Sabah'ta 'yılbaşı' tartışması... Ah Haşo ah!

Sabah yazarları Hıncal Uluç, "Hâlâ yeni yılı sevinçle bekleyip kutlamayı düşünenler varsa..." diyen Haşmet Baboğlu'na yanıt verdi.

Sabah'ta 'yılbaşı' tartışması... Ah Haşo ah!

Sabah yazarı Haşmet Babaoğlu, dünkü köşesinden "Yılbaşında kutlanacak ne var?" diye sorduktansonra şöyle devam etmişti:

"Yılbaşında dört gün sokağa çıkma yasağı gelecekmiş, böylece sosyal hareketlilik azaltılacakmış...
Hâlâ yeni yılı sevinçle bekleyip kutlamayı düşünenler varsa...
Tatil hafta sonuna gelmişken bir yerlere kaçıp felekten gün çalalım hesabı yapanlar kaldıysa...
Eh, böyle bir yasağı hak ediyorlar diyeceğim demesine de...
Olan yine kendi halinde insanlara olacak!"

Babaoğlu'nun sözlerine bugün Sabah'ın kıdemli yazarlarından Hıncal Uluç'tan yanıt geldi.

Uluç şu ifadeleri kullandı:

"Yılbaşında kutlanacak ne var" diye başlık atmış dün Haşmet.. (Babaoğlu)
"Yılbaşında dört gün sokağa çıkma yasağı gelecekmiş, böylece sosyal hareketlilik azaltılacakmış...
Hâlâ yeni yılı sevinçle bekleyip kutlamayı düşünenler varsa..." diyor..
Ah Haşmet ah!..
Bu ülkede her yıl ille de "Yılbaşı" polemiği yapılması gelenek oldu yıllardır.
Bu yıl da kapıyı sen açıyorsun..
Bak bu defa sana kırk yıllık dostluğumuz, kardeşliğimiz süresince olduğu gibi "Haşo" diye seslenmedim. Ben açık seçik seni yazarken sen adımı kullanmaktan kaçındığın cevabında "Eleştiriye açığım ama saygılı olmalı" dedin...

Dün senin yazdığın gazetede, yurdu bu korona günlerinde bile adım adım dolaşan ve halkın nabzını en iyi tutan, bu yüzden en çok okunan gazeteci, Yavuz Donat'ın da satırları vardı..
"Reel gündem Çarşı pazar gezerken... Erken seçimi, siyaseti de sorduk... Fakat...
Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Veli Altınkaya dedi ki:
Abi... Boşuna kendini yorma... Böyle sorular sorma.
Milletin derdi ne siyaset, ne de seçim.
Kayseri'nin de, Türkiye'nin de gündemi... Korona ile mücadele ve ekonomi." Kayseri'nin de, Türkiye'nin de gündemi kovid ve ekonomi..
Ekonomi dediği, dolar, döviz, faizler, iç dış yatırımlar değil, eve gidecek para var mı yok mu, o?. Yarın ne olacak, kovid de ev ihtiyaçları da..
Ben dünya sağlık bilimcilerini izleyerek kırk kere yazdım.. Kovid ile mücadelede en büyük silah insanın kendi bağışıklık sistemi.. Bağışıklığı, yani virüsle savaşı en yüksekte tutmanın yolu da, moral!..

Bu ağır iki baskının günümüzü ve hayatımızı kapkara etmesini önlemenin yolu, tersini, neşeyi getirecek eylem, söylem ve düşünceler içinde olmak değil mi?.
O zaman Haşmet!.. O zaman "Ne mi var Yılbaşı'nda kutlanacak?." söyleyeyim..
Hayat var, hayat!.
Umut var..
Yılbaşını düşünüyorsan, hayatı düşünüyorsun demektir. Yılbaşını umutla bekliyorsun demektir.
Yılbaşı gecesini, karantina kuralları içinde, gene bütün ailen ve dostlarınla, sanal da olsa bir araya gelerek kutlamak mesela?.
Bugün cep telefonu, tableti olmayan gecekondu bile kalmadı..
Zoom'la bir toplantı yapsam mesela.. Hepsini tanırsın sayacaklarımın..
Ankara'dan Kemaller, Serpiller, İzmir'den ağbimler evlerimizde dört aile harika hazırlanmış masalara otursak ve felaketlerle dolu 2020 bitip 2021 yeni umutlarla başlarken 10, 9, 8.. diye saysak..
"0" derken kadehleri kaldırsak!. Tabii ille alkol şart değil.. F1 yarışı sonunda olduğu gibi, gazoz da olabilir içinde.. Maksat "Kutlamak" olsun.. Fena mı olur?. Bunu düşünmek, planlamak, keyif, moral olmaz mı?
Bu gazetenin en okunan, en sevilen yazarlarından biri olarak, her sabah seni okuyanlar güne keyifle, yeni umutlarla başlamalı..
Seni okuyan, devletine inanmalı.. İnanmalı ki, kendisine de güvensin.
Umutlu ve kendine güvenli olmalı ki, yarınlara aydınlık baksın..
Yılbaşı kutlamasında işte o var, Haşmet!.
Yaşam.. Güven.. Umut ve ışık var!..
Sen ne yapacaksın Yılbaşı'nda?.