Sapık şeyh tecavüze kalkışmış 

Gerçek adı Eyyüp Fatih Şağban olan Şeyh Fatih Nurullah’ın istimar ettiği 12 yaşındaki kız çocuğunun mahkemede verdiği ifadesi ortaya çıktı. İddiaya göre, Nurullah Y.A.'nın pantolonunu çıkararak, tecavüze kalkıştı. Ayrıca başka bir çocuğu da istismar etti.

Sapık şeyh tecavüze kalkışmış 

Şeyh Fatih Nurullah, Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde tutuklu yargılanıyor. Davanın 13 Kasım’da görülen ilk duruşmasında Y.A. ve ailesi Çorum'da yaşadıkları için davaya Sesli ve Görüntülü Bilgi Sistemi Sistemi yoluyla katıldı. Bir psikolog eşliğinde 44 dakika boyunca ifade veren mağdur Y.A.'nın anlatımları günler sonra çözülerek, dava dosyasına girdi. Sözcü yazarı İsmail Saymaz, Y.A.’nın ifadesini bugünkü köşesine taşıdı.

İSTİSMAR 1 YIL ÖNCE

İfadesinde küçüklüğünden beri Fatih Nurullah'ın dergahına gittiğini anlatan Y.A., Sakarya Kuzuluk'ta meydana gelen tecavüz girişiminden bir yıl önce tarikatın Kasımpaşa'daki merkezinde ve Avcılar Tahtakale'deki dergahında da cinsel istismara uğradığını anlattı.

Saymaz, yazısında mağdur Y.A.’nın ifadesini şöyle aktardı:

İlk istismar Avcılar'da yaşandı.

Fatih Nurullah, geçen yıl Avcılar'a geldiğinde bitişikte evleri olan Y.A.'ya “Vakfa gelir misin? Ben geldim” diye mesaj gönderdi.

Y.A., şöyle devam ediyor: “Ben geldim” diyerek, çağırıyordu. Annemden izin alıp kardeşimle gittim. Kardeşim erkeklerin yanında kaldı. Beni yukarıya çağırdı. Bir şey diyecek diye o aceleyle çıktığımda bana ‘Ayşe' ismiyle seslendi. Ben bir şaşırdım. Ya beni karıştırıyor dedim. Aniden öpme oldu. 15 saniye sürdü. Afalladım. Bir çocuk olarak ne yaptığını öğrenmeye çalıştım.”

Y.A., Kasımpaşa'daki merkezde de istismara uğradığını savunarak, “Annem odasına gelmiyordu. Kardeşim giriyordu. Kardeşim çıkınca öpüyordu. Odada 2-3 kişi oluyordu. Onlara çıkmasını söylüyordu. Kötü amaçlı olduğunu anlayamadım” diyor.

‘BANA AYŞE DİYE SESLENDİ'

Y.A., geçen mart ayında Fatih Nurullah'ın Sakarya Kuzuluk'taki villasına gittiklerini kaydediyor. Y.A.'ya göre 10 Mart'ta kendisini çağıran Nurullah, “Sana Hazreti Ayşe'nin adını verdim, rüyamda melekler seni bana nikahladı” dedi.

Devamını Y.A. şu şekilde anlatıyor:

“Yine Ayşe diye seslendi. ‘Neden Ayşe dediğimi biliyor musun?' dedi. ‘Bilmiyorum. Size soracaktım efendim' dedim. ‘Sana Hazreti Ayşe'nin ismini verdim. Onun hayatından örnek al. O da küçük yaşta evlenmiş. Evlenince zaten değeri anlaşılmış, güçlü biridir' dedi. Aşağıya inip bir telefon bulup hayatını okumamı söyledi. Okudum. Yukarıya çıktım. ‘Bana anlat' dedi. Hazreti Ayşe'nin hayatını özetledim. ‘Seni rüyamda gördüm' dedi. ‘Nasıl gördünüz' dedim. Dizine oturttu. ‘Rüyamda melekler seni benimle nikahlıyordu. Seni bana veriyorlardı. İlk öpme orada oldu.”

TECAVÜZ GİRİŞİMİ

Fatih Nurullah, 17 Mart'ta saat 21.30'da Y.A.'yı odaya çağırdı.

Kız içeriye girdiğinde kapıyı kilitledi.

İddiaya göre, Y.A.'nın pantolonunu çıkararak, tecavüze kalkıştı.

Y.A., şunları söylüyor:

“Kurtulmaya çalıştım. Birine anlatırsan anneni öldürür ve babanı işinden ederim. Sizi sokağa atarım gibi tehditte bulundu. ‘Sana doğum gününde her istediğini alacağım, kimseye anlatma, tamam mı?' dedi. Söz verdim. Bana para verdi. Kapıyı açtı.”

İstismar gecesi bitmedi.

Y.A. devam ediyor:

“Fatih Nurullah, gece 04.30 civarında sabah namazına inerken, yanıma geldi. Salonda yatıyordum. Pantolonumu açtığı an uyandım. ‘Uyuyor musun?' dedi. Belki değişik şeyler yapar diye susup uyuma taklidi yaptım. Gücüm yetmez diye düşündüm. Bir de evde misafirler vardı. Aşağıda dervişler Fatih efendinin namazı kıldırmasını bekliyordu. Sustum ve bekledim sadece.”

Y.A. Sakarya'dan ayrıldıkları gün Fatih Nurullah tarafından ailece odaya davet edildi. Ardından Y.A.'nın yalnız gelmesini istedi. Çocuğa “Gidersen buna nasıl dayanacağım, bir daha benden kaçma” dedi. Ardından…

BİR ÇOCUK DAHA VAR

Y.A.'nın iddiasına göre…

Sakarya'da, 10 yaşındaki bir kız da Fatih Nurullah tarafından istismar edildi.

Y.A. anlatıyor: “Çay götürdük ikimiz. Fatih efendi, ‘Aşağıya inip bana bir şey getirir misin' dedi. Ben aşağıya indim. Sonradan kız bana, ‘Sen gittikten sonra Fatih efendi beni kucağına oturttu, öptü' dedi. Güzel bir şey sanmış bunu. Adı, N. idi.”