Prof. Yıldız’dan Soner Yalçın’a tepki: Kitabı sadece cehaletle açıklanamaz

Gazeteci Soner Yalçın'ın son kitabı olan ve Türkiye'nin 'aşı', 'ilaç' vs. üzerinden sağlık sistemine eleştiriler getiren kitabı Kara Kutu'ya Prof. Dr. Özlem Kayım Yıldız sert eleştirilerde bulundu.

Prof. Yıldız’dan Soner Yalçın’a tepki: Kitabı sadece cehaletle açıklanamaz

Kitabında ilaç ve aşı kartelleri, gıda, GDO, tarım ilaçları ve diğer konularda modern tıpla ve tıp karteliyle yüzleştiğini, hesaplaştığını ve maskelerini düşürdüğünü iddia eden Soner Yalçın‘ a bir tepki de Prof. Dr. Özlem Kayım Yıldız’dan geldi.

Prod. Dr. Özlem Kayım Yıldız twitterdan ‘Soner Yalçın’ın kitabından daha fazla bahsetmeyi düşünmüyorum. Tahmin ettiğimden de boş bir kitapmış. İnanılmaz mantık hataları, yanlılık barındıran bir kitap. Dikkate almaya gerek yok.’ açıklamasını yaptıktan sonra kitaba yönelik eleştirilerini şu şekilde aktardı:

1. Dr. Wakefield’in sadece 12 hastanın verilerine dayanan ve sonradan geri çekilen makalesi doğru kabul edilirken, yüzbinlerce çocuğu kapsayan ve otizm-aşı arasında hiçbir ilişkinin saptanmadığı çalışmalardan hiç bahsedilmiyor kitapta.

Bu ciddi bir yanlılık göstergesi. Sadece işinize gelen, söyleminizi destekleyen verileri mutlak doğru, güvenilir kabul ederken, desteklemeyenleri yok saymak. Yazarın söylemini destekleyen Batı orijinli verilere dört elle sarılınırken (örneğin Prof Mendelsohn vs), desteklemeyen binlercesinden hiç bahsedilmiyor bile. Anlaşılıyor ki sorun, yerleşik bilgilerin “dış mihraklardan” elde edilmesi değil. İşe gelmeyen “dış mihraklar” sorun.

Örneğin, madem “dış mihraklar” çok kötü, tehlikeli, zararlı, bize ne JFK’nin yeğeninin oğlunun aşı karşıtlığından? O’nun dediğini mi doğru kabul edeceğiz? O neden güvenilir? Ciddi bir çelişki. Birtakım makalelerden bahsediyor yazar ama düzgün bir kaynakça olmadığı için hangi makale olduğunu bulmak mümkün olmuyor.

Örneğin, NEJM’de yayımlanan ve kızamık aşısının kadınların %55’inde romatoid artrite neden olduğunu yazdığı iddia edilen makaleyi okumak isterdim. Kitabın tamamında yapılan yorumlar (“..çünkü doktorlar daha fazla para kazanmak istiyorlardı”), kanıt değeri düşük az sayıdaki veriyi mutlak gerçek gibi sunarken çok daha güçlü verileri yok sayma davranışı bu kitabın bir “araştırmacı gazetecilik ürünü” olmadığına işaret ediyor.

2. Kitap öyle bir anlatmış ki, sanki bizler her söyleneni sorgusuz sualsiz yerine getiriyor, hiçbir şekilde akıl ve deneyim süzgecinden geçirmiyoruz. İşe yaramayan, ciddi yan etkiler oluşturan, kâr/zarar oranı kötü olan yöntemleri hiç sorgulamadan uyguluyoruz gibi anlatılmış.

Oysa, şu sürekli dillendirilen “sonradan piyasadan kaldırılan ilaçlar” nasıl oluyor da piyasadan kaldırılıyor sizce? Postmarketing ya da kullanılmaya başlandıktan sonra ortaya çıkan yeni güvenlik verilerini kim rapor ediyor? “Gerçek yaşam verileri” ne demek? İlaçlar kullanılmaya başlandıktan sonra ortaya çıkan etkinlik ve güvenlik profilini hiç gözetmeden, sırf “dikte edildiği” için mi uyguluyoruz sanılıyor acaba?

Sonuç olarak, kitabı tanımlarken sadece “cehalet” sözcüğünün yeterli olmayacağını, kitabın baştan sona ciddi bir yanlılık barındırdığını da söyleyip konuyu kapatayım.