Resim ve heykeli haram kılanlar kimler? Yahudilik üzerinden haram pazarlayanlar için kılavuz

Prof. Dr. Şahin Filiz yazdı...

Resim ve heykeli haram kılanlar kimler? Yahudilik üzerinden haram pazarlayanlar için kılavuz

Gün geçmiyor ki “haramdır” sözünü daha fazla duymayalım. “Helaldir” sözü neredeyse tedavülden kaldırılmış gibi duruyor. Gözleri kör, kulakları sağır, gönülleri çorak bırakarak insanlara hayatı zindan etmek için, nereye el atsanız “haramdır” lafını işitiyorsunuz. Demokles’in kılıcı gibi 7/24 saat haramdır naraları tepemizde sallanıyor. Sanki helal kalmamış; hayat birkaç tarikatçı-cemaatçi tahsildarların insafına terk edilmiş gibidir.

“İslam’da resim ve heykel haramdır” yalanı, benden önce pek çok aydın tarafından ifşa edildi. Ancak gerçeklerin ortaya çıkması ve yaygınlaşması, yalanlar kadar hızlı, etkili ve büyüleyici olmadığı için, kendi açımdan ben de bu yalanın başka bir yönünü deşifre edeceğim. Konu malumu ilam veya “bildiğimizin tekrarı” gibi değerlendirilecek basitlikte değildir.

Neden?

Bilim, kültür ve sanat, haramlarla, yasaklarla gelişemez. Hatalı, yanlış ve zihinleri dumura uğratan fetvalar, görüşler veya hükümler varlığını korudukça Türkiye bilim, kültür ve sanatta yerinde saymayı devam eder. Cumhuriyetimiz, Atatürk’ün hedef olarak gösterdiği çağdaşlık, laiklik ve bağımsızlık temelleri üzerinde kurulmuştur ve varlığını da bu hedefler doğrultusunda sürdürecektir. Öyleyse böyle bir Cumhuriyetin bilimsiz, kültürsüz ve sanatsız olması düşünülemez. Üç temel unsur, ya birlikte vardır, ya da birlikte yoktur.

Türk milleti, bilimsiz ve kültürsüz olamazsa, sanatsız da olamaz. Bunlar birbirine bağlıdır.

Ne var ki Türk milletini bilimsiz ve kültürsüz hale getirmek isteyenler, eşzamanlı olarak sanattan da uzaklaştırmayı dini bir görev saymaktadırlar. Görevleri kendinden menkul din cahilleri, sanatın her türlüsünü din adına haram kılarak mahkûm etmekte; Kuran’da olmayan, İslam’da apaçık belirtilmeyen bin bir çeşit haram uydurmaktadırlar. Taliban örgütünün Afganistan’da yönetime geçmesiyle birlikte bu çevreler, yanlarına “ Atatürkçülükten nemalanan”  hayalperestleri de katarak, haramdır yalanını ya savunmakta, ya da sessiz kalmayı yeğlemektedirler.

Şimdi bakalım, resim ve heykel İslam’da mı haram, yoksa haramzadelerin hayallerinde mi haram? Yalan söyleyen taraf hangisi?

Kuran çok açık-seçik bir şekilde helal olduğunu söylüyor.

Kur’an’da resim ve heykelin haram değil, öykünülesi bir sanat olduğundan söz eden ayetler şöyle:

“Onlar Süleyman’a, isteğine göre yüksek ve görkemli binalar, heykeller (temasil), havuz gibi lengerler, yerinden kalkmaz kazanlar üretirlerdi. Ey Davud ailesi! Şükür için çaba gösterin. Kullarım arasında hakkıyla şükredenler pek azdır.” [1]

 Yüksek ve görkemli binalar” demek olan “meharib” kelimesi “korunaklı yüksek mekânlar, kaleler, ihtişamlı yüksek binalar, saraylar, mabetler” anlamına gelmektedir.[2]

Bu yapılarla birlikte, ayette “temasil” yani resimler ve heykeller anlamına gelen kelime çok açıktır. Süleyman mabedi ve içindeki resimler, heykeller adeta “hayranlık”la dile getiriliyor. Yüksek ve görkemli binalardan, resim ve heykellere kadar bütün yapılar, bu ayette olumlu nesneler ve sanatsal unsurlar olarak betimleniyor.

