Sabri Uzun ‘kaset kumpası’ davasında dinlendi

FETÖ'nün eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile eski MHP'li yöneticilere kaset kumpası davasında eski Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun tanık olarak dinlendi. Uzun, telefon dinleme, kamera yerleştirme ve buna benzer kumpasların tamamının, dönemin Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek'in de arasında bulunduğu 'şura' tarafından organize edildiğine dikkat çekti. 

Sabri Uzun ‘kaset kumpası’ davasında dinlendi
Eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile eski MHP’li yöneticilerin özel hayatlarına ilişkin görüntülerin yayımlanmasıyla ilgili Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşı Fetullah Gülen’in de arasında bulunduğu 171 kişinin yargılandığı davaya devam edildi.

Ankara 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki salonda görülen duruşmada tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları hazır bulundu.

Duruşmada Eski Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi başkanı Sabri Uzun, tanık olarak dinlendi.

Uzun, buraya gelene kadar sanıkların “özel hayatın gizliliği”nden yargılandıklarını bildiğini ancak FETÖ üyeliğiyle de yargılandıklarını öğrendiğini ifade ederek, “Doğru olan bu. Bu örgütün verdiği emri bunlar ifa ettikleri için bu alt suç işlendi. Olayın sadece ‘özel hayatın gizliliği’ şeklinde kapatılmasına gönlüm razı olmuyor.” diye konuştu.

Yanında getirdiği “İn” isimli kitabını da gösterip, bu konulardan kitapta bahsettiğini de ifade eden Uzun, Hrant Dink davasında yargılandığını ve orada öğrendiği şeyler de olduğunu söyledi.

KUMPASLAR ‘ŞURANIN EMRİYLE YAPILDI’

Uzun, şöyle konuştu:

“Orada şunu öğrendim ki Hrant Dink öldürülmeden üç gün önce İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler Ankara’ya çağrılmış. Geldiğinde Recep Güven denilen şube müdürünün evine çağrılıyor. Evde yine kendisi gibi şube müdürü olan Coşgun Çakar var. Çakar, Ahmet İlhan Güler’e ‘derhal İstanbul’u terket’ diyor. Çünkü bu şahıs, verdiği emirden ve tehditten anlaşılıyor ki cemaat şurasının reisi durumunda. Bu emri onun için veriyor ve Ahmet İlhan Güler oradan ayrıldıktan sonra daire başkanı olan Ramazan Akyürek’in yanına gidiyor, ‘(Çakar beni tehdit etti. İstanbul’u terket) dedi’ diyor. Akyürek de ‘Arkadaşlar ne söylemişse ben ona uyarım’ diyor.”

Kumpas davası, telefon dinleme davası, kamera yerleştirme davası veya buna benzer kumpasların tamamının bu şuranın emriyle yapıldığını söyleyen Uzun, FETÖ’nün Türkiye Cumhuriyeti’ni ele geçirmek istediğini, bunu da siyaseti ele geçirerek yapmaya çalıştığını kaydetti. Uzun, bunun için de siyasetçilere olan güvenin ortadan kaldırılmaya çalışıldığını ifade etti.

Bir eve kayıt cihazı yerleştirmek amacıyla 4-5 birimin çalışması gerektiğini anlatan Uzun, bunu da daire başkanının ya da başkan yardımcısının organize etmesi gerektiğini söyledi.

Örgütün dinleme ve kayıtları sadece siyasi amaçlı yapmadığını belirten Uzun, ayrıca para amaçlı ve bazen de kadınları cemaat lehine kullanabilmek için yaptıklarını kaydetti.

Dinlenilmesi beklenen bir tanığın mazeret bildirip duruşmaya katılmaması üzerine duruşmaya yarın devam edilmek üzere ara verildi.