CHP Genel Başkanı Özgür Özel, EMEP Genel Merkezi’ne giderek EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan’ı ziyaret etti. Özel, daha sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
‘DİPLOMASI VARSA ERDOĞAN, OKUL ARKADAŞLARINA BİR İFTAR VERSİN DE GÖRELİM’
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasına yönelik belgeleri istemesinin sorulması üzerine Özel, şunları söyledi:
“Ülkeyi yöneten kişinin kendi diploması tartışmalıyken böyle bir tartışmayı başlatmak ve sonunun ne olacağı biline biline çünkü denklik olduğu da belli, o tarihte olduğu da belli, bütün evraklar yapılmış, kişiye özel işlem yok, İstanbul Üniversitesi gazete ilanı vermiş, herkesle başvurulmuş, bir sene öncekiler de gitmiş zaten, yüzlerce kişi aynı durumdayken o diplomanın iptalinden medet ummak, bu ülkeyi yönetenlerin acziyetinden başka bir şey değil. Ekrem İmamoğlu’ndan ne kadar çok korktuklarını gösteren bir şey. Bizim yürüttüğümüz ön seçim sürecinin ne kadar kıymetli olduğunu gösteren bir şey. Tayyip Erdoğan’ın rakibinden nasıl korktuğunu, rakibini ekarte etmeye çalıştığını gösteren bir durumdur. Bunun dışında AK Parti’yi yöneten bir siyasi akıl varsa gerçekten herhalde siyaseten atılabilecek en yanlış adımı attığını, AK Parti’yi eskiden takip eden ve eski zamanlarını bilen yöneticileri takdir ederler. Bu kadar acemice bir iş olmaz. Bu bumerang döner, Erdoğan’ı vurur. Erdoğan’ın diplomasının olmadığı, Erdoğan’ın okul arkadaşlarının olmadığı, ona ders veren tek öğretim görevlisini Muğla’ya büyükşehir belediye başkan adayı yaptığı, bir önceki dönem milletvekili olduğu, onun dışında derste gören yok, dershanede gören yok, amfide gören yok, okul arkadaşlarıyla bir tane fotoğraf yok. Haydi varsa, amfiden, okul arkadaşlarıyla, sınıf arkadaşlarıyla bir fotoğraf çektirsin görelim. Bu Ramazan’da üniversite arkadaşlarına bir iftar versin de görelim. Siz de kapıda üniversite arkadaşlarına okul anılarını sorarsınız Erdoğan’ın. O yüzden ben bu kadar acemice yürütülen bir siyasetten, AK Parti’yi yönetenler bir yandan da ülkeyi yönetiyorlar ya, ülkeyle ilgili endişelerim artıyor.”
ÖZEL’DEN ‘ZAMAN AŞIMI’ SÖZLERİ
Özel, “Sürecin sonunda bir iptal bekliyor musunuz” sorusunun üzerine, “Hayır. Neyine iptal olacak, var olan şey yok olur mu? 31 sene önce verilmiş diploma, geçilmiş dersler, üniversite ilan etmiş, ‘Gelin başvurun bana’ demiş, başvuruyu kabul etmiş. 31 yıl önce biri cinayet işlemiş olsa zaman aşımından o cinayet ortadan kalkıyor hukuken. Yani İmamoğlu‘nun mağdur olduğu bir süreç varsa da o mağduriyeti yaratanlar üzerinden bir şeyler yapmak lazım. Son derece şeffaf bir süreç var. Hiçbir yerinde kişisel bir kusuru yok, kişiye özel bir uygulama yok. Buradan onlara ekmek çıkmaz. Çıksa çıksa Erdoğan’ın diploma tartışması çıkar” ifadelerini kullandı.
EREN ERDEM: ZAMAN AŞIMI ARGÜMANI DİPLOMA İDDİALARINI KABUL ETMEK MANASINA GELİR
Özgür Özel’in ‘zaman aşımı’ vurgusu üzerine eski CHP Milletvekili gazeteci Eren Erdem’den dikkat çeken bir paylaşım geldi.
“Zaman aşımı derken?” diye soran Erdem, X hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:
“Sosyal medyada geyik çevirenlerin kalkıp “zaman aşımı” falan demesini anlarım.
