Soçi Antlaşması ve yeni jeopolitik denklem

Vusal Hasanzadeh yazdı...

Soçi Antlaşması ve yeni jeopolitik denklem

26 Kasım 2021 tarihinde Güney Kafkasya’nın yeni jeopolitik düzenini etkileyecek kritik Soçi görüşmesi gerçekleştirildi. Rusya Federasyonunun Devlet Başkanı Vladimir Putin arabuluculuğunda gerçekleşen Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın görüşmesinde bölgesel ticaretten ulaşıma, sınırların belirlenmesinden bölgesel güvenliğe kadar birçok konu masaya yatırıldı. Bu görüşmenin gerçekleştirilmesi aslında birçok önemi de beraberinde getirmekteydi. Hatırlanacağı üzere Rusya Federasyonu’nun arabuluculuğunda Azerbaycan ve Ermenistan 10 Kasım 2020 tarihli ateşkes antlaşması imzalasa da, bu antlaşmadan günümüze Ermenistan tarafı antlaşmanın bazı maddelerini yerine getirmekten kaçınmaktaydı. Özellikle, Ermenistan tarafı antlaşmaya imza atmasına rağmen Azerbaycan’ın batı bölgeleri ile Nahçıvan arasında Zengezur Koridoru olarak bilinen bölgede ulaşım yollarını açmak istememesi, Rus Barış Gücünün olduğu bölgelerde hala Ermenistan silahlı birliklerini geri çekmemesi, Ermenistan’ın sıklıkla ateşkes ihlali yapması gibi olaylar Güney Kafkasya’da bölgesel barışa ve güvenliğe tehditleri beraberine getirmekteydi. Ek olarak, yakın zamanda Ermenistan tarafının Kelbecer-Laçin bölgesine ateşkesten günümüze gerçekleşen en büyük saldırıyı gerçekleştirmesi de Ermenistan’ın bölgesel barışa yanaşmadığının en büyük göstergelerinden biriydi.

RUSYA VE BATI’NIN GÜNEY KAFKASYA’DA JEOPOLİTİK MÜCADELESİ

Bu bölgesel olaylar Güney Kafkasya jeopolitiğinde söz sahibi olmak isteyen AB’yi harekete geçirdi. Bu olaylar üzerine Avrupa Birliği Konseyi 15 Aralık 2021 tarihinde Brüksel’de Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın katılacağı bir zirve görüşmesi gerçekleşeceğini açıkladı. Bu açıklama sonrası Rusya AB’den önce davranarak Soçi’de bir görüşme gerçekleştireceğini belirtti. Bu da aslında bölgede Rusya ve Batı arasında bir güç mücadelesinin olduğunu gösteren örneklerinden biridir. Geçmişe bakarsak, Rusya ve Batı destekli Ermenistan’ın Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ ve etrafındaki 7 rayonu işgal etmesi sonucunda bölgedeki sorunları gidermek için kurulan AGİT Minsk Grubu ve Rusya, ABD, Fransa öncülüğünde AGİT eş başkanlığı kurumu aslında bölge için gerekli adımları atmadı. Rusya’nın 1993 yılında “Yakın Çevre” doktrinini ilan etmesi ve Vladimir Putin’in RF Devlet Başkanı olmasıyla beraber Batı dünyası ile özellikle eski Sovyet coğrafyasında sert mücadele olması ve bu bölgedeki müzakerelere yakın bırakmak istememesi buna sebep faktörlerden biriydi. 27 Eylül-10 Kasım 2020 tarihlerinde Azerbaycan’ın Karabağ’da zafer kazanması sonrası oluşan jeopolitik denklemde Batı geride kalmış ve Güney Kafkasya’da Türkiye ve Rusya ağırlığını koymuştur.

SOÇİ ANTLAŞMASININ ÖNEMİ

26 Kasım 2021 tarihinde imzalanan Soçi antlaşması Güney Kafkasya’da yeni bir dönemi beraberinde getirmektedir. Görüşme sonrası yapılan basın toplantısında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin konuşmanın esas meselelerinin iki devlet arasındaki sınırların belirlenmesi ve ulaşım yollarının açılması olduğunun altınız çizmiştir. İmzalanan antlaşmada da yıl sonuna kadar Rusya arabulucuğunda sınırların belirlenmesi için ikitaraflı komisyon kurulacağı belirlenmiştir. Ayrıca 9 Kasım 2020 ve 11 Ocak 2021 antlaşmalarının da tam olarak uygulanması için kararlar verildi. En önemli konulardan biri olan ulaşım yollarının açılması da antlaşmada yerini aldı. Ek olarak, basın toplantısında Vladimir Putin tarafların Azerbaycan’ın batı bölgeleri ve Nahçıvan arasındaki ulaşımı sağlayacak olan Zengezur Koridoru’nda demiryolu ve otomobil yolunun yapılması için tarafların mutabık kaldığını da açıkladı. Ermenistan tarafı her ne kadar bu koridor için bu görüşmeye kadar farklı açıklamalar yapsa da, dün yapılan görüşmede koridorun açılması için mutabık kalındı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev de 10 Kasım 2020 tarihinden günümüze yaptığı açıklamalarda Zengezur Koridoru’nun açıklanacağını defalarca belirtmiştir. Bu çerçevede Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev 7 Temmuz 2020 tarihinde Karabağ ve Doğu Zengezur Ekonomik bölgelerini kurarak gereken mesajları hem Ermenistan’a, hem de dünya kamuoyuna vererek bu konuda geri çekilmeyeceğini açıkça göstermiştir. Ayrıca Rusya bu antlaşmada arabulucu rol oynayarak Batı’ya bölgede egemen gücü Batı ile paylaşmayacağını açıkça belirtmiştir.

SOÇİ SONRASINDA ZENGEZUR KORİDORU ÜZERİNDE JEOPOLİTİK MÜCADELE

Son olarak, Soçi Görüşmesi Güney Kafkasya’da yeni bir jeopolitik konjonktür yaratmakla beraber aynı zamanda dünya jeopolitiği açısından da önem taşımaktadır. Yapılan bu görüşme AB’nin hamlesine Rusya’nın bir cevabı olmakla beraber aynı zamanda Azerbaycan’ın Zengezur Koridorunun açılması için faaliyetlerine bir hukuki destek daha sağlamıştır. Yalnızca Güney Kafkasya açısından değil dünya jeopolitiğinin de değişmesinde önemli rol oynayacak Zengezur Koridorunun yarattığı fırsatlar yalnızca Rusya, İran tarafından değil ABD, Batı ve Çin gibi güçlerinde markajındadır. Rusya’nın da Zengezur Koridorunun açılmasında Ermenistan’a yaptığı baskı da koridorun Rusya açısından önemi göstermektedir. Koridorda Rus istihbarat güçlerinin güvenliği sağlaması Güney Kafkasya jeopolitiğinde Rusya’nın ağırlığını koymasında büyük örneklerden biri olacaktır. Ayrıca Zengezur Koridoru dünya jeopolitiğini derinden etkileyen Çin’in “Bir Kuşak, Bir Yol” projesindeki güzergahlarda yeni bir alternatif sunmakla beraber Azerbaycan ve Türkiye’nin stratejik konumunu daha da artıracaktır. Ek olarak, Türkiye ile direkt karasal sınırın sağlanması Türkiye’nin hem Azerbaycan’a, hem de Azerbaycan vasıtasıyla Hazar Denizi sayesinde Batı Türkistan’a (Orta Asya) çıkışını sağlayarak Türk Dünyasını birleştirmede de lokomotif rol oynayacaktır.