Sabah yazarından Hulusi Akar’a önemli soru: Rand raporuna neden tepki göstermediniz?

ABD derin devletinin yönlendiricisi Rand Corporation'ın raporunda Hulusi Akar için 'anahtar muhatap' denilmesi dikkat çekmişti. Sabah yazarı Salih Tuna, Milli Savunma Bakanlığından rapora bir yanıt verilmediğine dikkat çekti.

Sabah yazarından Hulusi Akar’a önemli soru:  Rand raporuna neden tepki göstermediniz?

ABD derin devletinin yol göstericisi Rand Corporation’un geçen hafta yayınlanan Türkiye raporu çok tartışıldı. ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) için raporlar yazan Rand Corporation’ın raporunda Türk ordusunu kontrol altına alma hedefi açıkca işlendi ve TSK içinde uygulamalardan rahatsız bir grubun “darbe” yapabileceği mesajı verildi.

Raporun tavsiyeler kısmında, Türkiye’de ‘demokratik muhalefetle’ çalışılacağına ilişkin maddeler dikkat çekerken, Türk ordusunu kontrol altına alma gayretleri de açıkça görüldü.

“Rusya’yı dengelemek için NATO üzerinden sürekli Türk ordusuna angaje olunmalıdır” ve “Milli Savunma Bakanı’nın Türkiye’de giderek artan önemi ve ‘anahtar muhatap’ rolü dikkate alınmalıdır” değerlendirmeleri dikkat çekti. Hulusi Akar için kullanılan “anahtar muhatap” sözü özellikle tartışıldı.

Rapora ilişkin tartışma devam ederken Sabah yazarı Salih Tuna, bugünkü köşesinde, Milli Savunma Bakanlığının, Hulusi Akar’la ilgili tespitlerin yer aldığı rapora bir yanıt verilmediğine dikkat çekti.

Tuna’nın yazısının satır başları şöyle:

“Rand Corporation’ın Pentagon için hazırladığı oldukça hacimli rapordan daha önce bahsetmiştik.
Her şeyden evvel askeri müdahaleye aşeren bir rapor bu.
Nedim Şener arkadaşımız da geçen gün Hürriyet’teki köşesinde buna değindi ve FETÖ tasfiyelerinden hareketle darbenin imkansıza yakın olduğunu dile getirdi.
Doğrusunu isterseniz ben o kadar iyimser değilim.
Zira darbe deyince aklıma sadece FETÖ gelmiyor. Bu ülkede Fetötürkçüler olduğu kadar Natotürkçüler de var.
Zaten raporda illaki FETÖ darbesi siparişi verilmiyor; şimdiye değin gerçekleşen tüm darbeler gibi ABD yandaşı darbe olması iktiza.
Milli Savunma Üniversitesi’nin müfredatını da hassaten belirlemek istiyorlar.
Çünkü askerden askere ilişki kurulmasını öneriyorlar.
Maksatları net: Türkiye’yi bağımsızlık yolundan vazgeçirip tekrar ABD yörüngesine oturtmak.
ABD yörüngesinden çıkmamızın göstergelerini de (S- 400 Hava Savunma Sistemi’nden Doğu Akdeniz’deki bağımsız politikalarımıza kadar) açık sözlülükle dermeyan etmişler.
(…)
Daha önce bu köşecikte dercetmiştim: 15 Temmuz öncesi malum sosyoloji hangi nefret diliyle malul hale getirilmişse bugün de aynısı, hatta daha fazlası gerçekleştiriliyor.
Mahut raporda “Genç subaylar rahatsız” mesabesinde fitne fesat ifadelerine yer vermekle kalmamışlar, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın Amerikan yanlısı olduğunu da iddia etmişler.
Fitne olur da FETÖ durur mu?
FETÖ’cülerin önde gidenlerinden biri (E. U.) ABD’nin bütün kartlarını Hulusi Akar üzerinden oynadığını ama “Hulusi Akar’ın cemaati oyuna getirdiği gibi ABD’yi de oyuna getirme niyetinde” olup olmadığını bilmediğini söyledi.
Fasıkların getirdiği hiçbir habere zerre miskali itibar edilmez.
Sayın Akar da FETÖ’cü bir firariyi muhatap alıp da haklı olarak cevap vermez.
Lakin, CIA’nın yan kuruluşunun ABD Savunma Bakanlığı için hazırladığı mahut raporda kendisini töhmet altında bırakmaya yönelik o küstah ifadelere bakan sözcüsü düzeyinde de olsa haddini bildiren bir tepki verilmeli değil mi?
Yoksa verildi de benim mi haberim yok?”