Ama parti bu ifadeyi hangi amaçla kullanırsa kullansın “zaman aşımı argümanı, diploma iddialarını kabul etmek manasına gelir.” Kimse beni bu cümlenin kasten kurulduğu gerçeğinin aksine ikna edemez…
Siyasetçi, hele hele Genel Başkanlık seviyesi, bu kavramları “sosyal medyadaki gibi” kullanmaz, kullanamaz. Hangi kavramın hangi kapıları açacağını çok iyi bilir.
Çok ilginç…
Hem aday gösterip, hemde linç ateşine benzin dökmek.
Çok garip!”
Zaman aşımı derken?
Sosyal medyada geyik çevirenlerin kalkıp “zaman aşımı” falan demesini anlarım.
Ama parti bu ifadeyi hangi amaçla kullanırsa kullansın “zaman aşımı argümanı, diploma iddialarını kabul etmek manasına gelir.” Kimse beni bu cümlenin kasten kurulduğu gerçeğinin… https://t.co/eol6eTR08z— Eren Erdem (@erenerdemnet) February 26, 2025
SERAP YAZICI’NIN CHP SÖZLERİNE YANIT
Öte yandan, Özgür Özel basın mensuplarına yaptığı açıklamalarda AKP Kongresi’nde rozet takan Serap Yazıcı Özbudun’un “CHP ile aramda doku uyuşmazlığı var. CHP’yi ben reddettim” sözlerini de değerlendirdi.
Özel, şöyle konuştu:
“Serap Hanım, ‘doku uyuşmazlığı’ demiş. Oturduğu koltuğa doku testi yapsak, doku örneği alınsa kimlik tespitini oradan yaparız. Daha o kadar zaman geçmedi. Orada bıraktığı dokuları Adli Tıp’a yollasak Serap Hanım’ın kendi arabasıyla binip, benim milletvekilimden rica edip, gelip de ‘Ben CHP’ye katılmak istiyorum’ deyip de bizim ona, ‘Partinizin grubu var. Grubun üyesisiniz. Biz o grup düşmesin diye emek vermişiz, milletvekili vermişiz. O grubun sıkıntıya girmesi doğru olmaz. Bağımsız bir milletvekili olsaydınız ve AK Parti’ye gitmeye niyetli olsaydınız bize gelmenizi önerirdik ama grubunuzda kalmanızı öneriyoruz’ dediğimizi kendisi biliyor. Bu konudaki yaklaşımımızı inkar edemez. Bizle doku uyuşmazlığı varmış. Katıldığı partinin genel başkanına ‘tek adam’, ülkenin yönetim sistemine ‘tek adam rejimi’ diyen birinin Erdoğan ile yok doku uyuşmazlığı, AK Parti ile yok da bizimle var, öyle mi? Ben kendisine, kendi ifadeleriyle Sayın Rahmetli Özbudun’un ‘Serap, ben bu rejimin düzelmesini göremeyeceğim ama umarım sen görürsün. Buna karşı mücadele et, Türkiye’nin demokrasiye dönmesi için mücadele et’ vasiyetini ben anlatmıyorum ki Serap Hanım hepimize anlattı. ‘Tek adam rejiminden Türkiye’yi kurtarmak için mücadele edeceğiz’ deyip, daha geçen hafta gittiğimiz Gelecek Partisi heyetinde bizi karşılayıp, uğurlayıp, içeride bu kadar şeyi konuşup, içerideki mahrem konuşmalara tanıklık edip, sonra AK Parti’ye gidip 14 saat içinde katılacak; CHP ile doku uyuşmazlığı varmış. Ben daha ne söyleyeyim? Herhalde böyle bir kariyerden sonra siyaseti bu noktaya, Türkiye’de bu kadar tartışılır bir noktaya getirmenin, siyaset kurumuna bizzat itibar kaybettirmenin doruk noktasına çıkmak Serap Hanım’a nasip oldu. Bir bütün olarak siyaset kurumuna kaybettiriyor. Kendi düştüğü hali kendi takdir etsin.”
