Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Tören Salonu’nda düzenlenen “Valiler Buluşması” programında konuştu.
Bölücü açılım komisyonunun son toplantısının bugün yapılacağını ve nihai raporun kamuoyuna takdim edileceğini belirten Kurtulmuş, “Büyük bir çoğunlukla kabul edilecek ve böylece Meclis olarak üzerimize yüklediğimiz bu tarihi sorumluluğu yerine getirmiş olacağız. Bundan sonra gereği TBMM çerçevesinde yerine getirilecektir.” dedi.
Numan Kurtulmuş, programın yapıldığı salonda gerçekleştirilen toplantılara işaret ederek, “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun toplantılarını da burada gerçekleştirdik. Ümit ederim ki yarın son toplantısını yaparak komisyon çalışmalarımızı, raporumuzu nihayete erdirmiş olacağız.” diye konuştu.
Kurtulmuş, dünyada büyük değişimlerin, büyük türbülansların yaşandığı bir süreçten geçildiğini savunarak, bu sefer değişimin sadece bir bölge veya bir ülkeyle değil, hayatın bütün alanlarında yaşandığını iddia etti.
‘ALARM VEREN ÇOK KUVVETLİ BİR SİNYAL’
Kurtulmuş, “Özellikle son dönemlerde yaşadığımız bazı gelişmeler, sadece bir tesadüften ibaret değildir. Venezuela Devlet Başkanı’nın gece yarısı makamından kaldırılıp başka bir ülkeye götürülmesi ‘kuralsızlık dönemi’nin alarm veren çok kuvvetli bir sinyalidir. Aynı şekilde herhangi bir ülkenin egemenlik haklarına karşı sözlü ya da fiili saldırının artık ahvali adiyeden bir hale gelmesi uluslararası sistemin işlemediğini ve bundan sonra kolay kolay yerli yerine oturmayacağını göstermektedir.” şeklinde konuştu.
Kurtulmuş, “Bütün bunları şunun için söylüyorum, hem küresel olarak hem de bölgesel olarak yaşadığımız şartlar Türkiye’yi çok daha güçlü olmaya mecbur bırakmaktadır. Güçlü olmak, güçlü ve büyük bir Türkiye’den bahsetmek, Cumhuriyetimizin ikinci asrında sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye’nin yüzyılı haline getirmek sadece bir slogan değil, sadece ideolojik bir tercih değil, milli bir zorunluluktur. Bu dünyada sözünüzle birlikte bileğiniz de güçlü değilse artık ayakta durmanız mümkün değildir. Bu coğrafyada sözünüzle birlikte kurduğunuz bütün ilişkileriniz güçlü değilse ayakta durmanız mümkün değildir. Onun için diyoruz ki güçlü Türkiye’den kastımız da sadece ekonomik olarak güçlü, sadece siyasal olarak güçlü, sadece askeri olarak güçlü Türkiye değil, her alana güçlü olan bir Türkiye’dir. Bunu kurmanın ilk yolu ise önce içeride devlet-millet kaynaşmasını sağlamak, içeride o yaygın ve bilinen tabiriyle ‘iç kalemizi’ tahkim etmek, ayrılığı gayrılığı ortadan kaldırmak, ayrılığa gayrılığa gidecek yolların önünü kapatmaktır. Bunun için Türkiye’de barışı, kardeşliği yeniden çoğaltmak için önümüzde tarihi bir süreç vardır ve ümit ediyorum ki bu tarihi süreçte üzerimize düşeni inşallah gerçekleştireceğiz.” dedi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, “bir asır önce Osmanlı’nın parçalara bölündüğünü, etnik, mezhebi ve dini farklılıklarla bölge halklarının birbirinden uzaklaştırılmaya çalışıldığını” söyleyerek, bütün bu emperyal projelere rağmen “bölge halklarının aynı kaderin, aynı coğrafyanın, aynı inancın ve aynı medeniyetin varisleri olarak birbirlerinden kopmadıklarını” belirtti.
