Eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’yi ziyaret etti. Ziyaretin ardından sosyal medyada yayılan fotoğraf, Susurluk sürecini yeniden gündeme taşırken, Ağar eleştirilere yanıt verdi.
‘BU BİR DEVLET GELENEĞİDİR’
T24’ten Tolga Şardan’ın aktardığı bilgilere göre, Mehmet Ağar, ziyareti Mustafa Çiftçi’nin davetiyle gerçekleştirdi. Ağar, ziyaretin nedenini İçişleri Bakanlığı’nın köklü devlet geleneğiyle açıkladı.
Ağar, şunları söyledi:
“Ben, her İçişleri Bakanı, Adalet Bakanı, Emniyet Genel Müdürü, Ankara ve İstanbul Emniyet Müdürleri değiştiğinde ‘hayırlı olsun’ ziyareti yaparım. Yeni Bakan’ın ayrı bir özelliği var. Benim İçişleri Bakanlığı dönemimde kaymakam olmuş. Benden 34 yıl sonra Erzurum Valiliği yaptı. Erzurum’dan ciddi müştereklerimiz var. ‘Hayırlı olsun’ amacıyla randevu istedim. Verince gittim. Daha önce Ali Yerlikaya’ya da gittim. Adalet Bakanı Akın Bey, cumartesi Ankara’da değildi. Daha sonra onu da ziyaret edeceğim.”
Ziyaret sonrasında gündeme gelen Susurluk sürecine ilişkin de konuşan Ağar, “O eleştirilere bakarak hayatımı şekillendirmem. Her adımım memlekette olay oluyor. Susurluk konusu her açıldığında da ‘Ben, Cumhuriyet tarihinde TBMM’de bağımsız olarak soruşturulan ve aklanan tek insanım. Zamanın Başbakan’ı merhum Bülent Ecevit’e gittim, teşekkür için. Bana, ‘Sizi MİT’ten, Genelkurmay’dan sordurduk. Üçüncü derece akrabalarınıza kadar sordurduk. Bir şey bulamadık. Hatta dedeniz Elazığ’da milli mücadelede yer almış’ dedi. Şimdi bu konuşmanın canlı tanığı Hüsamettin Özkan’dır. Makam odasında o da vardı. Kimseyi ikna etmek gibi bir derdim yok” ifadelerini kullandı.
‘ÇİFTÇİ’NİN İLK MESAJLARI ALİ YERLİKAYA’YI BİR KALEMDE SİLMEK’
Öte yandan, Tolga Şardan, yeni bakan Çiftçi’nin göreve geldikten sonra “Çetelerin tepesine çökülecek, vatandaş huzurla uyumuyorsa İçişleri Bakanı da uyumayacak. Bir anne baba çocuğu sokağa çıkarken endişe ediyorsa Mustafa Çiftçi de endişe edecek” sözlerini anımsatarak, “Çiftçi’nin açıklamasında hedeflenen suçla mücadele planlamasının “gelecek zaman” kipiyle anlatılması, selefi Ali Yerlikaya’nın yaptıklarını “bir kalemde silmek” gibi duruyor” değerlendirmesinde bulundu.