RTÜK üyesinden Berat Albayrak mektubu

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Üyesi İlhan Taşçı, Berat Albayrak’ın istifasını yayınlamayan televizyonların genel yayın yönetmenlerine açık bir mektup yazdı.

RTÜK üyesinden Berat Albayrak mektubu

Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Berat Albayrak’ın 8 Kasım’da instagram hesabından paylaştığı istifa açıklaması bir çok medya kuruluşunda yer bulmamıştı. RTÜK Üyesi İlhan Taşçı, Albayrak’ın istifasını yayınlamayan televizyonların genel yayın yönetmenlerine açık bir mektup yazdı.

Taşçı, mektubu sosyal medya hesabından “Berat Albayrak’ın istifasını yayınla(ya)mayan televizyonların Genel Yayın Yönetmenlerine Açık Mektubumdur… Hem eğitimini aldığım, hem de uzun yıllar heyecanla yaptığım gazeteciliğin karşı karşıya kaldığı iç acıtan tabloyu tarihe not düşmek üzere bu mektubu kaleme aldım” notuyla paylaştı.

Mektubunda Anayasa ve RTÜK yasasından basın ve ifade özgürlüğüne dair maddelere atıf yapan Taşçı, “Sizlerden beklenen gazetecilik mesleğinin evrensel kurallarına uymak, ülkede yaşananlara kulak tıkamamak, hakikati yok saymamak, olup biteni görmezden gelmemek ezcümle; gerçeği yalnızca gerçeği izleyicilerle paylaşmaktır” dedi.

Taşçı'nın “Sayın meslektaşım” hitabıyla başlayan mektubu şöyle:

Yayıncılık sektörünü düzenleme ve denetlemekle yetkili RTÜK’ün gazeteci kökenli bir üyesi olarak Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Berat Albayrak’ın istifasının ardından ortaya çıkan yayıncılık krizi hakkında görüş, tespit ve temennilerimi paylaşmak için bu mektubu kaleme aldım.

Sayın Albayrak, kişisel instagram hesabından 8 Kasım 2020 tarihinde görevinden istifa ettiğini açıkladı. Uluslararası haber ajansları, 45 dakika içerisinde istifa haberini doğrulatarak, dünyaya duyurdu. 

Türkiye’de bu kadar önemli bir gelişmeyi yalnızca beş haber kanalı verdi. Sizin yönetiminde yer aldığınız yayıncılar da dahil 1775 radyo ve televizyon kanalı ise 24 saat boyunca bu istifayı halktan ve Türkiye’den gizledi.

Bu tavrın basının varlık nedeni olan kamuoyunu bilgilendirme ilkesine aykırı olduğu çok açıktır. İstifanın duyulmasının ardından bir saat içerisinde tüm haber merkezlerinin bu haberi teyit ettiği bildiğimiz bir gerçektir. Bir bakanın istifasının doğrulatılmasına karşın, haberleştirilmemesi, halkın haber alma hakkının gazetecilikle bağdaşmayan gerekçelerle engellendiği durumunu ortaya çıkarır ki, istifa akşamı yaşananlar tam da budur. 

Kuşkusuz ne bir RTÜK üyesi olarak ben, ne de Üst Kurul kurumsal olarak sizlerin editöryal kararlarınıza müdahale edemez. Hatta bizim üyeler olarak, RTÜK’ün de kurumsal olarak varlık nedeni yayın kuruluşlarınızın, kamu yararını gözeterek, ifade, basın özgürlüğü ve yurttaşların haber alma hakkını en demokratik biçimde kullanılmasını sağlamaktır.

Anayasa, ‘basının sansür edilemeyeceğini’ güvence altına almıştır. Aslında sizlerin en büyük güvencesi tartışmasız Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’dır.

RTÜK Yasası da yayın hizmetlerinin ‘tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas almak ve toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olmamayı’ benimser. Ayrıca yasa, Üst Kurulu ‘ifade ve haber alma özgürlüğünün’ sağlanması için gereken önlemleri almakla da öncelikli olarak sorumlu ve görevli kılar. 

İfade özgürlüğü, aynı zamanda haber alma, haberi edinme hakkını da kapsar. İnsanları haberdar etme hakkını yerine getirmek de gazetecilerin görevidir. Görevi kamuyu bilgilendirmek olan gazeteci, elde ettiği haberi yayınlamama keyfiyetine sahip değildir.

Bakanın istifasını haberleştiren televizyon kanallarının, ifade özgürlüğüne saygılarını da bu yolla belirtmiş olduklarını kayda geçirmekte yarar var.

Böylesi bir haberin doğru olduğunun bilinmesine karşın saatlerce görmezden, duymazdan gelinerek yayınlamaktan sakınılması, 83 milyon yurttaşın haber alma hakkının ihlali; bilmesi ve görevi olmasına karşın haberi vermeyenler açısından da gazetecilik mesleğine ihanet anlamına gelir. Unutulmamalıdır ki, basın ve ifade özgürlüğü uğruna Türkiye’de onlarca gazeteci canlarıyla bedel ödemiştir. 

Sizlerden beklenen gazetecilik mesleğinin evrensel kurallarına uymak, ülkede yaşananlara kulak tıkamamak, hakikati yok saymamak, olup biteni görmezden gelmemek ezcümle; gerçeği yalnızca gerçeği izleyicilerle paylaşmaktır. Bu gerçeğin nasıl paylaşılacağı sizin kararınızdır. Ama paylaşılmaması halkın haber alma hakkının ihlalidir.

Hem bir meslektaşınız, hem de 83 milyon yurttaşımızın ülkesinde ve dünyada olup bitenleri öğrenmelerini güvence altına almakla görevli RTÜK’ün bir üyesi olarak, halkın haber alma hakkını koruma konusunda daha duyarlı davranacağınızı umarak, sizlere iyi dileklerimi sunar, yayınlarınızda başarılar dilerim.”

.