1. Haberler
  2. Siyaset
  3. Ömer Çelik: Saldırganlık ortaya koyarsanız ‘bir gece ansızın gelebiliriz’ yazılımı devreye girer

Ömer Çelik: Saldırganlık ortaya koyarsanız ‘bir gece ansızın gelebiliriz’ yazılımı devreye girer

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin MKYK gündemine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Çelik, Yunanistan ile yaşanan gerilim konusuna değinerek, "Saldırganlık ortaya koyarsanız 'bir gece ansızın gelebiliriz' yazılımı devreye girer" şeklinde konuştu.

featured

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan AKP Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısı sonra erdi. Saat 17.10’da başlayan toplantı yaklaşık bir saat sürdü. Bartın’daki maden patlaması, seçim hazırlıkları ve dış politikaya ilişkin konuların ele alındığı toplantının ardından AKP Sözcüsü Ömer Çelik önemli açıklamalarda bulundu.

Çelik’in açıklamalarından satır başları şöyle:

“Bütün vatandaşlarımızı 28 Ekim’de Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından yapılacak “Türkiye vizyonu” konuşmasını dinlemeye davet ediyoruz.

Yakın zamanda gördük, TBMM’de bu tip mücadeleler için verilen tezkerelere hayır oyu veren partiler, terör konusunda ya ilkesiz ya da bilgisiz bir şekilde davrandığı ve Türkiye Cumhuriyeti’nden yana değil, mücadele ettiği kesimlerden, örgütlerden yana tutum ortaya koydu.

BARTIN’DAKİ MADEN FACİASI

Bartın’daki maden kazasının aydınlatılması için her türlü soruşturma yapılacak. Cumhurbaşkanımız süreci en başından beri takip etti. Parti grubumuz bir komisyon kurulması için teklif verdi. Bu acı olay nasıl meydana geldi? Bu olayın oluşmasına sebep verecek unsurlar nelerdir? Olay tüm boyutlarıyla ortaya çıkarılacaktır. Çalışmalar kamuoyu ile şeffaf şekilde paylaşılacak.

CHP’YE ‘BAŞÖRTÜSÜ’ TEPKİSİ

Anayasa ile ilgili konular gündemde. Başörtüsü konusunda bir anayasa değişikliği olması gerektiğini belirtip aynı zamanda bu değişikliğin ve aile ile iligli düzenlemeleri de kapsaması gerektiğini ifade ettik.

Sayın Kılıçdaroğlu geçmişte yapılanı düzelteceğiz diyor, burada bir soru var, o süreçlerde sizin ortaya koyduğunuz tavırlar, bir nesil, iki nesil kadınlar geleceğini kaybettiler. Helalleştim diye kapatırsanız samimiyet ve cari açık ortaya çıkar. Kayıp yılları nasıl vereceksiniz?

Gerek vesayet konusunda biz iktidara gelirsek başörtüsü türban ayrımındaki geleneksel, çirkin siyasi tuzağı yeniden kurmaya çalışanlar var. Bakanlık yapmış bir CHP’li siyasi tuzağı yeniden diriltmeye çalışarak, ‘Benim gibiler iktidara gelirsek türbanla uğraşmaya devam edeceğiz’ dedi. Mutfakta ne olduğunu biliyoruz. Bu çirkinliğin karşısında CHP Genel Başkanı ve yönetimi hiçbir şey söylememiştir.

ABD’NİN SURİYE RAPORUNA TEPKİ

ABD ekim 2019’dan bu yana Suriye bağlamında ‘Ulusal Acil Durum’ bağlamında raporlar yayınlıyor. ABD’nin yayınladığı son raporda Türkiye’ye karşı haksız eleştiriler yapıldığını gördük. Büyük bir NATO ülkesinden bu rapor nasıl çıkıyor? DEAŞ’le mücadele konusunda kendisine dayanak olarak YPG/PKK’yı alıyorlar. ABD’nin terör örgütünü dayanak alması çok vahim.

