1. Haberler
  2. Gündem
  3. Şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz için anma töreni… Adalet Bakanı Gürlek’ten ‘terörle mücadele’ mesajı

Şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz için anma töreni… Adalet Bakanı Gürlek’ten ‘terörle mücadele’ mesajı

İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz, görevi başında uğradığı terör saldırısında şehit oluşunun 11’inci yıl dönümünde Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde düzenlenen törenle anıldı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Bizler adaletin yalnızca bir görev değil, aynı zamanda kutsal bir emanet olduğunun farkındayız. Mehmet Selim Kiraz, bu emaneti canı pahasına taşımış; hakikatten, hukuktan ve vicdandan bir an olsun ayrılmamıştır. Onun duruşu bugün de adalet teşkilatımızın ortak vicdanına yansımıştır. Adalet teşkilatımızın vicdanı susmaz. Adalet teşkilatımız eğilmez ve hiçbir tehdide boyun eğmez” dedi. Gürlek ayrıca 'terörle mücadele' mesajı verdi.

featured

Görevi başındayken DHKP-C’li teröristlerin silahlı saldırısına uğrayan İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın şehit edilişinin bugün 11’inci yıl dönümü. Kiraz için Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde anma programı düzenlendi. Çok sayıda yargı mensubunun da katıldığı anma programı, saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.

AKIN GÜRLEK: ‘BU SALDIRI DOĞRUDAN BAĞIMSIZ TÜRK YARGISINI HEDEF ALMIŞTIR’

Törende konuşan İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez, “Bugün sadece yas tutmak için değil; bir duruşu tazelemek, bir yemini yinelemek ve bu değerlere olan bağlılığımızı ortaya koymak için bir kez daha buradayız. Bu hain saldırı yalnızca bir cumhuriyet savcımızı değil, doğrudan bağımsız Türk yargısı ve hukukun üstünlüğünü hedef almıştır” ifadelerini kullandı.

Adaletin onurunu, hukukun vakarını ve devletin sarsılmaz iradesini bir kez daha hatırlatmak için bir araya geldiklerini belirten Adalet Bakanı Akın Gürlek de, şunları söyledi:

“Merhum Cumhuriyet Savcımız Mehmet Selim Kiraz, bundan 11 yıl önce görevinin başında adaletin tecellisi için mücadele ederken hain bir terör saldırısı sonucunda şehit olmuştur. O gün sıkılan kurşunlar yalnızca şehidimiz Selim Kiraz’a yönelmemiştir. O kurşunlar adalete, hukuka, Türk yargısına sıkılmıştır. Milletimizin vicdanı, demokratik hukuk devletimizin en temel sütunlarından birisi olan yargımız hedef alınmıştır ancak bilinmelidir ki adalet teşkilatı, hiçbir zaman korkuya teslim olmamış, hiçbir zaman geri adım atmamıştır. Çünkü bizler adaletin yalnızca bir görev değil, aynı zamanda kutsal bir emanet olduğunun farkındayız. Mehmet Selim Kiraz, bu emaneti canı pahasına taşımış; hakikatten, hukuktan ve vicdandan bir an olsun ayrılmamıştır. Onun duruşu bugün de adalet teşkilatımızın ortak vicdanına yansımıştır. Adalet teşkilatımızın vicdanı susmaz. Adalet teşkilatımız eğilmez ve hiçbir tehdide boyun eğmez.

 

‘BÜTÜN TERÖR ÖRGÜTLERİ LANETLİDİR’

Şunu açıkça ifade etmek isterim. Adları, hedefleri, eylemleri ne olursa olsun bütün terör örgütleri lanetlidir. Merhum şehidimize kastedenleri, bu alçak eylem emrini verenleri ve terörü bir yöntem olarak benimseyen tüm yapıları şiddetle lanetliyoruz çünkü terör örgütü, insanlığa düşmandır; insanlığa karşı suç işleyen, kan ve korku üzerinden varlık göstermeye çalışan vahşi yapılardır. Tarih bize şunu açıkça göstermiştir. Terörle hiçbir hedefe ulaşamamıştır. Bundan sonra da ulaşılamayacaktır. Çağlayan Adliyesi başta olmak üzere yargı kurumlarını hedef alan hiçbir saldırı amacına ulaşamayacaktır. Devletimizin adalet eli bu tehditler karşısında asla geri çevrilmeyecektir. Devlet, vakarını en zor zamanlarında gösterir. Bizler de bugün şehidimizin aziz hatırası önünde aynı vakar ve kararlılıkla bir kez daha ifade ediyoruz.

