'Silahı tutukluk yapmasa kalbimden vuracaktı'

Erzurum'da iş yerine müşteri gibi giren soyguncu tarafından tabancayla vurulup, yaralanan kuyumcu Oğuzhan Özünal (39), 'İlk el ateş etti ama silah tutukluk yaptı daha sonra beni bacağımdan vurdu. Tutukluk olmasaydı, büyük ihtimalle göğsümden, kalbimden, başımdan vurulmuştum' dedi.

'Silahı tutukluk yapmasa kalbimden vuracaktı'

Olay, 4 Aralık'ta Yakutiye ilçesi Taşmağazalar Kuyumcular Çarşısı'nda meydana geldi. Oğuzhan Özünal'a ait kuyumcuya giren ve kimliği henüz belirlenemeyen 40 yaşlarında bir kişi, 100 gram altın ve 5 tane cumhuriyet altını almak istediğini ancak ödemeyi banka üzerinden yapabileceğini söyledi. Kuyumcunun onay vermesi üzerine istediği altınları ayırtan kişi, dışarı çıktı. Daha sonra saat 17.00 sıralarında elinde tabanca ile dükkana giren kişi, kuyumcu Oğuzhan Özünal'a yönelttiği silahın tetiğine bastı. Tabancası tutukluk yapan kişi, üzerine yürüyen Özünal'ı bacağından vurarak yaraladı. Şüpheli, havaya birkaç el ateş ederek bölgeden uzaklaştı.

Evli ve 3 çocuk babası Oğuzhan Özünal olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi'ne kaldırdı. Ameliyat edilen ve ortopedi servisinde tedavi altına alınan Özünal, olayı anlattı.

'DİREKT ÜZERİNE SALDIRDIM'

Saldırganın kendisini ve yanındaki çalışanını öldürmek istediğini belirten Özünal, şunları söyledi:

"Saat 14.00 sıralarında müşteri gibi geldi. 100 gram altın ve 5 tane cumhuriyet altınının fiyatını sordu. Fiyatını verdik, 'hayırlı işler' diyerek gitti. Bir saat sonra aynı kişi yine geldi. Altınları almak istediğini söyledi, biz de ürünleri hazırladık. 'Biraz eksiğim var, bir arkadaş havale yapacak. Bunları banka havalesiyle alabilir miyiz' dedi. 'Ben de tabii yardımcı oluruz' dedim. 'Tamam' diyerek gitti. Saat 17:00 sıralarında bir daha geldi. 'Ürünlerim hazır mı?' dedi. 'Hazır' dedik. 'Bir bakabilir miyim' dedi. Çıkarttım ama eline vermedim. 'Ürünlerin burada. Havaleyi yapın, teslim edelim' dedik. 'Benim havale limitim yetmedi. Bankayı arayıp, havale limitimi artırayım. Sonra havale yapayım' dedi. Tekrar dışarı çıktı, telefonla konuştu. İçeriye elinde silahla girdi, masadaydım. Yanımda çalışan Erdem de tezgahın arkasındaydı. Girme niyetinin bizi öldürmek olduğunu düşündüm. Direkt üzerine saldırdım. İlk el ateş etti ama silah tutukluk yaptı. Tutukluk olmasaydı, büyük ihtimalle göğsümden, kalbimden, başımdan vurulmuştum. Biraz daha yaklaştım. Doldur-boşalt yaptı, ayağıma, diz kapağımın üstüne sıktı ve kaçıp gitti."

'KELLE KOLTUKTA ÇALIŞIYORUZ'

Ayağının iki yerinde kırık olduğunu ve platin takıldığını belirten Özünal, şüphelinin 40 yaşlarında 1.75 - 1.80 boylarında olduğunu anlatarak "Görsem tanırım. Konuşmamızda nereli olduğunu sordum. Ağrılı olduğunu, inşaatlarda kalıpçılık yaptığını ancak İstanbul'da yaşadığını söyledi. Burada hastası olduğunu ve onu görmek için geldiğini söyledi. Ama doğru olduğuna inanmıyorum. Çünkü bu yaptıklarını planlayan birisi, onları bize söylemez. Daha önce tırnakçılık olayı yaşadık. 5 gram alyans yüzük çalındı. Çarşının içinde eskiden bir karakol vardı. Caydırıcı oluyordu, karakolu yabancılar şubesine çevirdiler. Çarşının giriş ve çıkışında iki tane ekip otosu vardı, kaldırıldılar. Çarşımızda tonla altın var. Ticaretin merkezi, herkesin gözü zaten üstümüzde, kelle koltukta çalışıyoruz. Umarım bundan sonra bu tür olaylar yaşanmaz" diye konuştu.

Bu arada kaçan şüphelinin yakalanması için polis ekipleri çalışmalarını sürdürüyor.