğu serbest kaldı!

Veryansın Tv'den Gamze Çınlar'a konuşan eski Hava Kuvvetleri Savcısı Ahmet Zeki Üçok, durumla ilgili “Bu karar FETÖ ile yapılan mücadeledeki en önemli delil sayılan sabit hat aramalarına vurulmuş en büyük darbedir. Bu yanlıştan bir an önce dönülmesi gerekir” demişti.

Serbest bırakma kararına bir tepki de Hürriyet yazarı Nedim Şener'den geldi.

Şener'in yazısının satır başları şöyle:

"FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimine 8 bin dolayında TSK personeli katılırken bunun 5 bin 600’ü subay, astsubay ve uzman çavuşlardan oluşuyordu.

Aradan geçen yıllar içinde bunlara ek olarak TSK içinde 22 bin 386 subay ve astsubay tespit edilerek ihraç edildi.

Yani darbe girişimine katılanların dört katı daha ortaya çıkarılarak haklarında hukuki işlem yapıldı ve tamamına yakını ihraç edildi. Peki TSK içindeki bu kadar büyük FETÖ’cü nasıl tespit edildi? Cevabı herkes biliyor ”Ankesörlü hat” olarak bilinen sabit hat incelemeleriyle.

Darbeye katılmayan 22 bin asker 'ankesör'den çıktı

ANKESÖRLÜ GÖRÜŞME TEK BAŞINA DELİL

Haklarında işlem yapılanların yaklaşık yüzde 40’ı da FETÖ ile ilişkisini itiraf ederek etkin pişmanlıktan yararlandı.

Ankesörlü hat operasyonları sonucunda açılan davalardan birçoğu mahkumiyetle sonuçlandı sonunda Yargıtay 16’ncı Dairesi “Sabit hat kullanımının örgüt üyeliğinde tek başına delil” olduğunu karara bağlayarak içtihat oluşturdu.

TSK içindeki FETÖ’cülerin, onların yöneticisi konumundaki “mahrem imamlarla” irtibat kurmak için kullandığı ankesörlü hat konusunda hukuki bir tartışma kalmadı.

Buna karşın İzmir Cumhuriyet Savcılığı’nın başarılı bir şekilde yürüttüğü ankesörlü hat operasyonlarında geçen hafta tuhaf bir gelişme yaşandı.

İzmir Savcılığı ‘ankesör’ bilançosunu açıkladı

92'Sİ SERBEST BIRAKILDI

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı; Milli Savunma Bakanlığı, Milli İstihbarat Teşkilatı, Kara, Hava, Deniz ve Jandarma Komutanlıkları ile koordinasyon içinde 29 ilde görev yapan 2’si albay, 7’si binbaşı, 10’u yüzbaşı, 22’si teğmen, 95’i astsubay, 8’i uzman çavuş olmak üzere 123’ü muvazzaf 146 asker ile 38’i 15 Temmuz sonrası ilişiği kesilen 38 askeri öğrenci olmak üzere 184 kişi hakkında gözaltı kararı verdi. Emniyet ve Savcılık işlemlerinden sonra 136 kişi tutuklanmaları istemiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Bunlardan 41’i tutuklandı ama 92’si ise serbest bırakıldı.

Bu tablo, FETÖ’cü mahrem imamların itirafıyla 2017 yılında başlanan ve TSK içindeki 22 binden fazla örgüt üyesinin, binlerce mahrem imamın ortaya çıkmasını “ankesörlü hat” operasyonları tarihinde bir ilki oluşturuyor. Savcılığın tutuklanma istemiyle sevk ettikleri içinde bu kadar büyük bir serbest bırakma dalgası görülmedi.

Nitekim savcılık serbest bırakılan 92 kişi hakkındaki karara anında itiraz etti...

FETÖ'CÜLERİN SEVİNCİ

Şimdi gözler, üst mahkemenin vereceği kararda. Ancak serbest bırakma kararı ortaya çıktıktan sonra FETÖ’cülerin sosyal medyadaki sevinçleri görülmeye değerdi. Yıllardır Bylock gibi ankesörlü hat kullanımının da delil olamayacağını savunup TSK içindeki örgüt üyelerini kurtarmak için uğrayan FETÖ’cüler, bu kararla adeta zafer kazanmışçasına sevindiler. Sadece bu bile ankesörlü hat operasyonlarının ne kadar önemli ve gerekli olduğunu gösteriyor.

Ankesörlü hat konusu FETÖ üyeliğine başlı başına delilken, FETÖ’cüleri serbest bırakan İzmir Sulh Ceza Hakimlikleri’nin verdikleri kararlar, devletin tüm kurumlarının mücadelesine büyük bir darbe oldu. Elbette, hukuk içinde bu yanlıştan da dönülecektir. Ama şu bir gerçek ki, yargı içinde ya bilgisizlikten ya ilgisizlikten ya umursamazlıktan ya da kasıttan FETÖ ile mücadeleye böylesine zarar veren adımlar atılıyor..."