Perinçek: Ruslar Erdoğan’a 12 maddelik öneri gönderdi! İşte o maddeler…

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Rusya'nın dün gece Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Suriye'ye ilişkin 12 maddelik öneri gönderdiğini duyurdu ve maddeleri açıkladı.

Perinçek: Ruslar Erdoğan’a 12 maddelik öneri gönderdi! İşte o maddeler…

ABD ile varılan anlaşmayı değerlendiren Vatan Partisi lideri Doğu Perinçek, “Türkiye PKK terörünü bitirme hedefine yönelik belli mevziler kazanmış, ancak henüz kesin hedefe ulaşılmamıştır. Şimdi ABD ile yapılan bu Mutabakattan sonra, Suriye’nin kendi topraklarını terörden temizlemesi gündemdedir. Türkiye, PKK/YPG terörünün bitirilmesi için, şimdi Suriye, İran, Irak ve Rusya ile işbirliği yapmalı ve Suriye’nin askerî harekâtları desteklenmelidir” dedi.

Trump’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gönderdiği mektubu da değerlendiren Perinçek, “Türkiye hükümetinin bu mektuptan sonra, özür dilemedikleri sürece ABD yetkilileriyle görüşme yapmasını Türk Devletinin onuruna ve geleneğine uygun bulmuyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan, özür dilemediği sürece Trump ile telefonda bile görüşmemeli, 13 Kasım’daki ABD gezisini iptal etmelidir.” ifadelerini kullandı.

Perinçek şöyle konuştu:

“Rusya Federasyonu devletinin dün gece yarısı Cumhurbaşkanımız Sayın Tayyip Erdoğan’a Vatan Partisi’ne gönderdiği Suriye konusundaki 17 Ekim 2019 tarihli çözüm önerileri aynen şöyledir:

1. Rusya’nın ana hedefi ABD ve Fransa’yı Suriye topraklarından çıkarmaktır. Tam da bu nedenle Rusya Türkiye’nin harekâtına karşı çıkmamakta ve bu konuda Beşer Esad’ın da uyum içinde olmasını sağlamaktadır. Moskova için Suriye meselesinin çözümü, ancak Suriye toprakları içindeki Batı orduların arındırılmasıyla mümkündür. Türkiye, bu çerçevede bu amacın gerçekleşmesine yardım eden dost kuvvet olarak değerlendirilmektedir. ABD, Fransa ve İsrail, Kürtleri (bunlara Kürt teröristler de dâhildir) destekledi, bu nedenle Türkiye’nin Rojava’ya harekâtı, Batı güçlerinin çıkartılmasını sağlayan önemli ve olumlu bir şey olarak görülmektedir. Ancak Batı [güçlerinin] çıkartılmasından sonra mültecilerin [ülkelerine] geri dönüşünü de kapsayan barışın sağlanmasındaki bir sonraki aşamaya geçilebilir. Bu, Türkiye için de önemlidir.

2. Türkiye’nin Rojava’ya harekâtının kabul edilmesi, İdlib’deki sorunun çözümüyle bağlantılıdır. Ankara’nın kontrolündeki muhalif güçler, oyun dışına çıkarılmalıdır. En saldırganları Libya’ya gönderilebilir, ılımlılarına af uygulanacaktır. Rojava harekâtı Erdoğan’a bunu yapma imkânı vermektedir ve bu durumda Erdoğan [muhalif güçler nezdinde] bir itibar kaybına da uğramayacak, öyle ki Rojava’daki başarılı harekât onun konumunu güçlendirecektir.

3. Türkiye, Rusya, İran ve Suriye, Irak’ın da katılımıyla, Kürtleri terörist (Batıcı) ve ülkeye bağlı gruplar şeklinde ikiye bölerek Kürt meselesi konusunda ortak bir plan geliştirebilir. Rusya, aşırıcı ve yurtseverler arasındaki karşıtlığı iç çatışmaya çevirerek Çeçen krizinin üstesinden gelmiştir. Kürtler için de benzer bir senaryo gereklidir.

