Soylu: HDP meşru demek şehitlere ihanet

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, ‘PKK'nın kullandığı bir siyasi parti onların söylemiyle meşru olmaz. Terör örgütüyle illiyetini herkesin bildiği bir siyasi partiye de meşruiyet atfetmek bu ülkenin terörle mücadelesine de verdiğimiz şehitlere de ihanet etmek demektir’ ifadesini kullandı. Soylu, yurt bulamadıkları gerekçesiyle eylem yapan öğrenciler için ise ‘Bunların da tamamına yakınının yurt başvurusu bulunmuyor. Bunların daha ziyade sol marjinal gruplara müzahir olduğu belirlendi’ iddiasında bulundu.

Soylu: HDP meşru demek şehitlere ihanet

İçişleri Bakanı Soylu, Didim Polis Moral Eğitim Merkezi'nde Toplumsal Olayları Müzakere Kursu açılış programına katıldı. Soylu burada yaptığı konuşmada, Türkiye’de son dönemde yurtlarda yer olmadığı gerekçesiyle yapılan eylemlere ve ‘HDP’ye meşruiyet’ tartışmalarına dair açıklamalarda bulundu.

Geçmişte çok az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkede, darbeleri körüklemek amacıyla sokak eylemleri olduğunu hatırlatarak sözlerine başlayan Soylu, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki eylemleri de anımsatarak konuyu yurt bulamadıkları gerekçesiyle eylem yapan gençlere bağladı.

‘TAMAMINA YAKINININ YURT BAŞVURUSU YOK’

Soylu, şu ifadeleri kullandı:

"Merkez kampüste 108 gözaltı yapmıştık. Bunların 101'inin Boğaziçi Üniversitesi ile hiçbir resmi, hukuki, öğrencilik veya mezuniyet bağı yoktu. Bunların da 79'u DHKP-C, TKP-ML ve diğer terör örgütlerinin üyesi olan kişilerdi. Bugüne dönelim, 'Yurt bulamayan öğrenciler' bahanesiyle bir dizi eylem yapıldı. Ülke genelinde 24 ilde toplam 114 eylem ve etkinlik gerçekleştirildi. 24 ildeki eylemlere 2 bin 243 kişi katıldı, mükerrerleri düşersek eylemlere 2 bin 57 kişi katıldı. Bunlardan 310'u öğrenci. Bunların da tamamına yakınının yurt başvurusu bulunmuyor. Bunların daha ziyade sol marjinal gruplara müzahir olduğu belirlendi. Bunların da 6'sının PKK/KCK, 6'sının MLKP, 5’inin TKKKÖ, 2'sinin TKP Kıvılcım, 1'inin FETÖ/PDY, 1'inin TKİP, 1’inin DKP, 4'ünün de 'beni çok seven' LGBTİ üyesi olduğu tespit edildi."

‘ÇIKIŞ NOKTALARI SİLAHLI MARJİNAL TERÖR ÖRGÜTÜDÜ’

Yıllardır üniversitelerde ve dışarıda özellikle Taksim Meydanı'nda bu ve benzeri grupların klişeleşmiş eylemler yaptığını savunan Soylu, şunları kaydetti:

"Üç veya dört harfli, yetmezse araya bir de tire koyar, beş yaparlar; kullanılan sloganlar birbirine benzer, pankartlarda kullanılan renkler birbirine benzer, söylemleri birbirine benzer, hatta slogan atarken tutturdukları ritim bile birbirine benzer. Çoğu ya öğrenci değildir ya da kayıt dondurmuş veya derslere girmeyen kişilerdir. Yıllardır aynı profiller... Ya devrimcidir ya halk hareketidir ya kurtuluş bilmem nesidir. Esasen tüm bu yapıların çıkış noktası, birkaç silahlı marjinal terör örgütüdür ve bu eylemler, bunların eleman devşirme ortamlarıdır. Bazen piknik organizasyonlarıyla bazen gençlik festivali adı altında, bazen konser organizasyonlarıyla eleman devşirme faaliyetlerini aralıksız sürdürürler ve sürekli olarak demokratik eylemlere, özgürlük alanına sızma girişimini sürdürürler."

‘LAF SÖYLEMEKLE MEŞRUİYET OLUŞMAZ’

Soylu, Türkiye'de eylem yapanların amaçlarının eleman devşirmek, illegal alanlarını güçlendirmek, kamu düzeninin bozulmasının yanı sıra demokrasi ve özgürlük alanını istismar etmek olduğunu iddia etti. Bu kişilerin çatışma ortamı oluşturmaya çalıştığını öne süren Soylu, şöyle konuştu:

"Bunların arkasındaki tahrip gücünde uluslararası sistem mutlaka vardır, para, medya gücü, sözde bilimsel altyapı vardır ve işin esası siyasi illiyet muhakkak vardır. Siyasal alanı istismar etmek temel görevleridir. Aynen PKK'nın siyaset alanını bir siyasi parti üzerinden kullanmak istediği gibi birilerini söylediği gibi PKK'nın kullandığı bir siyasi parti onların söylemiyle meşru olmaz. Demokrasiye millete ihanet olur. Laf söylemekle meşruiyet oluşmaz. Terör örgütüyle illiyetini herkesin bildiği bir siyasi partiye de meşruiyet affetmek bu ülkenin terörle mücadelesine de verdiğimiz şehitlere de ihanet etmek demektir."