PUTİN’İN GAZ MERKEZİ TEKLİFİ

Putin’in Avrupa’ya gidecek gazı Türkiye üzerinden dağıtma teklifi dünyanın dikkatini çekti ve çok tartışıldı. Cumhurbaşkanımız bu durumla ilgili ‘Bakanlıklar görüşsün, adımları atalım’ dedi.

Tahıl krizi nasıl tahıl koridoruyla aşılmışsa, insanların sıkıntıya düşmemesi için Türkiye bir enerji üssü olarak üzerine düşeni yapmaya hazır olduğunu ifade etti. Asya’daki başka aktörler de Türkiye’nin güvenilir bir ortak olduğunun altını çizerek Türkiye’nin gaz dağıtım merkezi, enerji üssü olması konusunda en güvenli ve verimli, mekan ve ülke olduğu konusunda herkes hemfikir.

Önümüzde Türkiye’nin merkezde olduğu Cumhurbaşkanımızın yürüttüğü inisiyatif vasıtasıyla gaz koridoru söz konusu olabilecektir. Herkesi sağduyulu şekilde yaklaşmasını ve Türkiye’ye destek olmasını davet ediyoruz.

KILIÇDAROĞLU’NUN ABD ZİYARETİ

Sayın Kılıçdaroğlu’nun ziyaretini, kendisini destekleyenler son derece manasız, başarısız olarak değerlendirdi. Bu kadar şeffaflık diyen birisi, geziye katılanları da atlatarak 8 saat kayboldu. Şimdiye kadar da bir açıklama yapılmadı. Bu cümle bir CHP’li tarafından söylenmiş: “Cumhurbaşkanı olacak kişinin sadece kapasitesine bakılmaz, aynı zamanda ulusal ve uluslararası aktörlerin kimi işaret ettiğine de bakılır.” Bunu hangi CHP’li büyükşehir belediye başkanı söylemiştir sizce? Bir yandan ABD otoritelerinden “Biz Türkiye’deki muhalefeti destekleyeceğiz” diye söylemişken, kendiniz cumhurbaşkanı adayı olmak istediğinizi her yere hissettirirken, bunun vatandaşa izah edilmesi gerektiğini ifade ettim. Tam tersinin olduğunu görüyorum. 8 saat kaybolmalar, benzeri yaklaşımlarla oraya gidenlerin, destekleyenlerin bile son derece başarısız bulduğu gezi olarak gündeme geldi.

‘AİLENİN GÜÇLENDİRİLMESİ TEKLİFİMİZİN NE MAHSURU VAR, DAHA GÖRMEDEN REDDEDİYORLAR’

Demokrasi, şeffaflık, hukuk, adalet diye söyleniyor, ama programa gelince yönetilemez cari açık ortaya çıkıyor. Siyasette mesajımızı sözle ulaştırıyoruz ama tarihe eylemlerimiz geçiyor. Biz teklifimizi Cumhurbaşkanımıza sunduktan sonra getireceğiz. Diğer teklifimizin ne mahsuru var, daha görmeden reddediyorlar. Ailenin güçlendirilmesinden bahsediyoruz. İddia ediyorum, bizim getirdiğimiz ailenin güçlendirilmesiyle ilgili teklifin vatandaşımıza sunalım, Türk siyasi tarihinin en ezici desteğini alır. İçinde aile geçen karşısında daha duyarlı olmaları gerekirdi. Orada da maalesef son zamanlarda yaşadığımız tartışmalar çerçevesinde kabul edilemez duyarsızlık olduğunu ifade etmek isterim.

CEMEVLERİ MESAJI

Cemevleri konusunda yapılan değerlendirmeler, Cumhurbaşkanımızın Şahkulu dergahına giderek dedelerimizle, canlarımızla beraber olması Cumhuriyet tarihinin bence en önemli olaylarından birisidir. Devletin başı olarak ziyaret etmiştir. İçişleri ve Kültür Bakanlığımızın iş birliği ile MKYK üyemiz Ali Arif Bey raporlar ortaya koyuyordu. İhtiyaçların büyük bölümü karşılanmıştır. Cumhurbaşkanımızın orayı ziyaret etmesi, lokma yenmesi büyük kardeşliktir. Birliğimizi, dirliğimizi, büyütme, pekiştirme anlamında büyük adımdır.

