Bölücü terör örgütü PKK’nın fesih kongresiyle ilgili Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi’nden açıklama geldi. “PKK’nın fesih tiyatrosuyla, ABD-İsrail emperyalizmi BOP projesi kapsamında Türkiye’yi parçalama planını uygulamaya koymuştur.” ifadelerine yer verilen açıklamada, PKK’ya bağlı PJAK, PYD gibi terör örgütlerinin faaliyetlerine devam ettiği belirtildi. AKP-MHP ortaklığının Anayasa’yı değiştirerek, Türkiye’nin federasyona götürme planları yaptığı ve bölünmenin altyapısının hazırlandığı dile getirilirken, “‘Terörsüz Türkiye’ sloganının, Türkiye Cumhuriyeti’nin tasfiyesinin örtüsü olduğunu kavrayarak bunun karşısında “Hainsiz Türkiye“ parolasını partimizin en önemli şiarı olarak yükseltiyoruz.” ifadeleri kullanıldı.
Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi, (CVP) PKK’nın silah kongresiyle ilgili yaptığı yazılı açıklamada, ABD ve İsrail’in Türkiye’yi parçalama planını uygulamaya koyduğunu vurguladı.
Emperyalist devletlerin beslediği PKK’nın amacının uydu bir Kürt devleti yaratmak olduğu, AKP-MHP ortaklığının da Türkiye’yi federasyona götürme planları yaptığı belirtilen açıklamada “AKP-MHP-DEM ortaklığı suç işliyor, bölünmenin altyapısı hazırlıyor.” denildi.
“PKK’nın fesih tiyatrosuyla, ABD-İsrail emperyalizmi bop projesi kapsamında Türkiye’yi parçalama planını uygulamaya koymuştur.“ ifadeleriyle başlayan yazılı açıklama şöyle:
“1- Terör örgütü PKK, ABD-İsrail-AB emperyalizminin maşası olarak kurulmuş ve büyütülmüş, bunlar tarafından sürekli desteklenmiştir. ABD-İsrail-AB emperyalizminin finansal ve silah desteğiyle 40.000 asker, öğretmen, doktor ve sivil yurttaşımızı şehit eden terör örgütü PKK, Türkiye’yi bölmek için zihinsel bir iklim oluşturmaya çalışmıştır. Tüm etnik yapıların üzerindeki “Türkiye Cumhuriyetini kuran Anadolu halkına Türk milleti denir.” kavrayışını yok etmeye çalışan terör örgütü PKK, Türk milletinin Kürt kökenli yurttaşlarını Türkiye’den zihinsel olarak koparmaya çalışmış, ancak bu iklimi yaratamamış, başarılı olamamıştır.
‘EMPERYALİST DEVLETLER BESLEMİŞTİR’
2- PKK terörünün yaratılmasının en önemli sonuçlarından birisi, PKK’nın kurucusu ve hamisi ABD-İsrail-AB emperyalizminin silah endüstrisine, Türkiye’nin 500 milyar dolardan fazla para harcaması olmuştur. SAVAŞ BARONLARININ yönettiği EMPERYALİST DEVLETLER, Ortadoğu halklarının ve Türk milletinin kanıyla beslenmiştir/beslenmektedir.
‘SİLAH BIRAKMA TİYATROSU’
3- PKK’nın silah bırakma tiyatrosu, Türk halkının algılarını değiştirmeye ve vatanı korumak yönündeki reflekslerini köreltmeye yönelik atılmış sahte bir adımdır. AKP-MHP iktidarının havuz medyasıyla, TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ yapılarak SAHTE bir ALGI oluşturulmaya çalışılmaktadır.
‘PJAK, PYD VARLIĞI DEVAM EDİYOR’
Gerçekte PKK’nın bağlı olduğu üst yapılanma ve buna bağlı olan PJAK, PYD, YPG terör örgütleri varlığını devam ettirmektedir. PKK silahlarını ve teröristlerini bu kardeş terör örgütlerine devredecektir
‘UYDU KÜRT DEVLETİ’
Emperyalizmin asıl amacı Suriye-Irak ve Türkiye’nin toprakları üzerinde uydu-kukla bir Kürt Devleti kurarak, bu uydu-kukla devleti Ortadoğu’daki diğer halklara karşı tetikçi olarak kullanmaktır.