‘YENİ BİR DÖNEM BAŞINDAYIZ’
Kurtulmuş, şöyle devam etti:
“Şimdi yeni bir dönem başındayız. Türkiye’de, Cumhuriyetin ilk asrının neredeyse 50 yılını kuşatmış olan, bizleri çaresiz ve ayaklarımızdan prangalarla bağlayan terör meselesini Türkiye tamamıyla çözecek. İçeride birliğimizi, dirliğimizi tamamıyla tahkim edecek tarihi bir sürece başlamıştır ve çok büyük bir mesafe almıştır. Allah’a çok şükür, ümit ediyorum ki, yarın burada Türk kamuoyuyla paylaşacağımız nihai raporumuzun takdimiyle birlikte, büyük bir çoğunlukla kabul edilecek ve böylece Meclis olarak üzerimize yüklediğimiz bu tarihi sorumluluğu yerine getirmiş olacağız. Bundan sonra gereği TBMM çerçevesinde yerine getirilecektir.”
‘TÜRK-KÜRT-ARAP’ MESAJI
Kurtulmuş, Suriye’de yeni yönetimin iş başına gelmesiyle birlikte, Suriye’de halklar arasına mesafe koyan anlayışın ortadan kaldırıldığını belirterek, yeni yönetimin Türk, Türkmen, Arap, Kürt ve diğer unsurlarıyla birlikte bütünleşik, iç içe geçmiş yeni bir Suriye’yi gerçekleştirmek için ilk adımlarını attığını iddia etti.
“Ümit ve temenni ediyoruz ki devrimin hemen ertesi gününden itibaren söylediklerimiz gerçekleşir. Artık Suriye topraklarında bütün halklar kardeşçe, aynı bayrak ve ideal altında yaşar, bütünleşik bir Suriye tesis edilmiş olur.” diyen Kurtulmuş, şu ifadelere yer verdi:
“Aynı şekilde bölgedeki bütün terör örgütleri ortadan kalkarak silahlı grupların tamamı yeni yönetimin çatısı altında yer alır ve bu ülkenin ekonomik kalkınması, yeniden uluslararası camianın saygın bir devleti olarak yerini alması kısa süre içerisinde tamamlanır. Türkiye olarak ilk andan itibaren bu ana perspektifi, Suriye’deki bütün muhataplarımızla paylaşıyor, orada da birliğin ve beraberliğin temin ve tesis edilmesinin Türkiye’nin de Suriye’nin de bölgenin de hayrına olduğunu ifade ediyoruz. Ümit ediyorum bütün bu gelişmeler, zaten kaderdaş olan, zaten aynı coğrafyanın paydaşı olan, zaten aynı inancın mensupları olan bu bölge halklarının bir arada, barış içerisinde kardeşçe yaşamasına imkan sağlar.
Türk’ün, Arap’ın ve Kürt’ün geçmişi ayrı olmadığı gibi geleceği de ayrı değildir. Bu ortaklık ve kaderdaşlık içerisinde yolumuza devam edeceğiz ve ülkemizin ortaya koymuş olduğu ‘Terörsüz Türkiye’ hedefiyle birlikte ümit ve temenni ediyorum ki uluslararası ilişkiler bakımından ders mahiyetinde okutulacak, ‘Türkiye modeli’ adını vereceğimiz bir model, bütün dünyaya örnek olacaktır.”
Kurtulmuş, “Türkiye, kendi sorununu çözmek için üçüncü bir göze ihtiyaç duyan bir ülke değildir. Türkiye, ekonomik, siyasi ve kültürel gelişmesini, kalkınmasını sağlamak için başkalarının yardımına muhtaç bir ülke hiç değildir. Türkiye, güçlü bir ülkedir, hedefleri büyük olan bir ülkedir. Millet olarak tarihin nice badirelerinden geçmiş, yoğrulmuş, sağlamlaşmış bir millet olarak yoluna devam eden bir ülkedir.” dedi.