Patlayan havai fişek fabrikasında rezalet! Denetimden önce haberi geliyormuş

7 işçinin öldüğü Sakarya'daki havai fişek fabrikasında meydana gelen patlamaya ilişkin hazırlanan iddianamede çarpıcı bilgiler yer aldı. Fabrika sahiplerine denetim yapılacağı bilgisinin önceden ulaştığı öğrenildi.

Patlayan havai fişek fabrikasında rezalet! Denetimden önce haberi geliyormuş
Patlayan havai fişek fabrikasında rezalet! Denetimden önce haberi geliyormuş

Sakarya’nın Hendek ilçesinde, havai fişek fabrikasında meydana gelen ve 7 işçinin hayatını kaybettiği patlamayla ilgili iddianame kabul edildi. Savcılık, sanıklar hakkında 2 yıl 8’er aydan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istedi. 

Hendek Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede fabrika sahasındaki yapılaşma ve gerekenden fazla patlayıcı bulundurulmasına yer verildi. Fabrikanın mevzuata uygun yapılmadığının belirtildiği iddianamede, "Şüphelilerin kazanın meydana geldiği fabrikadaki yapıların mevzuata uygun yaptırmadıkları, fabrika içinde kaçak yapılar inşa ederek ve bu kaçak yapıların depo olarak kullandıkları yine mevzuat gereğince olması gereken koruyucu sütre duvarları yaptırmadıkları, depolar içinde ve laboratuvar ve imalathanelerde olması gerekenden çok daha fazla patlayıcı ve yanıcı maddenin bulundurdukları, bu nedenle patlamaların çok büyük ve yıkıcı etkiye neden olduğu, işveren olarak şüphelilerin ‘Çin Mahallesi’ denilen yerde yasal olmayan bir şekilde ve tüzüğe aykırı olarak depolama ve üretim yapılmasına müsaade ettikleri, yine şüphelilerin inşa ettirdiği depolar arasında mevzuat gereği olması gereken zorunlu mesafenin bulunmadığı ve buna bağlı olarak da patlamanın başlamasıyla birlikte diğer depo ve bölümlere de sirayet ettiği, binaların bazılarında özensiz elektrik bağlantıları ve binalarda havalandırma amaçlı kullanılan yüksek maliyetleri nedeniyle aspiratörlerin exproof (sızdırmaz) olmadığı, Çin Mahallesinde elektrik bulunan yerlerde kaçak akım rölesinin bulunmadığı, fabrikanın faaliyet alanının çok tehlikeli işler kategorisinde yer almasına rağmen acil durumlar için bulunması zorunlu olan toplanma alanı ve sığınağın bulunmadığı" ifadelerine yer verildi. 

DENETİMİN YAPILACAĞI ÖNCEDEN HABER ALINIYORDU

İddianamede, işverenin işçilere fazla iş çıkarması için baskı yaptığı ifade edilerek, "İşveren şüpheliler tarafından bölümlerde çalışan işçilere fazla iş çıkarması için sürekli olarak baskı yapıldığı, bu nedenle iş yetiştirebilmek adına işçilerin gerekli dikkat ve özeni göstermeden çalıştıklarının dosya kapsamındaki işçilerin ve bir kısım şüphelilerin beyanında ısrarla dile getirildiği, tüm işçilere yanmaz kıyafet ve anti statik ayakkabı vb. koruyucu donanım ve ekipmanın yeterli düzeyde ve miktarda verilmediği, bunun yerine anti statik bileklik ve önlük verildiği, bir kısım çalışanlara ise tulum ve anti statik ayakkabı verildiği, ancak verilen ekipman içinde yanmaz kıyafetin bulunmadığı, işverenlerin genelde ilkokul mezunu olan işçilere gerekli ve yeterli iş güvenliği eğitiminin verilmesini sağlamadıkları, zaman zaman verilen eğitimin ise A sınıfı iş güvenliği uzmanlık belgesi bulunmayan iş güvenliği uzmanı tarafından verildiği bu kapsamda iş yerinde iş sağlığı ve güvenliği hukuku bakımından düzenlenen yükümlülüklerin tam olarak sağlanmadığı bu çerçevede iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için 'gerekli' olan tüm önlemleri iş veren olarak yerine getirmedikleri, fabrikayı özellikle Çin Mahallesi'ni, ilgili kurumlar tarafından yapılan denetimlere açmadıkları, denetim yapılacağını önceden haber alıp bir takım tedbirler aldıkları, bazı bölümlerde özellikle Çin Mahallesi'nde üretimi durdukları böylelikle işveren olarak şüphelilerin bu eksiklikler ve bilirkişi raporu ile tespit edilen ve yukarıda detaylı olarak anlatılan diğer eksikliklerin giderilmemesi nedenlerinden dolayı olayın meydana gelmesinde ihmal ve kusurlarının bulunduğu" belirtildi. 