‘TSK’NIN NE İŞİNE KARIŞIRIZ NE İÇİNE KARIŞIRIZ’
Özel, “Dün grup toplantısında kuvvet komutanlarıyla ilgili açıklamalarınız oldu. AK Parti cephesinden size yönelik eleştiriler var. ‘Siyaset adabına aykırı. CHP’nin TSK’nın iç işlerine karışma, orada hizipçilik yapma tavrı devam ediyor. TSK’nın hedef alınması düşünülemez’ eleştirileri geldi. Neler söylersiniz” sorusuna ise şu yanıtı verdi:
“TSK’nın ne işine karışırız ne içine karışırız. Biz TSK’da, Recep Tayyip Erdoğan’ın önünde yemin eden, elini sıktığı, hatırını sorduğu, selamını aldığı, yüzüne güldüğü kişiye sekiz gün susup sekiz gün boyunca birtakım odaklar saldırdıktan sonra ‘soruşturma başlatın’ denmiş, hedef göstermiş, gencecik teğmenler ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ dedi diye ordudan ihraç edilmiş, ihraca şerh koyan komisyon başkanına mobbing yapmış, sürmüş, bir başka ordunun emrine vermeye kalkmış, istifaya zorlanmış, istifa etmiş onurlu şekilde, bu sürece teslim olmamış. Ben ne Genelkurmay Başkanı’na bir şey diyorum ne Milli Savunma Bakanı’na bir şey diyorum. Ben duyduğumu, bildiğimi söylüyorum. Bu süreci kimin yaptığını, bu mobbingi kimin yaptığını ve kimin köpürtülmesi için gayret sarf ettiğini biliyorum. Onların da isimlerini söyledim. TSK’nın ne içine karışırız ne işine karışırız. Ama içine ve işine karışanlar ülkeyi bu hale getirdi. TSK’yı komuta kademesine dokuzda sekiz amirali, 20’de 17 generali FETÖ’cüler oraya yükselene kadar altına kim imza attı diye bakarsanız TSK’nın işine, içine kimleri kim karıştırmış görürsünüz. TSK’nın hiç konuşulmayacak bir konuda, ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ demiş, işine nasıl karıştılar, nasıl baskı yaptılar onu da gördük. Tüm TSK mensuplarına saygımız sonsuz, TSK’nın kurumsal yapısına saygımız sonsuz ama bu kararı aldıranlara, oradaki şerh oyunu yazana mobbing yapacak kadar gözü dönenlere tabii ki söyleyecek sözümüz var.”
‘REZERV YAKMAK İSTEMİYORSAN TÜSİAD’I KOLUNA POLİS SOKUP İFADEYE GÖTÜRMEYECEKLER’
Özel, “Merkez Bankası’nın geçen hafta 10 milyar dolar sattığı ve bunun yerel seçimlerden bu yana gerçekleşen en yüksek satış olduğu belirtiliyor. Bazı ekonomist ve analistler bu satışı TÜSİAD soruşturmasıyla ilişkilendiriyor. Sizin değerlendirmeniz ne olur” sorusuna karşılık şunları söyledi:
“Tansiyon hastası bunlar. Bütün gün tuzlu yiyorlar, yağlı yiyorlar, dikkat etmiyorlar. Tansiyon ölçülünce, tansiyon aletine kızıp onu kırıyorlar. Bir ülkede borsa güvensizlik ortamı varsa düşer. Sizin olduğunuz yerde bu işler yapılırken güven olur mu? Sen ülkenin 70 ülkeye ihracat yapan kişisine yurt dışına çıkış yasağı koyarsan, ülkenin bütün iş insanlarının tepe örgütünü polis eşliğinde ifadeye götürürsen, bu ülkeye yerli-yabancı yatırımcının güveni kalır mı? Kalmaz. Borsadan çıkar mı? Çıkar. İstediğin kadar soruştur, çıkar. Çıkınca parayı nasıl götürecek? Çıkar ve dolara çevirir. Buna sebepten dolara yönelme olur ya da borsa güvensiz bir yatırım aracı olunca, alternatif yatırım aracı olarak dövize yönelinir, döviz o yüzden yükselir. Bu döviz yükselmesin diye 10 milyar dolar rezerv yaktılar. Bir ara 128 milyar doları bitirip böyle sıfırladılar ya. Bu rezervi yakmak istemiyorlarsa bu saçma sapan işleri yapmayacaklar. İl başkanını tutuklamayacaklar. Belediye meclis üyesinden, belediye başkanından terörist çıkartmayacaklar. TÜSİAD’ı koluna polis sokup ifadeye götürmeyecekler. Götürürsen borsa düşer, döviz çıkar ve rezerv yakarsın. 10 kere daha engel olursun, en sonunda rezervleri de bitirirsin. O rezerv bitirmenin bedelini nasıl ödüyoruz, görüyorsunuz. Doğrudur, tamamen onunla ilişkilidir.”