Ayette geçen Meharib, camilerdeki imamın namaz kıldırdığı yer olan mihrabın çoğuludur. Süleyman zamanında inşa edilen saray, kale, sarnıç, hamam vb. yapıların kalıntıları araştırmacılar tarafından Filistin, Arabistan ve başka yerlerde gösterilmektedir.[3]

Mabet ve çevresinde oluşan yapılarla ilgili kalıntılar, ayette geçen bilgileri doğrulamaktadır.

 “Heykeller” diye çevrilen temasil kelimesi ile bakır, cam, mermer, peygamber ve örnek kişilerin heykelleri olarak, insanların bu sembolleri görüp onlar gibi kulluk etmelerinin sağlanmasının amaçlandığı belirtilmektedir.  www.kuran.diyanet.gov.tr’de  bu bilgilere yer verilir ve şöyle devam edilir: “Heykel yapmanın-zulüm ve yalan söyleme gibi-özde kötü olduğu için yasaklanan bir fiil olmadığı hatırlatılıp bu konuda şeriatler arasında farklılıklar bulunabileceğinden söz edilir. Ancak Süleyman zamanında dinen yasak sayılmayan bu fiilin belirli şartlar altında ve belirli gerekçelerle İslam’da yasaklandığı üzerinde durulmaktadır.”[4]

Diyanet’in sitesindeki şu açıklamaya yakından bakalım.  Andığımız Sebe Suresi 13. Ayete göre Süleyman zamanında resim ve heykel yapmanın o dönemdeki şeriatte haram veya yasak olmadığı, bu sanat fiilinin özünde kötü olmadığı vurgulanmakla beraber,  şimdi bunların hem de hiçbir delil gösterilmeden, yasaklandığı ileri sürülmektedir.

Soralım:

Şimdi resim ve heykel, bunların yapımı “belirli şartlar ve gerekçeler” (her neyse bunlar, söylenmiyor) ile haram kılındı ise, bu ayet hala Kuran’da neden yer almaya devam ediyor? Değişmiş bir şeriate ait bu ayetin Kur’an’da yer alması izah edilemez. “Kağıt üzerindeki bir ayet” diyorsanız, bu ayetin hükmünü kaldıran başka bir ayet gösterilmeli değil mi? Neden karşı bir ayet getirip,” işte Süleyman dönemindeki şeriate göre helal olan resim ve heykeli Kuran şu ayet ya da ayetlerle iptal etmiş; haram kılmıştır?” diyemiyorsunuz?

Diyelim ki gösterdiniz, peki, bir ayetin hükmü diğer bir ayetle kaldırılıyorsa, gücü eline alan her dini grup, işine gelmeyen bir ayeti başka bir ayetle kaldırmaz mı? Bunu yapmıyorlar mı?. Bu yol, yol değildir.

Hem bir de, şeriatler farklılık gösteriyorsa, kime ve neye göre değişiyor? Değişme varsa, “şeriat İslam’dır” sloganı, İslam’ı para, çıkar ve ikbalimiz doğrultusunda değiştiririz, haberiniz olsun, demek değil de, nedir? Fiilen bu olmadı mı? Olmuyor mu?

Nasih-mensuh mu diyeceksiniz? Bence bu derin tartışmaya hiç girmeyelim, daha çok çırpınırsınız.

Üstelik “İsa’nın çamurdan kuş yaparak Allah’ın ona can verdiği” nden söz eden ayet[5] , ilk ayeti desteklemektedir. Çamurdan kuş sureti yapabiliriz. Koskoca Tanrı elçisi yapmışsa, biz neden yapmayalım? Zaten ayet, çok açıktır. İnsan resim ve heykel yapabilir. Hatta sanatsal ve estetik amaçlar la resim ve heykel yapmak, övülesi bir fiildir. İnsanlar, Tanrı elçilerinin, iyi insanların ve örnek kişilerin heykellerinden etkilenerek Tanrı’ya onlar gibi yakın olmaya özenirler. Çünkü soyut düşünce, her insanın, her zaman zihniyle nesneler arasında bağ kurmasını mümkün kılmaz. Semboller, resimler, heykeller, çeşitli sanat eserleri insanın soyut-somut tasavvurunu dışsallaştırarak zihni ile dış dünya arasındaki bağı güçlendirir. Diğer yandan, resim ve heykel gibi cansız nesnelere tapınma olasılığı, şeyh, şıh, hocafendi gibi canlı putlara tapınma olasılığından daha fazla değildir. İnanmayan, tarikat ve cemaatlerin kapısından girip çıksın, dünya gözüyle görecektir.