‘BÖLÜNMENİN ALTYAPISI HAZIRLANIYOR’
4- PKK silah bırakma açıklamasında Lozan Antlaşması’nı hedefe koyarak hem hizmet ettiği emperyalizmin hiç vazgeçmediği planlarını hem de emperyalizmin maşası olduğunu ortaya koymuştur. AKP-MHP ortaklığına, Erdoğan’ın bir kez daha seçilmesi karşılığında verilen görev ise Sevr Antlaşması’nı hortlatmak için (işbirlikçi Kılıçdaroğlu’nun 6’lı masa hilesiyle Meclis’e soktuğu 36 siyasal İslamcının da oyuyla) Anayasa değişikliği yaparak, Türklüğü kaldırıp ülkeyi federasyona götürüp, bölünmenin altyapısını hazırlamaktır. ABD-İsrail emperyalizminin isteklerini yerine getirmekte tereddüt etmeyen AKP-MHP iktidarı; yandaş medyayla “sahte bir terör bitirme algısı” üzerinden can çekişen siyasi ömrünü uzatmaya çalışmaktadır. AKP-MHP ortaklığının birinci stratejisi, gerçekler üzerinden değil, sahte algılar üzerinden iktidarını yürütmektir.
5- 1999 yılında Başbakan Bülent Ecevit’in “Amerika bize Apo’yu neden teslim etti anlamadım?” sorusunun cevabı, bugünlerde yaratılan bu sahte algının anahtarı olarak Apo’nun kullanılmasında yatmaktadır. ABD-İsrail emperyalizmi, planları doğrultusunda zamanı geldiğinde kullanmak için, maşası bebek katili cani Apo’yu Türkiye’ye teslim etmiştir. Cumhuriyet’in büyük aydını Uğur Mumcu ise, Abdullah Öcalan’ın emperyalizm bağlantılarını tespit ettiği ve bu bağlantılar üzerinden kurulan planların deşifre olmaması için MOSSAD tarafından katledilmiştir. Uğur Mumcu’nun katledilmeden önceki 350 civarındaki yazısının 150’si terör örgütü PKK ve emperyalist bağlantıları üzerinedir.
‘AKP-MHP-DEM ORTAKLIĞI SUÇ İŞLİYOR’
6- AKP-MHP-DEM ortaklığı ve gizli ortak ikinci Cumhuriyetçi CHP yönetimi ile yandaş medya her gün suç işlemektedir. Terörü meşrulaştıran söylemler, Türk Ceza Kanunu md. 302’ye göre “Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak” suçudur. Ayrıca Terörle Mücadele Kanunu md. 6’ya göre “Terör örgütlerinin; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru göstermek” suçtur.
‘HAİNSİZ TÜRKİYE İSTİYORUZ’
Terör örgütü lideri, bebek katili, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin düşmanı ve ABD-İsrail-AB emperyalizminin maşası olan Abdullah Öcalan’ı ve PKK’yı meşrulaştırmak gelecekte yargılanacak suç fiilleridir. Siyasal iktidar bileşkesi ve tüm aparatlarının kullanmış olduğu ‘terörsüz Türkiye’ sloganının, Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde vatanın namuslu evlatlarıyla kurulmuş olan Türk egemenliği üzerine inşa edilmiş Türkiye Cumhuriyeti’nin tasfiyesinin örtüsü olduğunu kavrayarak bunun karşısında “Hainsiz Türkiye“ parolasını partimizin en önemli şiarı olarak yükseltiyoruz.
‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE TÜRKİYE’NİN MEŞRUİYETİN YOK ETME OPERASYONUDUR’
‘Terörsüz Türkiye’ operasyonu, Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk egemenliğinin tarihten gelen zaferlerden gelen meşruiyetini topyekün değersizleştirme ve yok etme operasyonudur. Milli şuurun, milli egemenliğin terör karşısında boyun büktürülmesi bir milletin tarih sahnesinden silinmesi anlamına gelir.
CVP’DEN TÜRK MİLLETİNE ÇAĞRI
Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi olarak, tasfiye edilmeye çalışılan Türk Cumhuriyeti ve Türk milli şuurunu yeniden inşa etmek üzere, yeniden halkçı-laik Cumhuriyet devrimi için devrimci bir örgütlenme teşkilat yapısı için tüm Türk milletine davette bulunuyoruz. Bugün emperyalizmin ulus devlet yapımızı yok etmek için hiç vazgeçmediği planlarına karşı “Birinci vazifen; Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur.”
Siz de aynı hataya düşüyorsunuz. ABD ve İSRAİL’İN umurunda değilsiniz, onlar sufle verir bizimkiler yapar, sufle veren değil yapan sorumludur. Size de sufle veriyor bu ülkeler, siz neden yapmıyorsunuz?
Geçelim referans vermeyi, var gücünüz ile eleştirilecek yer belli. Tüm gücünüzü oraya kullanın. Dedi Dadaloğlu.