‘MÜCADELEMİZ TERÖR SONLANANA KADAR DEVAM EDECEK’

Bu millete diz çöktürmek isteyen hiçbir yapı karşısında geri adım atmayan bir devlet vardır. Kaynağı, türü, hedefi ne olursa olsun teröre karşı mücadelemiz hukuk içinde ve hukukla kalarak azim ve kararlılıkla terör sonlanana kadar devam edecektir. Çünkü bizler asırlardır bu topraklarda adaletle hükmetmiş bir medeniyetin mirasçılarıyız. Bu mirası korumak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu vesileyle başta şehir Cumhuriyet Savcımız Mehmet Selim Kiraz olmak üzere adalet yolunda görev yaparken şehadete yürüyen tüm yargı mensuplarımızı ve vatan uğruna can veren aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve duayla anıyorum. Ruhu şad olsun.”

‘EVİMİZDE HALEN YAŞIYOR’

Şehit Kiraz’ın babası Hakkı Kiraz da “11 yıl önce bugünü böyle yine hep beraber ama başka bir şekilde yaşamıştık. İnanın, o günden bugüne kadar hiçbir zaman için ruhen ben Selim Kiraz’ı, oğlumu kendimden bir an bile ayrı görmedim. Evimizde de hâlen yaşıyor” diye konuştu.

MEHMET SELİM KİRAZ’IN ŞEHİT EDİLMESİ

1994’te İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olan Kiraz, 1995’te Mersin’de hakim adayı olarak göreve başladı.

Meslek hayatı boyunca Erzincan, Çayır, Karaman, Kazım Karabekir, Iğdır ve Osmaniye’de savcılık yapan Kiraz, İstanbul Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Savcılığı’nda da 4 yıl görev yaptıktan sonra 2010’da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Bürosunda çalışmaya başladı.

Kiraz, Gezi Parkı olaylarında yaralanan ve 269 gün sonra 11 Mart 2014’te hayatını kaybeden Berkin Elvan’ın ölümüne ilişkin soruşturma dosyasını 5’inci savcı olarak devraldı. Soruşturma kapsamında Adli Tıp Kurumu ve Ulusal Kriminal Bürodan raporlar aldırarak, dosyada önemli ilerlemeler sağladı.

Savcı Kiraz, soruşturmayı yürüttüğü 31 Mart 2015’te, avukat cübbesi giyip sahte kimlikle adliyeye giren DHKP/C’li teröristlerden Şafak Yayla ile ziyaretçi kapısından binaya giren Bahtiyar Doğruyol tarafından makam odasında rehin alındı.

Rehin alınma haberinin ardından emniyet birimleri adliyede geniş güvenlik önlemi aldı. Kiraz’ın ailesi, sevenleri, çalışma arkadaşları ve gelişmeleri anbean takip eden kamuoyunun uzun süren gergin bekleyişi, odadan duyulan silah sesleriyle yerini endişeye bıraktı.

Saatler süren müzakerelerin ardından silah seslerinin gelmesi üzerine operasyon düzenlendi. Ağır yaralanan Kiraz hastaneye kaldırıldı ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen 46 yaşında hayatını kaybetti. İki terörist ise etkisiz hale getirildi.

SORUŞTURMA SÜRECİ

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, teröristlerin Yunanistan ile yaptıkları telefon görüşmesinde savcının öldürülmesi yönünde talimat aldıkları tespit edildi. 30 Mart 2016’da DHKP/C yöneticisi 9 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

Eylemde kullanılan silahı temin ettiği ve teröristlere yardım ettiği öne sürülen şüpheliler gözaltına alınırken, eski avukat Murat Canım da 27 Mart 2018’de yakalandı. Soruşturma kapsamında 14 kişi hakkında iddianame hazırlandı.

İddianamede, teröristler Şafak Yayla ve Bahtiyar Doğruyol tarafından saldırının, örgütün faaliyeti çerçevesinde önceden planlanıp tasarlanarak işlendiği, sanık Murat Canım’ın olay öncesi silahı temin ederek olayın asli faillerinden Şafak Yayla’nın kuryesi Mustafa Koçak’a verdiği kaydedildi.

9 firari sanığın, “anayasal düzeni zorla değiştirmeye teşebbüs” ve “kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak kasten öldürme” suçlarından ikişer kez, sanıklar Mustafa Koçak ve Murat Canım’ın ise “anayasal düzeni zorla değiştirmeye teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması istenen iddianamede diğer sanıkların da “örgüte yardım etmek” suçundan 15’er yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

DAVA SÜRECİ

İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesinde 22 Kasım 2018’de başlayan davada 11 Temmuz 2019’da karar açıklandı.