'KILIÇDARDOĞLU DEFALARCA TEŞEKKÜR ETTİ'

Soylu, 2016'dan bu yana toplumsal olaylarda görev alan veya alacak 89 bin 993 personele 30 farklı konuda eğitim verildiğine, 561 olan müzakereci sayısını 788'e yükselteceklerine işaret etti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Ankara'dan İstanbul'a yaptığı yürüyüşte devletin devlet olduğunu fark ettiğini belirten Soylu, şöyle konuştu:

"Oradaki insanların nasıl korunacağını, dışarıdan gelen saldırıların, istihbarat ve fiziki anlayışla nasıl bertaraf edileceğinin, nezaketin sabrın farkına vardı, defalarca teşekkür etti. Türkiye'de her toplumsal olayda bizim arkadaşlarımız böyle davranır. Onları tahrik etmeye çalışsalar da... Bazı yerlerde olur, muhalefet partisinden milletvekilleri beni arar, şurada açıklama yapacaklar. Ben de arkadaşlarımızı ararım. Tolerans gösterirler, açıklamayı yaparlar. Açıklama yapılır, diyelim ki 500 kişi var. 450’si dağılır, 50 marjinal kalır. O 50 kişi illaki oradaki polislere saldıracaktır, hakaret edecektir. Aradıkları tek kare fotoğraftır. Ertesi gün Birgün, Cumhuriyet gazetesinde, bilmem ne sitesinde bir kare fotoğraf arzusudur. Bu ülkeye yazık ediyorsunuz. Bir kare fotoğraf için demokrasiyi istismar ediyorsunuz, size verilen hakka ihanet ediyorsunuz, Türkiye’yi karalamak istiyorsunuz. Bu bir kare fotoğrafı sadece içeriye servis etmiyorlar, sahiplerine servis ediyorlar. Onları uluslararası mecrada bazı sözde sivil toplum kuruluşu ve vakıflar üzerinden destekleyenlere servis ediyorlar."

Toplumsal olaylara özellikle Batı'da çok sert müdahaleler yapıldığını söyleyen Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Zaman zaman da aslı olmayan bazı iddialarla bu alanın istismar edildiğine şahit oluyoruz. Tüm bunları düzenlemek için, bildiğiniz gibi kolluk gözetim komisyonunu kurduk ve buraya gelen tüm iddiaları, dosyaları titizlikle inceliyoruz. 20 Eylül 2019’da faaliyete başladık. Halen 2 bin 625 personelle bu çalışma devam etmektedir. Şu ana kadar toplam 83 bin 390 ihbar ve şikayet başvurusu ile 1128 memnuniyet bildirimi aldık. Bu 83 bin ihbar ve şikayet dosyasından 54 bin 97'sinin işlemi tamamlanmış, 29 bin 293 dosyanın ise süreci devam etmektedir. Süreci devam eden bu dosyalardan 2 bin 258 dosyaya disiplin soruşturması onayı 2 bin 127 dosyaya araştırma onayı verilmiş. 1040 dosyaya da müfettiş veya soruşturmacı görevlendirilmiştir."

‘HUKUK DIŞINDA HİÇBİR İŞİMİZ YOK’

Soylu, "Geçen bir eylem yaşandı bir ilimizde. Bağırtı egzozları varmış, biz bunlara ceza kesiyormuşuz. Herhalde yanlış yapıyoruz. Gecenin saat 1'inde bağırtarak gezecek, biz de aval aval bakacağız. Özgürlükler de kural içindedir. Başkalarının özgürlüğünü hayatını kısıtlamamak üzerindedir. Temel bir rehberimiz var, o da hukuktur. Hukuk dışında hiçbir işimiz yoktur ve olmayacaktır” ifadelerini kullandı.

’15 TEMMUZ’DA İŞKENCE’ İDDİALARINA YANIT

Son dönemlerde bir karar daha çıktı. Neymiş 15 Temmuz’da işkence yapılmış. Bu kararı verenlere söylüyorum, 15 Temmuz’da bu millete işkence yapılmıştır. Bu kararın altına imza atanlara tekrar hatırlatıyorum 15 Temmuz’da bu millete işkence yapılmıştır. Nereden okuduğunuzu, nasıl yorumladığınızı biliyor değilim ama benim onlara ufak tavsiyem var, Batı'yı tapınak haline getirmeyin, yanılırsınız. Oraya öykünmeyin, yanılırsınız. Bu söylediğimin ne anlama geldiğini iyi takip edenler iyi bilirler."