4. Rusya, Türkiye’nin NATO’dan uzaklaşmasını (ayrılmaya kadar) memnuniyetle karşılayacaktır ve askerî siyaset alanında daha sıkı bir ortaklığa hazırdır.

5. Rusya, ABD tarafından yaptırımlar uygulanması durumunda Türkiye’ye ekonomik desteğini artırmaya hazırdır.

6. Rusya, Rojava’daki belirli bir sınır şeridi üzerinde Türkiye’nin kontrolüne karşı çıkmayacaktır. Daha da ötesinde, Rusya ve Esad hükümeti, Suriye’nin kuzeyinde Türk çıkarlarının korunmasının ve Kürt terör örgütlerine karşı konulmasının yükümlülüğünü üzerlerine almaya hazırdır.

7. Rusya, Ankara’nın istek ve çıkarlarını gözeterek Suriye’nin geleceğine dair projeleri Türkiye’yle konuşmaya hazırdır. Suriye’nin toprak bütünlüğünün korumasının kabulü ve herhangi bir terörist grubun desteklenmesinin reddedilmesi bunun şatlarıdır.

8. Moskova, tüm kuzeydoğu Suriye bölgesi (Fırat’ın doğu yakası) üzerinde kontrol sağlanması ve Batı’nın desteğiyle meydana gelen Kürt idari yapısının (ki terörizme dolaylı ve bazen de doğrudan bu yol açmaktadır) dağıtılması perspektifine sahiptir.

9. Moskova, bölgenin istikrara kavuşmasında yaşamsal çıkarlara sahiptir. ABD ordularının varlığından arındırılacak bir sonraki en önemli ülke Irak’tır. Bu meselede de Rusya, Türkiye’yle yakın işbirliğine hazırdır (aynı şekilde İran’la da).

10. Libya’da, Ankara’nın esas olarak Sarac’ı, Rusya’nın da Haftar’ı desteklemesine rağmen, anlaşmaya varılabilir. Öyle ki Rusya için Libya öncelik teşkil etmemektedir. Durum Mısır’da ve kısmen Yemen’de farklı. Mısır’da Rusya’nın çıkarı Suud yanlısı rejimin zayıflamasından yanadır (Putin’in Sisi ile kişisel iyi ilişkilerine rağmen). Rusya, Yemen’de resmî olarak deklare etmese de dolaylı olarak Husileri desteklemektedir.

11. Temel hedefi gözetildiği takdirde Moskova’nın Ortadoğu’daki politikası, basit ve nettir: ABD ve AB’nin bölgeden çıkarılması. Bu temelde hareket eden herkes, Rusya’nın müttefiki olarak değerlendirilmektedir. İdeolojik bir platformun ve sömürge hevesinin olmaması, Rusya’yı tüm Ortadoğu bölgesinde uydu değil, dost aramaya zorlamaktadır. Bu, Türkiye ve bölgenin diğer ülkeleri için Rusya’yla dostluk yoluyla egemenliklerini ve bağımsızlıklarını pekiştirmek adına tarihi bir şanstır.

12. Bölgede dikkatler adım adım İsrail ve Suudi Arabistan’a, Batı’nın bölgedeki son ileri karakollarına kayacaktır. Eğer Türkiye, Rusya’nın stratejik desteğiyle Arap ülkelerine, Kürtlere ve İsrail’e dair politikalarını diğer bölge merkezleriyle mutabık kılarsa, bu sorunda herkesi tatmin edecek bir yol haritası geliştirilebilir. Önemli olan buna Batı’yı dâhil etmemektir, çünkü her yapıcı girişim, o durumda suya düşecek ve sabote edilecektir. Rusya’nın stratejisi, Ortadoğu ülke ve halklarına egemenlik ve jeopolitik bağımsızlıklarını geri kazandırmaya dayanmaktadır.”