Tutuklu sanıklar Mustafa Koçak ve Murat Canım’ı, “Anayasa’yı ihlal” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandıran heyet, bu sanıkları ayrıca Kiraz’ın şehit edilmesiyle ilgili, “kasten öldürmeye yardım” suçundan 27 yıl, “kamu görevlisini silahla hürriyetinden yoksun kılma” suçundan 12 yıl, “Ateşli Silahlar Kanunu’na muhalefet” suçundan da 3 yıl hapis ve 2 bin 700 lira da adli para cezası olmak üzere toplam 42’şer yıl hapis cezasına çarptırdı.

Mahkeme, “silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme” suçundan tutuklu sanıklardan Cengiz Özel’i 11 yıl 3 ay ve Mithat Öztürk’ü de 10 yıl hapis cezasına çarptırırken, sanık Deniz Özel’i ise “silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme” suçundan 6 yıl hapse mahkum etti.

Haklarında kırmızı bültenle yakalanma emri çıkarılan firari sanıklar Faruk Ereren, Hüseyin Fevzi Tekin, Mesut Demirel, Musa Aşoğlu, Nuri Eryüksel, Seher Demir, Şadi Naci Özpolat, Şerefettin Gül ve Zerrin Sarı’nın ise dosyaları ayrıldı.

İSTİNAF VE YARGITAY SÜRECİ

İstinaf mahkemesi yerel mahkemenin kararını yerinde buldu. Süreç devam ederken sanıklardan Mustafa Koçak 24 Nisan 2020’de cezaevinde açlık grevindeyken hayatını kaybetti.

Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 3 Temmuz 2020’de verilen cezaları onadı.

KİRAZ’IN ODASI HATIRA OLARAK KORUNUYOR

Saldırının ardından İstanbul Adalet Sarayı’na “Şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz Yerleşkesi” adı verildi. Kiraz’ın makam odası başka bir savcıya tahsis edilmedi, odada fotoğrafı ve kişisel eşyaları korunurken, masasındaki takvim 31 Mart 2015 tarihinde bırakıldı.

Her yıl 31 Mart’ta İstanbul Adliyesi’nde düzenlenen anma programlarında Kiraz’ın odasında Kur’an-ı Kerim okunup çelenk bırakılıyor.

Saldırı sonrası adliye girişlerinde güvenlik önlemleri sıkılaştırıldı. Avukatlara X-Ray cihazından geçme ve çantalarını kontrol ettirme zorunluluğu getirildi. Ayrıca bina içinde ve çevresinde ek güvenlik noktaları oluşturuldu.

ADLİYE YENİDEN HEDEF ALINDI

DHKP/C, saldırıdan 9 yıl sonra 6 Şubat 2024’te İstanbul Adalet Sarayı önündeki polis noktasına silahlı saldırı düzenledi. Silahlı saldırı düzenleyen teröristler Pınar Birkoç ve Emrah Yayla etkisiz hale getirildi. Saldırıda bir sivil hayatını kaybederken, 3’ü polis 6 kişi yaralandı.

Üzerlerinde çok sayıda plastik kelepçe, sahte bomba düzeneği, mermi, yedek şarjör, falçata ve biber gazı bulunan teröristlerin DHKP/C’ye mensup olduğu anlaşıldı.

Soruşturmada, yanlarındaki malzemelerle örgüt yöneticileri tarafından verilen talimat doğrultusunda adliye binasına girmeye çalışan teröristlerin, bir duruşma nedeniyle içeride olan diğer şüphelilerin de yardımıyla kamu görevlilerini rehin almayı amaçladığı tespit edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca bu saldırıya ilişkin yürütülen soruşturma sonucunda, Sabancı suikastının faillerinden firari Fehriye Erdal, Zerrin Sarı, Seher Demir ve Musa Aşoğlu hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

Olayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında 19 sanığın ayrı ayrı yargılandığı dava İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor.

MEHMET SELİM KİRAZ’IN BABASI KONUŞTU

Aradan geçen yıllar içinde evlat acısı hiç dinmeyen şehit savcı Kiraz’ın babası Hakkı Kiraz, AA’ya yaptığı açıklamada, şehadetinin üzerinden 11 yıl geçen oğullarının hiçbir zaman kendilerinden ayrılmadığını, onu her an yanlarında hissettiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da her şehit ailesini aradığı gibi kendilerini de hep aradığını dile getiren Hakkı Kiraz, “Allah devletimize milletimize zeval vermesin. Bir şehit ailesinin kalbini ferahlatan tek şey unutulmamak, unutmamak, saygıda kusur etmemek.” dedi.

