Yeniden düzenlenen Öğretmenlik Meslek Kanunu Teklifi’nin geçen şubat ayında Meclis’te kabul edilmesinin ardından öğretmenlerin 81 ilde kariyer sınavına girmesi gerekiyor.
Uzman öğretmenliğe yazılı sınav başvuru tarihinin son günü itibarıyla öğretmenlikte adaylık dahil en az 10 yıl hizmeti bulunan, en az 180 saatlik Uzman Öğretmenlik Eğitim Programı’nı tamamlayan, uzman öğretmenlik için ‘gerekli mesleki gelişim’ çalışmalarını tamamlayan ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezası bulunmayan öğretmenler başvuru yapabilecek.
Başöğretmenliğe ise uzman öğretmenlikte en az 10 yıl hizmeti bulunan, en az 240 saatlik Başöğretmenlik Eğitim Programı’nı tamamlayan, başöğretmenlik için öngörülen ‘mesleki gelişim’ çalışmalarını tamamlayan ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezası bulunmayan uzman öğretmenler başvurabilecek.
‘ÖĞRETMENLERİMİZ NE KADAR YETERLİ ÖLÇMEMİZ GEREKİYOR’
Düzenleyemeye ilişkin açıklama yapan Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, “Öğretmenlerimiz ne kadar yeterli, öğretmenlerimiz gelişen bilgiye ne kadar adapte olabiliyor ve bizim de bakanlık olarak fiziki altyapısını, okulların eğitim verme biçimindeki yeterliliği ölçmemiz gerekiyor. Peki nasıl yapacaktık, öğretmenlere verdiğimiz ara eğitimlerin sonuçlarını nasıl ölçecektik, siz söyleyin. Burada ne ayıp var? Bakın Fatih Bey, mülakat da yapabilirdik. Ama mülakatlar ile ilgili Türkiye’de durumu siz de biliyorsunuz. Bitmek tükenmek bitmeyen spekülasyonlar olacaktı. Bu yüzden mülakat istemedim. Mülakatı kaldırdım. Adil, tartışmasız bir sınav yapılsın dedim.” ifadelerini kullanmıştı.
ÖĞRETMENLER TEPKİ GÖSTERDİ
Twitter’da Bakan Mahmut Özer’i eleştiren öğretmenler, #mebitibarımadokunma etiketini gündemlerde birinci sıraya taşıdı. Öğretmenlerin Özer’e tepki gösterdiği #ogretmenlerayakta etiketi de en fazla konuşulan gündemler arasında girdi.
“Sınav değil saygı istiyoruz” ve “Uzmanlığım diplomamdır” diyen öğretmenler, öğretmek olabilmek için eğitim fakültesinde eğitim aldıklarını ve mesleklerini yapabilmek için yeterli donanıma sahip olduklarını hatırlatarak, herhangi bir sınava tabi tutulamayacaklarını söyledi.
Öğretmenler hak ettikleri değeri görmek istediklerinin altını çizerek, uygulanan sınav sisteminin iptal edilmesini talep etti.
İşte sosyal medya gelen tepkilerin bazıları…



EĞİTİM-BİR-SEN’DEN TEPKİ
Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası Genel Başkanı Kadem Özbay ise resmi Twitter hesabından açıklama yaparak Özer’e tepki gösterdi. Özbay, “Mahmut Özer, sınav konusunda Eğitim-Bir-Sen’i açıkça işaret ediyor; işbirlikçi, yandaş başkan da hala “biz istemedik” pişkinliğinde. Öğretmene, bileşenlere danışmadan kapalı kapılar ardında çalışıp, şimdi öğretmenleri süreci manipüle etmekle suçluyorlar.” ifadelerini kullandı.

‘KİMSE SİYASİ RANT ÜRETMEYE ÇALIŞMASIN’
Bengü Türk TV canlı yayınında, eğitim gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özer, öğretmen meslek kanunu ve kariyer sınavlarına ilişkin soru üzerine Bakan Özer, ilk kez böyle bir kanunun yapıldığını, kanunun eksikliklerinin ve iyileştirme alanlarının olabileceğini söyledi.
Özer şunları kaydetti:
“Yönetmelik hazırlanırken ilgili tüm STK ve sendikaların görüşlerini alarak bu çalışmaya şekil verdik. Kamuoyunda, bu kanunun öğretmenlerimizin özlük haklarını iyileştirmek için yapıldığı gibi bir algı var. Öğretmenlerimizin özlük hakkını iyileştirmek için yapılacak düzenlemede sınava gerek olmaz. Hükümetimiz zam yapar. Bu bir kariyer sistemi. Zorunluluk yok. Türkiye’de kariyer sisteminde sınav yapılmayan hiçbir alan yok. Biz bu sınavlarda öğretmenlerimizin öğretmenlik yeterliliklerini ölçmüyoruz. Bu kamuoyunda istismar ediliyor. Bizim öğretmenlerimizin aldıkları eğitimi değerlendirmemiz gerekiyor. Bunun için bu sınavları yapıyoruz. Öğretmenlerimizin süreçteki belirsizliklerden kaynaklanan bir tedirginlik durumu varsa zaten bakanlık olarak bunun gereğini yaparız. Buradan kimse siyasi rant üretmeye çalışmasın. Öğretmenlerimiz eğitim sistemimizin biricik varlıklarıdır. Öğretmenlerimiz ne kadar güçlü olurlarsa eğitim sistemimiz o kadar güçlü olur, Türkiye Cumhuriyeti Devleti de o kadar güçlü olur. Bu konuyu siyasi görünürlüğü artırmayla ilgili bir ranta dönüştürürsek kaybeden Milli Eğitim Bakanlığı olmaz, ülke olur, çocuklarınız olur. Lütfen kimse gölge etmesin.”