Bu tip adımlar atıldığı zaman eksiği, fazlası şudur deniliyor. Bu doğaldır. Ama birilerinin bizim kurumlarımız bizden çıkıyor, ya da bahsettiğiniz HDP kesiminden gelmişti, buraya kayyum atanıyor yaklaşımı, meselenin çözümünden, birlikten, dirlikten beslenen yaklaşımlar değil, çözümsüzlükten, kaostan yana yaklaşım ortaya koyuyorlar. Şimdi bu adım atılmıştır. Sonuç olarak devlette bir muhataplık oluşturmuştur. Alevi kurumlarının asimilasyonuna değil onların otantik geleneklerine saygılı şekilde geliştirilmelerine destek verecektir. Onun ötesinde bir yaklaşım söz konusu olmaz. Kendi siyasi zihniyetlerine farklı örgütlerin kayyum atadığı kesimler böyle diyor. Bunu kategorik olarak mahkum etmeye çalışmanın iyi niyetli yaklaşım olmadığını görüyoruz. Canlarımızla birliğimizi, dirliğimizi pekiştirmeye devam edeceğiz.

‘MİÇOTAKİS BAŞKA ÜLKELERİN VALİSİ GİBİ’

Normalleşme için adım atan taraf biziz. Hazımsızlığın karşı taraftan geldiğini görüyoruz. Askerlik bir hayat tarzı, sadece meslek değil. Yunanistan’ın genelkurmay başkanlarının çocukça açıklamalar yapması, ergen psikolojisiyle konuşması Yunanistan’ı kaygılandırmalı. Genelkurmay başkanlığına getirilenler bu makamları taşıyacak ağırlık üretemiyorlar, sürekli Yunan iç siyasetinde aşırı sağcılara seslenen bir yaklaşım ortaya koyuyorlar. Burada Yunanistan sözleşmeleri ihlal etmektedir. Birileri adalarda mangal yapıp, Türkiye’ye karşı laflar söylüyor. Çocuksu tavırlar. Yunanistan’da muhalefet ‘Yunanistan’ın tamamını başka devletlerin üssü haline getirdiniz’ diyor. Kendi ülkelerinin geleceğini başka ülkelere bağımlı kıldıklarını söyleyen herhalde başka bir hükümet gelmemiştir. Başka ülkelerin eyalet valisi gibi konuşuyor Miçotakis. Bu meseleler diplomasi yoluyla çözülebilir diyoruz. Türk uçakları tacizden, adaları silahlandırmaktan vazgeçerlerse, Ege’yi Yunan gölü yapmaktan uzak dururlarsa tansiyonun önemli bir bölümü aşağı inmiş olur.

“Biz Batı ülkelerin desteğini aldık, onlardan zırhlı araç, uçak alıyoruz” diyerek Türkiye’ye karşı düşmanca tavır içerisine giriyorlar. Tarih boyunca hep böyle oldu, başları ne zaman sıkıştı yanlarında Türkiye oldu. Ülkelerinde deprem oldu, kaçanlar Türkiye’ye geldi. Deprem olur biz gideriz. Ekonomik krizde Türkiye dostça elini uzattı. Neredeyse Yunan siyasetçiler adaların satılmasından bahsederken, Türkiye saygın bir dil kullandı. Birileri Yunanistan’ı belli konularda maceraya sürüklemek istiyor. Biraz kafalarını kaldırıp dünyaya baksınlar, bir kapasiteye ortaya koysunlar. Türkiye’nin çok güçlü diplomatik tarihi var. Saldırganlık ortaya koyarsanız ‘bir gece ansızın gelebiliriz’ yazılımı devreye girer. En güvenli muhatap Türkiye’dir. Bunlar Yunanistan’ın boyunu aşan politikalardır hiç kimseye faydası yoktur.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!