Sabah yazarının bu sözlerine Devlet Bahçeli ne diyecek? Konu: Mümtazer Türköne

Devlet Bahçeli'nin 'kefil' olduğu ve 'tahliye' çağrısı yaptığı FETÖ sanığı Mümtazer Türköne geçen yıl cezaevinden salınmıştı. Türköne'nin FETÖ konusunda hiçbir özeleştiri vermediğine dikkat çeken Salih Tuna, 'Kaldıkları yerden aynen devam ediyorlar! Sanki onca şey yaşanmamış, 15 Temmuz hiç olmamış gibi' ifadelerini kullandı.

Sabah yazarının bu sözlerine Devlet Bahçeli ne diyecek? Konu: Mümtazer Türköne

MHP lideri Devlet Bahçeli, geçen yıl FETÖ medya davasında tutuklu eski Zaman gazetesi yazarı Mümtazer Türköne için “öğrencilik yıllarından itibaren tanırım” demişti. “Ülkücü şehidimiz Mustafa Türköne’nin ağabeyi” olduğunu hatırlatan Bahçeli, “Türköne’nin davası tekraren ve titizlikle değerlendirilmelidir” diyerek açıktan Mümtazer Türköne'nin tahliyesini istemişti.

İşte Bahçeli’nin ‘Tanırım’ diyerek savunduğu Mümtazer Türköne

Bu açıklamadan kısa süre sonra Yargıtay 16'ncı Ceza Dairesi, FETÖ'nün kapatılan yayın organı Zaman gazetesinin yazarlarından tutuksuz sanıklar Şahin Alpay ve Ali Bulaç ile tutuklu sanık Mümtazer Türköne'ye "silahlı terör örgütü üyeliği" suçundan verilen hapis cezalarını bozdu. Daire, Türköne'nin tahliyesine karar verdi.

NE YALAN SÖYLEYEYİM...

Sabah yazarı Salih Tuna, FETÖ konusunda bir özeleştiri vermediklerini hatırlattığı Mümtazer Türköne ve Ali Bulaç'ın şimdi “İslamcılık” tartışması yürüttüğünü belirtti.

FETÖ mensuplarının özellikle sosyal medyada yürüttükleri algı operasyonlarının boyutuna dikkat çeken Tuna, yazısının devamında şu ifadeleri kullandı:

“Yazık ki yazık, bunların ne menem bir örgüt olduklarına dair şöyle derinlikli, ilmi bir risale henüz yazılmadı.
Ne yalan söyleyeyim...
FETÖ yüzünden yıllarca içerde yatacak kadar "bedel" ödeyen ve son ana kadar Zaman gazetesindeki yazılarıyla FETÖ'ye meşruiyet katkısı sunarak ödenen bedellerde sorumluluğu olan Ali Bulaç ve Mümtaz'er Türköne'den bir tartışma dolayımında böyle bir çalışma bekledim...
Tanklarla çiğnenen, bombalarla paramparça edilen onca insanın vicdan azabıyla, "The Cemaat"in referans kaynakları dahil her şeyini adamakıllı teşrih masasına yatırsınlar istedim...
Bir de baktım ki ne göreyim, eski günlerdeki gibi ciddi ciddi "İslamcılık" tartışıyorlar!..
Aldı beni bir gülme.
Neresi mi komik?

FETÖ ADINA RACON KESİYORDU

Her şeyden evvel bugünlerde "üçüncü evresini" idrak ettiğimiz mahut tartışmanın ikinci evresinin ardından Mümtaz'er Türköne'nin, "Adaletin keskin kılıcı inecek, bazı başlar düşecek..." diyerek FETÖ adına "racon" kestiği aklına gelmeli değil miydi?
"O keskin kılıç tanklarla, savaş uçaklarıyla inmeyeydi iyiydi" bile demeden "dan" diye "İslamcılık" tartışması yapmak da ne bileyim!..
Pardon, unutuyordum, olay (yani, İslamcılık tartışması) şöyle gelişti: Ali Bulaç, Taliban üzerinden Müslümanların sınavını yazınca, Mümtaz'er Türköne de gel seninle "Taliban, şeriat, laiklik ve Diyanet" tartışalım demiş.
Sonra da karşılıklı iltifatlar eşliğinde başlamışlar tartışmaya.
Mümtaz'er Türköne, "Ali Bulaç'ın ilminin derecesini tayin etmek haddimi aşar, sadece vicdanına saygımı bütün kalbimle teslim ediyorum..." deyince, Ali Bulaç da "İslamcılık konusuna ikimizin getirdiği yaklaşımın henüz bir miktar dahi ötesine geçilmiş değil..." demiş.
Kaldıkları yerden aynen devam ediyorlar!..
Sanki onca şey yaşanmamış, 15 Temmuz hiç olmamış gibi.”

Veryansın Tv, Türköne'nin tahliye olacağını aylar önce yazmıştı...