Öyleyse İslam’da resim ve heykel yapmak, bulundurmak, sanat ve estetik açıdan geliştirip yaygınlaştırmak haram değildir, tam aksine helaldir.  “Put sanıp taparlar, önünde secde ederler”diye haram kılındı gibi muğlâk, otoritesi insandan menkul iddialarla yine kendi türüne ahkâm kesmek, insanın aklıyla, duygusuyla, hayatıyla oynamaktır. Bu oyunun adı din adına yalan söylemektir.

Peki, İslam’da resim ve heykel haram değil, hatta helal ve teşvik edilen bir sanat dalı ise, ayetlerle de helal olduğu kesin ise, haram kılan otorite kimdir?

Resim ve heykeli kim yasaklıyor?

Birincisi, Araplar:

Heykel yapmak caiz olunca canlı resmi yapmanın öncelikle caiz olacağını savunan bu görüşe göre resim ve heykel tapınma veya saygı gösterilme amacıyla yapılması, başka bir dinin sembolü olması, çıplaklık unsuru taşıması gibi gerekçelerle haram kılınmıştır. [6]

Bu alıntıya bakınız. ‘Haram kılınmıştır’ yargısı, İbn Atıyye’ye ve Reşit Rıza’ya dayandırılıyor. Yani Tanrı helal kılıyor, Araplar haram kılıyor. Türkler de Kuran’a değil, Araplara kulak veriyorlar. Dinciler de bu cehalet zincirinden nemalanıyorlar.  “Resim ve heykele tapınma veya saygı gösterme amacıyla yapılması, başka bir dinin sembolü olması ve çıplaklık unsuru taşıması” şeklindeki gerekçeleri, tamamen kafalarından uydurdukları gerekçelerdir. “Nü” resimler konusunda bile herhangi bir yasak içeren nass getirmek o kadar kolay değildir. Ayetlerde bu gerekçelere rastlanmaz.

Resim ve heykeli helal kılan Tanrı, haram kılanlar ise O’nun kullarıdır. 

Yasağa dair gösterebildikleri tek kaynak,” Peygamber, Mekke’nin fethinden sonra Kâbe’nin içinde bulunan putların kırılıp kaldırılmasını emretmiş ve bu sırada, “Hak geldi, batıl yok oldu” ayetini[7] tekrar ederek okumuştur” şeklinde Müslim ve Buhari’de geçen rivayettir. [8]

Oysa bu ayet, sözü edilen iniş sebebine dayanmaz. Ayrıntılı tefsirleri tefsir kitaplarından okuyabilirsiniz. Kaldı ki bu ayette eğer resim ve heykel haram kılınsa idi, doğrudan bu sözcükler geçerdi. İnsanları sözüm ona putperestlik gibi İslam’da en büyük hataya yani şirke düşürecek bir konuda açıkça yasaklama yapılmıyorsa, gösterilen delil, zorlamadan başka bir şey değildir.

İkincisi, Tevrat’tır.

Torah’ın ilk beş kitabından ikisi olan Çıkış ve Tesniye’de resim ve heykel açık ve kesin bir dille haram kılınmıştır.

Tevrat’ta on emirden ikincisinde, “kendin için oyma put, yukarıda göklerde olanın yahut aşağıda olanın yahut yerin altında olanın hiç suretini yapmayacak, onlara eğilmeyeceksin” [9]

“Erkek, kadın, kara hayvanı, balık ya da kuş suretinde put yapılması yasaklanmaktadır” [10]

Önüne gelen her şeyi haram kılan bizim mollalar, insanları korkutup ürkütmek ve kendilerine boyun eğdirmek için, İslam’da açık ve kesin bir dille haram kılınmamış ya da yasaklanmamış her konuyu, kafalarındaki haramlar içine katmışlardır. İslam’da, Kuran’da delil yoksa da, bizimkiler sözüm ona “7/24 saat lanetledikleri Yahudiler”in Torah’ından deliller bulmaktan çekinmemişlerdir.