İFADELERİ ORTAYA ÇIKTI

Patlamayla ilgili olarak ifadesi alınan 5’i tutuklu 7 sanığın ifadeleri de iddianameye konulurken, şüpheli A.A.'nın ifadesinde, Kendisi her ne kadar evrak üzerinde sorumlu müdür olarak gözükmekte ise de fiiliyatta kendisinin müdür sıfatının olmadığını, sözünün dinlenmediğini, asıl yetkinin H.A.V.'de olduğunu, işçilere sürekli olarak daha fazla üretim yapmaları hususunda işveren tarafından baskı yapıldığı ve sayı istendiğini, bu nedenle de işçilerin günlük sayıyı verebilmek için yanlarına olması gerekenden daha fazla malzeme aldıklarını, denetimlerde kendisinin işçileri bu hususta uyardığını, kendisinin Çin Mahallesi denilen yeri denetlemediğini, bu bölümden A.Ç.'nin sorumlu olduğunu, bu bölüme hiç inmediğini, olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını söylediği ortaya çıktı.

Diğer şüpheli E.Ö. ise ifadesinde, olay tarihinde fabrikada genel ustabaşı olarak görev yaptığını, laboratuvar ve depolar hariç bütün birimlerden sorumlu olduğunu, işçilere daha fazla mal üretimi için baskı yapılmadığını, işçilere koruyucu ekipman verildiği, denetlemeler yapılmadan önce kendilerine haber geldiğini ve bunu işçilere bildirdiğini, olayın meydana gelmesinde kusur ve ihmalinin olmadığını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini söylediği öğrenildi.

İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI: HER ŞEYİ YAZMAMA İZİN VERİLMEDİ

İş Güvenliği Uzmanı A.B.'nin ifadesinde, fabrikanın iş güvenliği uzman ve danışmanı olduğunu, kendisinin haftada ortalama 3 gün gelerek fabrikayı incelediğini, aksaklıkları tespit ederek işverene bildirdiğini, ancak işverenlerin her şeyi deftere yazmasına izin vermediğini, H.A.V. ve E.Ö. tarafından işçilere daha fazla üretim yapmaları için sürekli baskı yapıldığını bu nedenle de işçilerin yanlarına olması gerekenden çok daha fazla malzeme aldığını bu konuda işçileri uyardığını ancak dikkate alınmadığını, fabrika yönetiminin de kendisini dikkate almadığını, Çin Mahallesi'ni diğer bölümler kadar denetlemediğini, işçilerden kendisine sürekli olarak şikayet gelmesi ve işçiler kendisine "A. Hanım burası patlayacak, başımıza bir şey gelecek, bir şey yapın" demeleri, kendisinin ise işletmede sözünün geçmemesi buna bağlı olarak da bu iş yerindeki tehlikeyi görmesi nedenleriyle patlamadan önce istifa mektubu verdiğini, ancak ihbar süresini beklediğini, ihbar süresi bitmeden patlamanın gerçekleştiğini, olayın meydana gelmesinde kusur ve ihmalinin olmadığını söylediği belirtildi.

ŞOFÖR OLARAK BAŞLAYIP YÜKSELMİŞ

İş yeri genel ustabaşı H.A.V.'nin ifadesinde ise fabrikada ilk önce şoför olarak işe girdiğini ve 25 yıl şoförlük yapıktan sonra A.R.E.C'nin kendisine bir oda vererek "Bundan sonra burada otur tadilat tamirat ve bazı işlerin kontrolünü yap" dediğini, o günden sonra personel alım işlerine ve idari işlerin takibini yaptığını ve fabrika yetkilerine yardımcı olduğunu, fabrikanın işleyişi ile ilgili tüm emir ve talimatı fabrika sahibi olan A.R.E.C. ve Y.C.'den aldığını belirtti. Kendisinin fabrika müdürü veya genel müdürlük gibi bir pozisyonu olmadığını, Çin Mahallesi bölümünün sorumluluğu kimyager A.Ç.'de olduğunu, denetim yapılmadan önce kesinlikle haberleri olmadığını, denetimlerin ani gerçekleştiğini, kimseye daha fazla mal üretimi yapması için bir şey söylemediğini baskı yapmadığını, her ne kadar şirkette işverenden sonra en yetkili kişi gibi gözükse de kendisinin bu şirketin müdürü olduğuna dair herhangi bir resmi görevlendirme olmadığını ve buna ilişkin belgesinin de bulunmadığını sadece çekirdekten yetiştiği için bu işleri yürüttüğünü, bu nedenle meydana gelen kazada herhangi bir kusurunun olmadığını, suçlamaları kabul etmediğini söyledi. Müşteki beyanlarında geçen daha fazla iş çıkarmak amacı ile işçilere baskı yapıldığı hususunun doğru olmadığını, hiçbir zaman bu konuda bir talimat vermediğini anlattığı belirtildi.

