Oksijene ihtiyaç duymayan ilk hayvan keşfedildi

Araştırmacılar, bugüne kadar bildiğimiz bir gerçeği yerle bir edecek yeni bir keşfe imza attılar ve oksijene ihtiyaç duymadan yaşayan ilk hayvanı keşfettiler. Denizanası benzeri bir parazit olan bu hayvan, mitokondriyal genoma sahip değil.

Oksijene ihtiyaç duymayan ilk hayvan keşfedildi

Bugüne kadar bize hiçbir çok hücreli hayvanın oksijen olmadan yaşayamayacağı öğretilmişti. Ancak bilimdeki her şey gibi bu konu da bilimin hiçbir zaman kesin bilginin olmadığını kanıtladı. Araştırmacılar, ilk defa oksijene ihtiyaç duymayan bir çok hücreli hayvan buldu.

Webtekno’dan Ümit Kılınç’ın haberine göre bu yılın başlarında denizanası benzeri bir parazit keşfeden araştırmacılar, bu hayvanın mitokondriyal genoma sahip olmadığını gördü. Böylece denizanası benzeri parazit, mitokondriyal genoma sahip olmayan ilk çok hücreli organizma olarak kayıtlara geçti.

Keşfedilen denizanası benzeri parazitin mitokondriyal genoma sahip olmaması, aynı zamanda onun nefes almadığına da işaret ediyordu. Tabii bu da haliyle bu hayvanın oksijene ihtiyaç duymadığı sonucunu ortaya çıkarıyordu. Araştırmacıların bu keşfi, yalnızca Dünya üzerindeki yaşamı değil, belki de dünya dışı yaşamı da incelemek için kullanılabilecekti.

Hücre organellerinden birisi olan mitokondri, herhangi bir hayvanın vücudunda bulunan hücrelerin içinde (kırmızı kan hücreleri hariç) bulunmaktadır. Mitokondriler, solunumun en temel yapılarından birisidir. Bu organeller oksijeni böler ve adenozin trifosfataz adlı molekülleri oluşturur. Adenozin trifosfataz, organizmaların hücrelerine güç veren moleküldür.

Bugüne kadar çok az seviyede oksijene ihtiyaç duyan hayvan keşfedilmiş olsa da mitokondrisi olmayan bir hayvan hiç keşfedilmemişti. Bu eksiklikten dolayı oksijene ihtiyaç duymayan hayvanın nasıl hayatta kaldığını merak ediyor olabilirsiniz. Ancak bilim insanları bile henüz bunu açıklayabilmiş değiller.

Bazı tahminlere göre denizanası benzeri bu parazit, barındığı canlıdan adenozin trifosfataz elde ediyor olabilirdi. Tabii yapılan bu tahmin üzerinden henüz kesin bir sonuca varılamadı. Ancak bu örnekle birlikte doğa yine kendisinin ne kadar tahmin edilemez olduğunu kanıtladı.