Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 4 Eylül 2019 Çarşamba günü yaptığı açıklama, nükleer silah edinme isteğinin resmi ağızdan ilk kez duyurulması niteliği taşıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 4 Eylül 2019 Çarşamba günü Orta Anadolu Ekonomi Forumu’nda, “Birilerinin elinde nükleer başlıklı füze var ama benim elimde nükleer başlıklı füze olmasın! Ben bunu kabul etmiyorum” sözleri tartışma yarattı.
Türkiye’nin nükleer silah geliştirme olasılığı ilk olarak nükleer santral kurma çalışmaları başladığında gündeme gelmişti.
Ancak yıllar önce fısıltı olarak Kaddafi, Saddam ve Demirel’in Pakistan’la nükleer silah geliştirmeye çalıştığı konuşulurdu. Kaddafi ve Saddam öldürüldü, Demirel eceliyle vefat etti. Pakistan’la Türkiye’nin bu yönde çalışmalarının devam ettiği ise bazı yorumcularca köşelerinde birer cümleyle geçiştirildi.
İMZALADIĞIMIZ ANLAŞMA
Ancak Türkiye’nin de taraf olduğu Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması, halihazırda (NPT) Türkiye’nin nükleer silah edinmesini yasaklıyor.
Türkiye’nin nükleer silah edinmesi için tıpkı Kuzey Kore’nin çekildiği gibi, “ülkenin yüksek çıkarlarının tehlikeye düştüğünü” bildirerek imzaladığı anlaşmadan çekilmesi gerekiyor.
NPT, ayrıca anlaşmaya taraf ülkelerin diğer ülkelere nükleer silah satışını yasakladığı için Türkiye başka yerden örneğin Rusya’dan nükleer silah alamaz; kendi nükleer programını geliştirmesi gerekiyor.

Türkiye, ‘Soğuk Savaş’ döneminde nükleer silahların yayılmasının önlenmesi ve nükleer enerjinin barışçıl kullanımı amacıyla 1968’de BM’de tasarlanan NPT’yi 1969’da imzaladı.
Buna karşın Türkiye anlaşmaya resmen 1979’da TBMM’nin onayının ardından taraf oldu.
Bu anlaşma, 1967 öncesi nükleer silah sahibi olan ABD, Rusya, İngiltere, Fransa ve Çin’i “nükleer silah sahibi devlet” olarak tanımlıyor ve anlaşmaya taraf “nükleer silah sahibi olmayan devlet” olarak nitelendirilen diğer tüm devletlerin nükleer silah edinmesini yasaklıyor.
Anlaşma, taraf ülkelere anlaşmadan çekilme hakkı veriyor. BM üyesi ülkelerin tamamına yakını anlaşmaya taraf durumda. Hindistan, Pakistan ve İsrail bu anlaşmaya hiçbir zaman taraf olmadı. Anlaşmadan çekilen tek ülke ise Kuzey Kore oldu.
DW’NİN YORUMU
Almanya’nın Sesi radyosu Erdoğan’ın açıklamasından duyulan rahatsızlığı, ‘Türkiye’nin nükleer başlıklı füze sahibi olmasının bölgesel ve uluslararası sonuçları olacağı’ biçiminde dile getirdi.
DW’nin yorumu şöyle:
Düşüncelerini sorduğumuz enerji uzmanları, Türkiye’nin nükleer başlıklı füze sahibi olmasını ‘gerçekçi bulmadıklarını’ ve nükleer silah sahibi olmanın ‘bölgesel ve uluslararası sonuçları’ olacağını belirtti.
Yukarıdaki nükleer silahı olabilecek ülkeler ayni zamanda nato’nun daimi 5 üyesi. Geçenler yanlışlıkla(!) yayinlanan bir nato raporunda incirlik’te nükleer silah olduğunu da öğrendik. Yani mesele bir nato meselesi. Çin ve Rusya destek çıkarsa olmaz diye bir şey yok zaten kaldıki var da (incirlik). Kuzey Kore tamamen ayrı bir konu. Çin’in kendince bulduğu bir çözüm orası, çok birbirine karıştırmamakta fayda var.