Mehmet Selim Kiraz’ın her sabah işe abdestini alıp gittiğini, şehit olduğu gün de aynı şekilde evden çıktığını anlatan Kiraz, şunları söyledi:

“Kapıyı şu parmaklarıyla çekmiş, ‘Ses yapmasın babam uyanmasın.’ diye. Annesine ‘Allah’a ısmarladık.’ demiş, halen annesinin gözünün önünde o parmaklarıyla ‘Anne Allah’a ısmarladık’ demesi. Allah herkese salih bir evlat nasip etsin, bizimkisi salihti, bizi incitmedi. Oğlum sen de bize bir sefer ‘Bu iş olmaz deseydin.’ eğer bizde ‘O da bize bazen böyle diyordu.’ derdik. İnanın onu diyemiyoruz. Bir of bile demedi. Keşke of deseydi.”

KORUMA İSTEMEDİ

Hakkı Kiraz, oğlu Mehmet Selim Kiraz’ın baktığı dosyayla ilgili aralarında geçen bir konuşmayı şu sözlerle anlattı:

“Bir dosyaya bakıyordu. O dosya kimin olsa fark etmez. Tabi biz üzülmeyelim diye belki bizden saklıyorlardı ama demek ki zaman zaman rahatsız edilmiş olabilirler. Ben bunu bilmiyorum. Ben ona ‘Oğlum eğer baktığın dosya nedeniyle bir rahatsızlık duyuyorsan devletimiz büyük bir devlettir, ayıp da değildir.’ dedim. Kendisi, ‘Baba önüme baktığım dosyada sen bile karşıma çıksan taraf tutmam. Ben bu kadar kendime güveniyorum. Kardeşim de çıksa, yedi kat yabancı da çıksa ben önümdeki dosyaya belgelere bakarım. Peygamber döşeğinde oturuyoruz, adaleti dağıtıyoruz. Benim için ilahi adaletin tecellisi önemlidir. Ben hiç kimseden korkmam, korkmadığım için neden koruma isteyeyim, niye devleti meşgul edeyim? Biz sabahleyin kalktığımızda abdestimizi alıp, Ayetel Kürsi okuyoruz. Ya Allah Bismillah diyerek kapımızdan çıkıyoruz. Kaderimizde bir şey varsa başımız gözümüz üstüne. Allah bize yeter, kaldı ki biz adalet dağıtıyoruz. Adaleti dağıtan kimseden korkmamalı vicdanından korkmalı.’ diyordu.”

Olayın vahametinin büyük olduğunu, oğlunun 8 buçuk saat rehin alındığını, bu sürede herkesin merak ettiğini söyleyen Kiraz, kendisinin ise oğlunun korkmadığını bildiğini anlattı.

Kiraz, oğlunun şehit edilişinin 4’üncü yıl dönümünde dönemin İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Mustafa Çalışkan’ın kendisine, olayın başından sonuna kadar adliyede olduğunu söylediğini aktararak, “Senin oğlun o iki tane teröristin elinde 8 buçuk saat kaldı bir saniye gevşemedi.’ dedi. Ben de ona ‘Oğlumu biliyorsam, gevşemediğini biliyorum elhamdülillah.’ dedim. O da inancımızdan dolayı.” diye konuştu.

Hakkı Kiraz, her an oğlu Selim Kiraz’ın kendileriyle olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir oğlum gitti fakat bununla birlikte manevi olarak binlerce oğlum var. Yalnız İstanbul Adliyesi’nde değil, Edirne’den de Hakkari’den de arıyorlar. ‘Biz böyle bir şey yaptık şehidimizin adını verdik, iznin var mı?’ diye. ‘Olmaz olur mu ayağınıza kurban olayım.’ diyorum. Ülkenin her yerinden arıyorlar. Geçenlerde 15 Temmuz Derneği’nin yemeğine gittik, orada bana biri ‘9 yıl önce Antalya’da sizinle tanışmıştık Hakkı Amca.’ dedi, ‘Evlendik çocuğumuz oldu adını da Mehmet Selim koyduk.’ dedi. Getirin ben çocuğu göreyim, öpeyim dedim. Hamdolsun binlerce evladımızla tanışıyoruz.”

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!