‘LÜTFÜ SAVAŞ’ SORUSUNA YANIT
Özel, Eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’ın kendisine yönelik açıklamalarının sorulması üzerine ise “Sizin nefesinize yazık oldu ama ben kendi nefesime yazık etmeyeceğim” dedi.
HKP genel başkanının ydCHP genel başkanı için kullandığı tanım gerçekten cuk diye oturuyor. Yazıklar olsun. Yakında Atatürk’ün partisi aracılığı ile Atatürk’e hakaret ettirecekler belki vatan haini bile dedirtecekler.
Bu borsa meselesi, ilk cikarildigi zaman cok iyi bir mantikla cikti. Sermaye bulup buyumek isteyen esnafa, is insanlarina sermaye olsun diye hisselerinden satis yapabilme hakki verildi ve halk icin de elindeki uc kurusu iyi bir isletmeye sermaye olarak verip o isletmenin kazancindan pay alsin diye kazan-kazan formullu guzel bir uygulama olarak cikti. Ama aslinda yurtdisindaki para sahiplerinin ve finansi kontrol edenlerin Truva atiymis farkinda degiliz.
Her ulkede yaptiklari gibi parayla politikacilari destekleyip ayni zamanda, zaman zaman da politikacilari iyi birsey olduguna ikna edip kandirip, borsada kendi kurallarini koydular ve kuresel soygun ve baski aracina donustu. Hani derler ya kasanin hep kazanir, iste borsanin sahipleri kuresel finansi kontrol eden malum cevreler.
Simdi bir de kripto soygunu cikti. Borsadan kacanlari orada yakalayip soyuyorlar. Benim anlamadigim MEhmet Simsek bir aciklama yapmisti hatirliyorum, hicbir vergi kesinlesmedi henuz ama kesin olan iki sey var borsa ve kriptodan vergi alinmayacak demisti. Bu insanlari yurtdisindan ulkemdeki insanlari soyan duzene, ulkenin vatandaslarini resmen bir nevi yonlendirmektir ayni zamanda kanaatimce.
Demen o ki kardesim, borsayi temel mantigina dondurun, kimse elini kolunu sallayarak yurtdisindan gelip ortaligi karistiramasin. Soyle ornek vereyim daha anlasilir olur aslinda. Borsada bir sirketin hissesi bir bakiyorsun bir ayda yuzde 10 dusuyor diger ayda yuzde10 artiyor hatta bazen gunluk degisiyor, bir dusuyor bir yukseliyor. Ya siz nerede gordunuz bir fabrikanin bir gun yuzde on deger kaybettigini ertesi gun deger kazandigini? Her ay bir kazanc olur o da ortaklara dagitilir biter gider.
Koyun duzgun kurallar borsa da dusecekse dussun sonra bir sekilde yerini bulur, borsadaki hissesi dustu diye bir fabrika uretimi durdurmaz, ya da fabrika batmaz merak etmeyin. Akilli olun oyuna gelmeyin.
Saygilar,
Eren Erdem olayı yanlış anlamış. Özgür Özel şöyle demek istiyor; “Hulusi Akar’ın kızının diploma davası zaman aşımı gerekçesiyle düşürülüyor ve diploma geçerli sayılıyorsa E. İmamoğlu’nun diploma mevzu da aynı şekilde sonlandırılmalıdır “.
erdem atay bu konunun ustunde durmuyor sayın kardesım. cb baskanı olacak bırının yenıs oldugu halt boyle olursa …. demeye getırıyor. hadı sız bıraz konuyu anlamıssınız ama chp gn bsk olacak bırının halen ?kı sanrım farkında- ınatla kamuoyuna oynayarak sahte dıplama dıye bahsetmesı oldukca trajık.tabı ıplerının kımın elınde oldugunun farkında.
Zaman aşımı dava olursa olur. Ortada hile var, idarenin yaptığı hileye bölerek göz yummak. İkisinin de yargilanmasi, diplomalarınin iptal edilip, ceza alması gerekir. İdareci olanlar da dahil. Muz cumhuriyetinde patates devletine geçtik. Adaletiniz batsın. Ancak kendinizi kalkindirdiniz, çocuklarınız kokainman oldu.