A.Ç: ÇİNLİ USTA PAHALI DİYE BANA 'İŞİ ÖĞREN' DEDİLER 

Patlamada yaralanan şüphelilerden A.Ç.'nin ise ifadesinde, fabrika sahibi Y.C.'nin kendisini yanına çağırarak "Çinli usta Yang'dan işi öğren, sen bizim akrabamızsın, bu işi sen yap" dediğini, ilk başta bu teklife sıcak bakmadığını ancak kendisine Türkiye'de havai fişek yapan tek kimyager olacağı, bu işi öğrenirse kendi alanında Türkiye'de tek olacağının söylendiğini ve ikna edildiğini, fabrika sahiplerinin bu teklifi yapmalarındaki amacın ise Çinli ustanın maliyeti çok yüksek olması olduğunu, bu işi öğrenirse Çinli ustaya gerek kalmayacağını ve böylelikle aynı işi daha uygun bedelle yaptırabileceklerini, bu teklifi kabul ettikten sonra Çin Mahallesi'nde Çinli ustanın yanında çalışmaya başladığını, ancak Çinli ustanın işin püf noktalarını öğretmediğini, karışımlar ve formülleri kendisinden sakladığını, Çin Mahallesi'nin çok büyük tehlike arz ettiğini fabrika sahipleri de bilmesi nedeniyle Çin Mahallesi'ni kimseye göstermediklerini, Çinli usta Yang'in bir keresinde kendisine fabrikanın çalışma şekli ile ilgili olarak "Bu işi yapıyorsun ama burası eninde sonunda patlayacak" dediğini, kendisinin buranın patlamaması için ne yapmak gerektiğini sorduğunda ise "Ne yaparsan yap burası eninde sonunda patlar" yanıtını verdiğini, patlama sonucunda sol gözüne saplanan cam parçaları nedeniyle kaybettiğini, sol gözünün görme yetisini tamamen kaybettiğini, sağ kolunun omuz altından kesildiğini, ayaklarında his kaybı olduğunu, yüzünde ve vücudunda birçok yaralanma izi olduğunu, her ne kadar bu fabrikada evrak üzerinde fabrika genel sorumlu müdürü olarak gözükse de kesinlikle gerçekte böyle bir yetkisinin olmadığını, bu nedenle üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, yaralanmasında kusuru bulunan kişilerden davacı ve şikayetçi olduğunu söylediği, iddianamede yer aldı.

FABRİKA SAHİBİ İDDİALARI KABUL ETMEDİ 

İddianamede işyeri sahiplerinden A.R.E.C. ifadesinde, söz konusu işletmenin sahibi ve yetkililerinden birisi olduğunu, bu işe 1971 yılında başladığını, müşteki beyanlarında geçen daha fazla iş çıkarmak amacı ile işçilere baskı yapıldığı hususunun doğru olmadığını, hiçbir zaman bu konuda bir talimat vermediğini, iş güvenliği uzmanı ve A.A.'nın beyanında geçen "İşçilerin yanında 1 kilodan fazla malzeme bulundurmaması gerekirken daha fazla patlayıcı malzeme bulundurduklarını tespit ettikleri" konusunda 1 kilo malzeme bulundurma zorunluluğu kuralının yanlış olduğunu, bu şekilde iş yürümeyeceğini, mevzuatta buna bir engel olmadığını, bunun iş güvenliği uzmanının bilgisizliğinden kaynaklandığını, kendisinin 50 yıldır bu işi yaptığını işçilerin yanında bulundurdukları malzeme miktarıyla ilgili bir sıkıntı yaşamadığını, işçilerin yanında bulundurduğu malzeme miktarı 3-5 kilo olduğunu ve yönetmeliklere uygun olduğunu, önceden denetimi haber alma gibi bir durum söz konusu olmadığını, hiçbir zaman denetim hakkında önceden bilgilendirilip işçilerin belirttiği gibi önceden önlem alma durumu olmadığını, bu olayın meydana gelmesinde herhangi bir ihmal veya kusurunun olmadığını, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini söylediği bilgileri yer aldı.

FABRİKA SAHİBİ Y.C. DE SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ

İş yeri sahiplerinden Y.C. ifadesinde ise kendisinin Büyük Coşkunlar Havai fişek isimli işletmenin ortağı ve yetkilisi olduğunu, bu alanda yaklaşık 25 yıldır çalıştığını, fabrikada işçilere daha fazla mal üretimi için baskı yapılmadığını, herkesin günlük üreteceği malın standart olduğunu, bu yöndeki iddialarını kesinlikle kabul etmediğini, çalışan işçilerin yanlarında mevzuat gereği bulundurması gereken kadar malzeme bulundurduğunu, bunun belirlenmesinin sorumluları ise kimya mühendisleri, iş güvenliği uzmanı olduğunu, bütün uyarılara rağmen işçiler fazla malzeme getirmeye devam ediyorsa işçilerin sorumlu olduğunu, bu hususu iş güvenliği uzmanı ve sorumlu müdür deftere yazmış ise de kendisine iletmediğini, fabrikanın genel işleyişini idari bakımdan H.A.V.'nin sorumlu müdürlük yönünden ise A.A. ve A.Ç.’ye verdiğini, tüm sorumluluğun bu kişilerde olduğunu, üzerine atılı suçlamaları kabul etmedi belirtildi.  

Sakarya’daki facia göz göre göre gelmiş