Doğru söyledikleri tek şey, resim ve heykeli Torah’ın haram kılmış olmasıdır.

Üçüncüsü, Hıristiyanlıktır.

Hıristiyanlıkta da zaman zaman resim ve heykele karşı çıkılmış, Helenistik ikonografiyi Hıristiyanlaştırarak sürdüren Bizans kültüründe 726-843 yılları arasında gelişen ikonoklazma (put kırıcılık) hareketi sadece haç ve bitki süslemeleri gibi cansız resimlerin yapılmasına izin vermiştir. Martin Luther kiliselerden resim ve heykelleri kaldırtmıştır.[11]

Hıristiyanlık bu konuda Yahudilik kadar katı olmadığı için, resim ve heykeli açık ve kesin olarak yasaklamış değildir. Alıntıda gördüğümüz gibi, tarihsel bir takım uygulamalar söz konusudur.

Ne olursa olsun, Kuran’da resim ve heykelin haram olmadığını öğrenmiş bulunuyoruz. Yahudi ve Hıristiyanların kendi inançları kendilerini bağlar. Bu konuda Torah’ı ya da İncil’i dayanak kabul edemeyiz. Hıristiyanların ikonlara karşı tarihsel bazı düşmanlıklarını da delil sayamayız. Hem saymak, hem de İslam dairesinde kalmak, ancak Talibanseverliğin ikiyüzlülüğü olur ki, ikiyüzlüden de dindar olmaz.

Dördüncüsü, bizim tarikatçı-cemaatçı, siyasal İslamcı çevrelerdir. Çıkarlarına uygun olan her şey helal, olmayan her şey haramdır.

Adaletsizliğin ve haksızlığın, yetim hakkı yemenin hem resmini hem heykelini yaparlar; ama insan ruhundaki sanat ve estetik zevkin dışavurumundan rahatsız olurlar.

“Bir millet sanattan ve sanatkârdan mahrumsa tam bir hayata malik olamaz… Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir”. Mustafa Kemal Atatürk

[1] Sebe Suresi, 34/13.

[2] . Zemahşeri, II, 253; İbn Atıyye, IV, 409 (kuran.diyanet.gov.tr, erişim tarihi: 02.09 2021, saat 01.26).

[3] bkz. J. Walker, “Süleyman (Sulayman b. Davud)”, İA, XI, 173). (kuran.diyanet.gov.tr, erişim tarihi: 02.09 2021, saat 01.26).

[4] bkz. Zemahşeri, III, 253; İbn Atıyye, IV, 409; Kitab-ı Mukaddes’te konuya ışık tutan bazı bilgiler için bkz. II. Tarihler 3/10-13, 4/1-22. (kuran.diyanet.gov.tr, erişim tarihi: 02.09 2021, saat 01.26).

[5] Al-i İmran, 3/49; Maide, 5/110.

[6] İbn Atıyye el-Endelüsi, IV, 409; M. Reşid Rıza, IV, 1414, 1417. (kuran.diyanet.gov.tr, erişim tarihi: 02.09 2021, saat 01.26).

[7] İsra, 17/81.

[8] Buhari, “Tefsir, 17/12; Muslim, “Cihad”, 84. (Tuncay Başoğlu, “İslam’da Resim”, www. İslamansiklopedisi.org.tr –Erişim tarihi: 02.09.2021, saat 01.20).

[9] Çıkış, XX/4-6; Tesniye, V/8.  (Tuncay Başoğlu, “İslam’da Resim”, www. İslamansiklopedisi.org.tr –Erişim tarihi: 02.09.2021, saat 01.20).

[10] Tesniye, IV, IV/16-18. .  (Tuncay Başoğlu, “İslam’da Resim”, www. İslamansiklopedisi.org.tr –Erişim tarihi: 02.09.2021, saat 01.20).

[11]  Tuncay Başoğlu, “İslam’da Resim”, www. İslamansiklopedisi.org.tr –(Erişim tarihi: 02.09.2021, saat 01.20).