‘Özlem bizim yazgımız’

‘Montrö’ duyurusunda imzası olduğu gerekçesiyle gözaltına alınan emekli Tuğamiral Hakan Nadir Eraydın’ın kızı Cansu Eraydın Gürcan, babasını yıllar önce Balyoz kumpasında demir parmaklıkların ardından görüntülediği fotoğrafı paylaştı. Gürcan, “Ülkesini kızından da çok seven sen, seni her şeyden çok seven ben. ‘Özlem’ bizim yazgımızdır babam” diye yazdı.

‘Özlem bizim yazgımız’

VERYANSIN TV

104 emekli amiralin ‘Montrö’ duyurusunda imzası bulunduğu gerekçesiyle 5 Nisan’dan beri gözaltına tutulan amirallerden Hakan Nadir Eraydın’ın kızı Cansu Eraydın Gürcan sosyal medya hesabından duygulandıran bir mesaj paylaştı.

Babasının yıllar önce FETÖ’nün Balyoz kumpasından cezaevinde yattığı sırada çektiği fotoğrafını paylaşan Gürcan, şunları yazdı:

“11 Eylül 2011; babam, annem, cezaevindeki o klasik minik beyaz plastik masa, ben. Bir de kuru cevizler vardı aramızda dolaşan. Ve de güneşin batışını içine doğru sindirebilen minik bir de mahpus odası.

Henüz Hasdal Cezaevi, hala askeriz.

Sonra üniformanı aldılar… Dedin ki, özetle;

‘’Türkiye Cumhuriyeti’nin şerefli ve onurlu bir Amirali olarak görevimi 30 Ağustos 2012 tarihi itibarıyla tamamladım. Üzerinde en küçük bir leke bulunmayan bembeyaz üniformam torunlarıma bırakacağım en önemli mirasımdır. Umuyorum, onların içinden de bu kutsal ocağın bir ferdi olmayı arzu edenler çıkacaktır. Silahlı Kuvvetler ile gönül bağım yaşadığım sürece devam edecek, her zaman olduğu gibi bir Mehmetçik ile karşılaştığımda içim hep titreyecektir. Eğer bu dava ile başıma gelenlerin Silahlı Kuvvetlerimizin ve ülkemizin geleceğine en küçük bir katkısı olduysa veya olacaksa hakkımı tamamen helal ediyor, Silahlı Kuvvetlerimize şan ve gurur dolu bir gelecek diliyorum. ‘’

‘ANNEMİ EŞSİZ BENİ BABASIZ BIRAKTIKLARINI SANDILAR’

Eşlik hakkını aldılar sonra. Ve babalığını. Annemi eşsiz, beni babasız bıraktıklarını sandılar.

Bir gün, cezaevinde, neredeyse ‘’sehven’’ bu fotoğrafını çektim ben. Canım ne çok yandı çekerken.

Biz hiç konuşmadık canımızın ne çok yandığına dair aramızda, bu zamana kadar.

Bugün 30’lu yaşlarıma geldim sayılır. Benzer isimler, benzer senaryo.

Bu defa ben müsaade etmiyorum.

Seni hapiste de evimde de çok seviyorum ama; artık yalnız ‘’evimde’’ ol istiyorum.

Sevdiğim… İlk sevdiğim…

Ülkesini kızından da çok seven sen, seni her şeyden çok seven ben.

“Özlem” bizim yazgımızdır babam."

‘SAĞLIĞIM İLE İLGİLİ RİSK OLUŞTU’

Amiral Hakan Nadir Eraydın, 'Montrö' duyurusu soruşturması kapsamında geçen 8 Nisan'da ek gözaltı talebiyle çıkarıldıkları Sulh Ceza Hakimliği’nde yaşadığı sağlık sorunlarına dikkat çekerek, şu ifadeyi vermişti:

“Yaklaşık 1 ay önce kalp ameliyatı geçirdim. Ailemle dahi görüşmezken bu şartlarla karşılaştım. Ameliyat sonrası baş dönmesi atakları ve tansiyon atakları yaşamaktayım. Gözaltında kaldığım süre boyunca hayatım risk altındadır. Tedavimi uzun zamandan bu yana takip eden doktorum ile görüşme sağlayamadığım için tedavimin doğru bir şekilde ilerleyip ilerlemediğini bilemiyorum. Kullandığım ilaçlarda aksama olmuştur. Sağlığımla ilgili risk altında bulunduğumu düşünüyorum. Gözaltındayken sağlık koşullarım sebebiyle hastaneye kaldırıldım. Bu hususları doktora da aktardım. Soruşturmanın tamamlanarak serbest bırakılmamı talep ediyorum.”

FETÖ 16 YIL HAPSE MAHKÛM ETMİŞTİ

Eraydın, FETÖ kumpası olan Balyoz davasında 16 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. FETÖ’nün hakimiyetindeki (kapatılan) Yargıtay 9. Ceza Dairesi de cezayı onamıştı. Anayasa Mahkemesi’nin 18 Haziran 2014 tarihli ‘hak ihlali’ kararıyla diğer komutanlarla birlikte tahliye edilen Eraydın, yeniden yargılandığı davada 31 Mart 2015’te beraat etmişti.

GÖZALTINDAKİ İSİMLER

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 104 emekli Amiralin imza attığı 'Montrö bildirisi'ne ilişkin soruşturması kapsamında 5 Nisan'da Ergun Mengi, Atilla Kezek, Ankara'da; Alaettin Sevim, Cem Gürdeniz, Nadir Hakan Eraydın, Bülent Olcay, Kadir Sağdıç ve Türker Ertürk, İstanbul'da; Turgay Erdağ ve Ali Sadi Ünsal ise Kocaeli'de gözaltına alınmıştı. Emekli amiraller Engin Baykal, Cemil Şükrü Bozoğlu, Mustafa Özbey ve Atilla Kıyat'ın ise 3 gün içinde Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne müracaat etmeleri tebliğ edilmişti.

Amirallerin Emniyet’teki ifadelerinin alımına dün başlanmıştı.